Kooperatif ortaklarını, sermaye şirketi ortakları gibi gören uygulama, kooperatif ortaklarını da anılan kanuni düzenleme içinde kabul ederek, iflas sıra cetveline alacak yazdıramayacaklarını, kayıt kabul davası açamayacaklarını, iflas tasfiyesi sonrası bir tasfiye artığı kalmış ise; buradan yani tasfiye payından alabileceklerini kabul etmektedirler. Onama kararı belirtilen kabule bağlı bir sonuçtur. Kooperatif oraklarını sermaye şirketi gibi kabul etmeyen uygulama ise, kooperatif ortaklığının değişir ortaklığı değişir sermayeli bir ortaklık olup çıkma serbestisinin pay devrine göre daha geniş bir imkan olduğunu, 1163 sayılı kooperatifler kanununun özel bir kanun olup TTK'na genel atıf dışında özel bir atıf yapmadığını, kooperatifler kanununda boşluk olmadığını, bu sebeple kıyas yoluyla TTK'nun uygulanmasını gerektirir bir ihtiyaç bulunmadığını kabul eden bir uygulamadır....
Kooperatif ortaklarını, sermaye şirketi ortakları gibi gören uygulama, kooperatif ortaklarını da anılan kanuni düzenleme içinde kabul ederek, iflas sıra cetveline alacak yazdıramayacaklarını, kayıt kabul davası açamayacaklarını, iflas tasfiyesi sonrası bir tasfiye artığı kalmış ise; buradan yani tasfiye payından alabileceklerini kabul etmektedirler. Onama kararı belirtilen kabule bağlı bir sonuçtur. Kooperatif oraklarını sermaye şirketi gibi kabul etmeyen uygulama ise, kooperatif ortaklığının değişir ortaklığı değişir sermayeli bir ortaklık olup çıkma serbestisinin pay devrine göre daha geniş bir imkan olduğunu, 1163 sayılı kooperatifler kanununun özel bir kanun olup TTK'na genel atıf dışında özel bir atıf yapmadığını, kooperatifler kanununda boşluk olmadığını, bu sebeple kıyas yoluyla TTK'nun uygulanmasını gerektirir bir ihtiyaç bulunmadığını kabul eden bir uygulamadır....
Kooperatif ortaklarını, sermaye şirketi ortakları gibi gören uygulama, kooperatif ortaklarını da anılan kanuni düzenleme içinde kabul ederek, iflas sıra cetveline alacak yazdıramayacaklarını, kayıt kabul davası açamayacaklarını, iflas tasfiyesi sonrası bir tasfiye artığı kalmış ise; buradan yani tasfiye payından alabileceklerini kabul etmektedirler. Onama kararı belirtilen kabule bağlı bir sonuçtur. Kooperatif oraklarını sermaye şirketi gibi kabul etmeyen uygulama ise, kooperatif ortaklığının değişir ortaklığı değişir sermayeli bir ortaklık olup çıkma serbestisinin pay devrine göre daha geniş bir imkan olduğunu, 1163 sayılı kooperatifler kanununun özel bir kanun olup TTK'na genel atıf dışında özel bir atıf yapmadığını, kooperatifler kanununda boşluk olmadığını, bu sebeple kıyas yoluyla TTK'nun uygulanmasını gerektirir bir ihtiyaç bulunmadığını kabul eden bir uygulamadır....
DAVANIN NİTELİĞİ, DELİLLER, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE : Dava, iflas sıra cetveline kayıt ve kabul davasıdır. Davacı vekili tarafından işçilik alacağının tahsili için İstanbul . İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasına kayden iş bu davanın açıldığı, ilgili Mahkemece isabetli şekilde, davanın, davalı şirketin iflasından sonra açılmış olması sebebiyle görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın Mahkememize gönderildiği, Mahkememizce, tasfiyeyi yapan iflas dairesi davaya dahil edilerek, yargılamaya iflas sıra cetveline kayıt ve kabul davası olarak devam edildiği anlaşılmıştır. Yargıtay . H.D.'nin 04.05.2016 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında belirtildiği üzere, "Alacaklıların alacaklarını kaydettirmeleri için 2004 sayılı Kanun'un 219/2. maddesinde öngörülen bir aylık sürenin bitiminden sonra, iflas idaresi alacakların doğru olup olmadığını incelemeye başlar. Maddi yönden inceleme sonucu kabul edilen her alacak tespit edilen sıraya göre sıra cetveline kaydedilir....
İflas Müdürlüğü ... iflas dosyası kapsamında 618.456,24 TL alacak tutarının kabul edildiği dikkate alındığında (1.113.288,77 TL alacak tutarı-618.456,24 TL kabul edilen tutar=)494.832,53 TL kalan bakiyenin de sıra cetveline kaydedilmesi gerektiği sonuç ve kanaati belirtilmiştir. Dava, İİK 235.maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itirazı (kayıt kabul) davasıdır....
Saklı tutulan hükme göre, iflas masasına müracaat eden alacaklılar tebligatı kabule elverişli adres gösterir, yazı ve tebligat masrafları için avans yatırmışlarsa sıra cetveline itiraz davası açma süresi bu alacaklılar hakkında sıra cetvelinin kendilerine tebliğinden itibaren başlar. Davanın on beş gün içinde açılması gerekmektedir. Bu süre hak düşürücü süre olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınır. 2004 sayılı Kanunun 235/1. maddesine göre sıra cetveline itiraz davası iflas kararı veren ticaret mahkemesinin bulunduğu yerdeki herhangi bir ticaret mahkemesinde açılabilir. Görevin belirlenmesinde dava değerinin önemi olmadığı gibi buradaki mahkemenin yetkisi de kamu düzenine ilişkindir....
Davalı İflas İdaresi temsilcisi, davanın reddini istemiştir. İflas Müdürlüğü'nden (yeni) sıra cetveli suretinin gönderilmesi ve sıra cetvelinin davacı tarafa hangi tarihte tebliğ edildiğinin bildirilmesi istenilmiş, müflis şirkete ilişkin kesinleşmiş iflas kararı, SGK'dan davacının işe giriş çıkış tarihlerini gösterir hizmet cetveli ve bildirge suretleri ile sigortalı dosya sureti ve Mahkememizin ... E. ... K. sayılı dosyasına ilişkin ilgili belge suretleri dosyamıza getirtilmiştir. İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "Kayıt ve Kabul" davasıdır. Yargıtay . HD.nin 04.05.2016 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadına göre, "Alacaklıların alacaklarını kaydettirmeleri için 2004 sayılı Kanun'un 219/2. maddesinde öngörülen bir aylık sürenin bitiminden sonra, iflas idaresi alacakların doğru olup olmadığını incelemeye başlar. Maddi yönden inceleme sonucu kabul edilen her alacak tespit edilen sıraya göre sıra cetveline kaydedilir....
Saklı tutulan hükme göre, iflas masasına müracaat eden alacaklılar tebligatı kabule elverişli adres gösterir, yazı ve tebligat masrafları için avans yatırmışlarsa sıra cetveline itiraz davası açma süresi bu alacaklılar hakkında sıra cetvelinin kendilerine tebliğinden itibaren başlar. Davanın onbeş gün içinde açılması gerekmektedir. Bu süre hak düşürücü süre olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınır. 2004 sayılı Kanun'un 235/1. maddesine göre sıra cetveline itiraz davası iflas kararı veren ticaret mahkemesinin bulunduğu yerdeki herhangi bir ticaret mahkemesinde açılabilir. Görevin belirlenmesinde dava değerinin önemi olmadığı gibi, buradaki mahkemenin yetkisi de kamu düzenine ilişkindir....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, kayıt kabul ve sıra cetveline itiraz davası olup, uyuşmazlık; taraflar arasındaki eser sözleşmesi kapsamında davacının yaptığı işler nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne kadar olduğu, talebe konu miktarın iflas masasına kaydının gerekip gerekmediği hususlarındandır. Davacının alacağının ödenmediği gerekçesiyle müflis davalının iflas masasına alacak kayıt başvurusu yaptığı ve talebinin iflas masasınca reddi üzerine iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere alacaklıların alacaklarını kaydettirmeleri için 2004 sayılı Kanun'un 219/2. maddesinde öngörülen bir aylık sürenin bitiminden sonra, iflas idaresi alacakların doğru olup olmadığını incelemeye başlar. Maddi yönden inceleme sonucu kabul edilen her alacak tespit edilen sıraya göre sıra cetveline kaydedilir. Kabul edilmeyen alacaklar da red sebebleri ile birlikte sıra cetvelinde gösterilir....
Şubesine ait 25.000,00 TL bedelli çeki verdiğini, çekin bankaya ibrazında karşılıksız çıktığı ve bankanın yasal sorumluluk tutarının (1.600 TL'nin ) davacı tarafa ödendiği, yapılan defter incelemesi sonucu düzenlenen ve dosya kapsamı ile uyumlu ve gerekçeli olduğuna karar verilen bilirkişi raporu ile davacının davalı taraftan iflas tarihi itibari ile 10.000,00 TL alacaklı olduğu, kayıt kabule konu çekin davacı defterlerinde kayıtlı olduğu ve defterlere kayıt tarihinin iflas tarihinden önce olduğunun tespit edildiği, davalı müflis şirket defterlerinin iflas idaresine sunulmamış olması nedeni ile incelenemediği, davacının, talebinin çeke dayalı olması ve çekin iflas tarihinden önce defterlere kaydedilmiş olması nedeni ile alacaklı olduğunun kabulü gerektiği, bu nedenle çek bedeli 23.400,00 TL'nin iflas masasına kayıt ve kabulü gerektiği kanaati ile açılan davanın kabulüne karar verilerek aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir....


