ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/786 Esas KARAR NO : 2021/481 DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/12/2021 KARAR TARİHİ : 09/12/2021 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı ... ve dava dışı ----- ile beraber adi ortaklık ilişki içerisinde kurdukları ticari işletmenin dava dışı ----- tarafından söz konusu ortaklığın tek taraflı ve hukuka aykırı feshinden kaynaklı tarafımızca dava dışı --- aleyhine ---Sayılı dava dosyası açıldığını ve söz konusu davanın derdest olduğunu, mahkemenin 05/10/2021 tarihli -- kaynaklı kar ve ortaklık değerinin tahsili istemli olması, davanın zorunlu dava arkadaşlığı bulunması sebebiyle müvekkiline davanın ..---- yöneltilip asıl dava olan ---- Esas Sayılı dava dosyası ile birleştirme için süre verildiğini, Söz konusu ara karar...
Dava konusu olayda uyuşmazlık, adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Adi ortaklık, TTK ve diğer özel düzenlemelerde mutlak ticari iş olarak düzenlenmemiştir. 6098 sayılı TBK'nın 620 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş bir kurumdur. Ayrıca, taraflar da tacir değildir. Başka bir anlatımla, tarafları tacir olan bir adi ortaklık söz konusu değildir. O halde, davanın mutlak ticari işten kaynaklanmadığı, taraflarının her ikisinin de tacir olmadığı, mahkememizin görevli bulunmadığı, davada asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu sonucuna varılmıştır. Göreve ilişkin düzenlemeler, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemelerce ve kanun yolu incelemesi aşamasında da istinaf mahkemeleri ile Yargıtay'ca re'sen dikkate alınmalıdır....
Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 13.03.2008 gün ve 2006/1066-2008/123 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, davacılar vekilinin 29.03.2007 tarihli cevaba cevap dilekçesinde belirttiği gibi, hukuki nitelikçe kat karşılığı inşaat yapım sözleşmesi değil, tarafların karşılıklı olarak birlikte inşaat yapılması konusunda oluşturdukları adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Yanlar arasında imzalanan 01.06.2005 tarihli sözleşmede taraflara ait 3 ayrı parselin tevhid edilerek işyeri inşaatı yapımı, inşaatla ilgili yapılacak masrafların davacı ve davalılar arasında sözleşmede belirlenen oranda karşılanması kararlaştırılmıştır. Taraflar arasında iş sahibi yüklenici ilişkisi olmadığı gibi, eser sözleşmesi ilişkisi de bulunmamaktadır....
Şirketi) arasında adi ... ortaklığı sözleşmesi olduğunu, adi ortaklık ile davalı ... arasında hizmet alım sözleşmesinin imzalandığını, davalı Belediyenin adi ortaklığın adresini yanlış beyan etmesi sebebi ile adi ortaklığa ait işyerinde yürütülen toplu ... sözleşmesi sürecinden müvekkillerinin haberdar olmadığını ve toplu ... sözleşmesi görüşmelerine katılamadığını, yine aynı nedenle kamu işveren sendikalarından birinin yetkilendirilerek ortaklığı temsilen görüşmelere katılmasının sağlanamadığını, kamu işveren sendikası yetkilendirebilmiş olsaydı adi ortaklık adına imzalanacak toplu ... sözleşmesinden kaynaklanan fiyat farkının asıl işveren durumundaki kamu kurum ve kuruluşunca müvekkilerine ödenmesinin mümkün olacağını, davalı Belediyenin tam kusurlu olduğunu ve davacı firmanın toplu ... sözleşmesinden kaynaklanan ücret farkı vb. alacaklarının belirlenip müvekkiline ödenmesi gerektiğini, Sendikanın da toplu ... sözleşmesi sürecinde gerekli özeni göstermediğinden Belediye ile birlikte...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/23 KARAR NO : 2022/301 DAVA : Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/01/2022 KARAR TARİHİ : 07/04/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasındaki ortaklığın 31/03/2020 tarihinde sona ermesi nedeniyle, müvekkilinin ortaklığın faaliyeti devam ederken ve ortaklığın sonlanmasından sonra şirket adına yaptığı masraflar, şirkete vermiş olduğu avanslar ve üslenip de ödemiş olduğu borçların davalıya düşen kısmı için ortaklık için söz konusu işlemin yapıldığı tarih itibariyle şimdilik 20.000 TL nin ticari faizi ile birlikte hesaplanarak davalıdan alınıp müvekkiline ödenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, davanın Kabulüne, Yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine, karşı taraf vekalet ücretinin Avukat...
Adi ortaklık sözleşmesi mülga 818 sayılı BK'nın 520 ve devamı maddelerinde düzenlemiştir.Somut olayda taraflar arasındaki adi ortaklık henüz tasfiye edilip edilmediği dosya kapsamında belirlenememektedir....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Asıl ve birleşen dava, adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan cezai şart ve alacak istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın niteliğine ve tarafların sıfatına göre, dosyanın temyiz incelemesi Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin görevine girmektedir. Ancak, .... Hukuk Dairesince dosya Dairemize gönderilmekle iş bölümü sorununun giderilmesi için dosyanın Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu'nra gönderilmesi gerekmiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle, dosyanın işbölümü yönünden bir karar verilmek üzere Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu'na GÖNDERİLMESİNE, 04/.../2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptâli takibin devamı ve %40 icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilince süresinde temyiz edilmiştir. . sayılı dosyasında alacaklı iş ortaklığı aleyhinde yapılan icra takibinde 81.540,44 TL asıl alacak talep edilmiş, davalı borçlu adi ortaklık vekilinin itirazı üzerine takip durmuştur. Eldeki davada itirazın iptâli takibin devamı ve %40 icra inkâr giderimi istenmiştir....
İcra Müdürlüğünün 2020/5698 esas dosyasından girişilen icra takibine taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesinden bahisle itiraz edildiğini, davalı ile davacının adi ortaklık kurduklarını, ancak davalının kötü niyetli davranarak çekilen kredi ile alınan hayvanları , müvekkilden habersiz sattığını ve bedelini kendisine mal ettiğini, davalının adi ortaklığı kendi kendine tasfiye ettiğini belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Görev itirazında bulunmuş, dava konusu alacağın bankadan çekilen ticari kredi borcuna bağlı kefalet ve adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklandığını, bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, esasa ilişkin olarak da davacının yapmış olduğu ödemenin taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesi kapsamında ödemesi gereken bir bedel olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir....
Kural olarak, adi ortaklık ilişkisinin geçerliliği herhangi bir şekle bağlı değildir. Ancak, ihtilaf çıktığında, adi ortaklık ilişkisinin varlığını ispat yükü iddia edene düşer. Bu iddiayı ileri süren taraf, adi ortaklık ilişkisi bir sözleşme olduğundan, iddiasını HMK. md.200 gereğince senet (kesin delil) ile ispat etmelidir. Ortaklık, taraflar arasında yapılan bir anlaşma veya mahkeme kararı olmadıkça tasfiye edilmiş sayılamaz. Bir başka deyişle, tarafların ortaklıktaki hak ve borçları hususunda taraflar arasında bir anlaşma olmadıkça veya bu husus mahkeme kararıyla belirlenip tasfiyeyle karar verilmedikçe adi ortaklığın devam ettiği kabul edilmelidir. Fesih ve tasfiye edilmeyen adi ortaklıkta da zamanaşımı süresi başlamaz. TBK.nun 147/4 maddesi gereğince; bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasında açılmış bulunan davalar hakkında beş yıllık zamanaşımı uygulanır....


