Davalı vekili; denkleştirme esası uygulandığından davacının fazla çalışma alacağı bulunmadığını, işçilere ücretlerinin tam ve zamanında ödendiğini, faiz başlangıcına, faiz türüne itiraz ettiklerini, takdiri indirim yapılmamasının hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının kadroya alınması ile birlikte işverenle imzalanan iş sözleşmesinde asgari ücretin belli bir oranı seviyesinde ücret ödeneceği açıkça öngörülmediğinden davalı Bakanlık uygulaması yerinde olup fark ücret, ilave tediye, ikramiye alacağı taleplerinin reddinin isabetli olduğu, kabule konu fazla çalışma alacağının yazılı delil olan puantaj kayıtlarına göre tespit edildiği, İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A....
Edinilmiş mallara katılma rejiminin sona ermesiyle birlikte eşler veya mirasçılar tarafından açılabilecek davalar; değer artış payı alacağı (TMK m. 227) ve artık değere katılma alacağı (TMK m. 231) davalarıdır. Bu iki alacak türünün özellikleri, koşulları ve hesaplama yöntemleri arasında farklılıklar bulunmakla birlikte, tasfiye davalarına özgü usul ve esasa yönelik genel ilkelerin tamamı her iki dava türü için de geçerlidir. 18. Maddi vakıaları anlatmak taraflara, hukukî nitelendirme yapmak ve uygulanacak kanun maddelerini belirlemek hâkime aittir (HMK m. 33). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava, artık değere katılma alacağı istemine ilişkindir. 19. Artık değer; edinilmiş mallara katılma rejiminde, eklenmeden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar da dâhil olmak üzere her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıktıktan sonra kalan tutardır (Türk Hukuk Lugatı, Ankara-2021 Baskı, Cilt-I, s. 74)....
Şöyle ki, dava, artık değere katılma alacağı isteğine ilişkin olup, 06.12.2011 tarihinde açılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir..." hükmü ile belirsiz alacak davası düzenlenmiştir. Davanın açıldığı 06.12.2011 tarihi itibariyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yürürlüktedir. Belirsiz alacak davası, yukarıda belirtildiği üzere, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesiyle kabul edilmiştir....
Kabul edilen alacak katılma alacağı niteliğinde olduğuna göre, TMK'nın 239/son maddesi gereğince bu davalarda tasfiye (karar) tarihinden geçerli olarak faize hükmedilmesi gerektiği de açıktır. Gerek davacı vekilinin talebine gerekse yasaya aykırı olacak şekilde faize dava ve ıslah tarihleri itibarıyla hükmedilmesi de doğru değildir. Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle yerinde görülen davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4....
Davalı vekili, davacının fesih nedeniyle denkleştirme tazminatı istemesi için gerekli şartların gerçekleşmediğini, acentelik sözleşmesinin davacının kusuru ile feshedilmiş olup, müvekkilinin fesihte haklı olduğunu zira, davacının tahsil ettiği primleri zamanında müvekkiline intikal ettirmediğini, müvekkiline 226.515,80 TL borcu olduğunu ayrıca, gerekli özeni göstermeyerek müvekkilinin zararına yol açacak akitlerin imzalanmasına aracılık ettiğini, denkleştirme tazminatı için gerekli olan şirketin fesihten sonra da önemli menfaatler elde etmesi ile hakkaniyet şartlarının bulunmadığını, sözleşmenin 20. maddesi uyarınca da davacının herhangi bir talepte bulanamayacağını, taleplerinin haksız ve fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir....
Özel Dairenin davalının sair temyiz itirazlarını reddederek fazla çalışma ücreti alacağına ilişkin bozma kararı vermesi üzerine mahkemece, reddedilen bu alacak yönünden hükmün kesinleştiğinden bahisle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. 37. Bu anlamda olmak üzere, mahkemece ilk verilen hükümde ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı yönünden tahsiline karar verilen bir alacak miktarı bulunmayıp anılan alacağın reddine karar verildiğinden, kesinleştiğinden bahisle bu alacak yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesine aykırılık oluşturmamaktadır. 38. Hâl böyle olunca, direnme kararı yerinde olup onanması gerekmektedir. V....
Özel Dairenin davalının sair temyiz itirazlarını reddederek fazla çalışma ücreti alacağına ilişkin bozma kararı vermesi üzerine mahkemece, reddedilen bu alacak yönünden hükmün kesinleştiğinden bahisle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. 37. Bu anlamda olmak üzere, mahkemece ilk verilen hükümde ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı yönünden tahsiline karar verilen bir alacak miktarı bulunmayıp anılan alacağın reddine karar verildiğinden, kesinleştiğinden bahisle bu alacak yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesine aykırılık oluşturmamaktadır. 38. Hâl böyle olunca, direnme kararı yerinde olup onanması gerekmektedir. V....
Özel Dairenin davalının sair temyiz itirazlarını reddederek fazla çalışma ücreti alacağına ilişkin bozma kararı vermesi üzerine mahkemece, reddedilen bu alacak yönünden hükmün kesinleştiğinden bahisle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. 37. Bu anlamda olmak üzere, mahkemece ilk verilen hükümde ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı yönünden tahsiline karar verilen bir alacak miktarı bulunmayıp anılan alacağın reddine karar verildiğinden, kesinleştiğinden bahisle bu alacak yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesine aykırılık oluşturmamaktadır. 38. Hâl böyle olunca, direnme kararı yerinde olup onanması gerekmektedir. V....
Özel Dairenin davalının sair temyiz itirazlarını reddederek fazla çalışma ücreti alacağına ilişkin bozma kararı vermesi üzerine mahkemece, reddedilen bu alacak yönünden hükmün kesinleştiğinden bahisle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. 37. Bu anlamda olmak üzere, mahkemece ilk verilen hükümde ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı yönünden tahsiline karar verilen bir alacak miktarı bulunmayıp anılan alacağın reddine karar verildiğinden, kesinleştiğinden bahisle bu alacak yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesine aykırılık oluşturmamaktadır. 38. Hâl böyle olunca, direnme kararı yerinde olup onanması gerekmektedir. V....
Özel Dairenin davalının sair temyiz itirazlarını reddederek fazla çalışma ücreti alacağına ilişkin bozma kararı vermesi üzerine mahkemece, reddedilen bu alacak yönünden hükmün kesinleştiğinden bahisle yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. 37. Bu anlamda olmak üzere, mahkemece ilk verilen hükümde ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı yönünden tahsiline karar verilen bir alacak miktarı bulunmayıp anılan alacağın reddine karar verildiğinden, kesinleştiğinden bahisle bu alacak yönünden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesine aykırılık oluşturmamaktadır. 38. Hâl böyle olunca, direnme kararı yerinde olup onanması gerekmektedir. V....


