Bu durumda, davacının kar payına istinaden çeşitli firmalardan tahsil ettiği 12.023,00.-TL'yi (yada mahkemenin takdir edeceği miktarı) davalı şirkete iade etmesi gerektiği kanaatlerimizi görüşünüze sunarız. Nihai takdir ve değerlendirme sayın mahkemenize aittir.." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; 1-Dava adi ortaklık nedeniyle kar payı alacağı davasıdır. 2-Davacı taraf davalı şirket ile "Ortaklık Protokolü ..." başlıklı bir adi ortaklık sözleşmesi imzaladığını ve bu sözleşme ile davalının da dahil olduğu adil ortaklığın oluştuğunu, fakat aradan geçen sürede adi ortaklıktan kaynaklanan kar payı dağılımının yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00TL alacak talebinde bulunmuştur. 3-Davalı tarafça ortaklık protokolü başlıklı belgenin geçerliliğinin bulunmadığını, tarafların daha sonra bu iradelerini sona erdirdiklerini, davacının davalıya bağlı işçi olarak maaş karşılığı çalıştığını, İzmir ......
Dava, adi ortaklıktan kaynaklanan kâr payı alacağı istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK)’nun 620. maddesinde; "Adi ortaklık sözleşmesi, iki veya daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleşmeyi üstlendikleri sözleşmedir." şeklinde tanımlanmıştır. Maddenin lafzından anlaşıldığı üzere, adi ortaklık en basit tanımı ile iki ya da daha fazla kişinin emeklerini veya mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Doktrinde adi şirket – ortaklık, sözleşmeyle kurulan ve bir müşterek amacın elde edilmesine hizmet eden kişi birliği olarak tanımlanmaktadır. ------- Bu tanımlardan-------şeklinde belirtilebilir. Kişi Unsuru: Adi ortaklık bir kişi birliği olmakla, temel unsuru kişidir. Kanunun lafzından da anlaşıldığı üzere adi ortaklık ilişkisinin kurulabilmesi için, iki ya da daha fazla gerçek veya tüzel kişinin bir araya gelmesi gerekmektedir....
Somut olayda; davacı ... ile davalılardan ... arasında aktar dükkanının işletilmesi amacıyla adi ortaklık ilişkisinin kurulduğu sabit olup, eldeki asıl davanın kar payının tahsili istemiyle açıldığı; her ne kadar, kar payının diğer ortaktan tahsili isteminde bulunabilmek için ortaklığın tasfiyesi gerekmese de; davaya konu adi ortaklığın iştigal konusu olan aktar dükkanının 27/11/2018 tarihi itibariyle kapatılmış olması nedeniyle ortaklık amacının gerçekleşmesinin imkansız hale geldiği, işbu tarih itibariyle ortaklığın fiilen sona erdiği, ortaklığın sona ermesinin zorunlu ve kaçınılmaz bir hukuki sonucu olarak da kendiliğinden tasfiye aşamasına girdiği anlaşılmaktadır....
Söz konusu rapora da davalı tarafça itiraz edildiğinden davalı itirazlarının yeniden ayrıntılı olarak değerlendirilerek ayrıca karşı dava yönünden kar payı alacağı isteğinin haklı olup olmadığı ile haklı ise talep edilebilecek kar payı alacağı yönünden ek rapor düzenlenmek üzere dosya yeniden heyete tevdi edilmiş, alınan 17.05.2021 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda; kredi kartı ödemeleri ile ilgili önceki raporlarda belirtilen görüşlerde bir değişiklik olmadığı, davalı ...'nın adi ortaklıktan kendi isteği ile ayrıldığı 2013 Aralık dönemi itibari ile 331.02 Ortaklardan Alacaklar hesabından 7.663,67 TL alacağının bulunduğu, yine davalı ...'nın 2013 yılı karından dolayı 27.158,37 TL'lik kar payı alacağının bulunduğu, 2014 yılı yevmiye defterinde 2 nolu yevmiye maddesi kapsamında davalının adi ortaklıktan olan kar payı ve ortaklık alacağının virman yapılmak sureti ile kapatıldığı ve aynı tarih itibari ile davalı ...'...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/175 Esas KARAR NO : 2018/65 DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 24/03/2017 KARAR TARİHİ : 26/01/2018 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının dava dilekçesi incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; .../.../... tarihinde davalı ..., davacı ... ve mütevveffa ... ... arasında adi ortaklık sözleşmesi kurulduğunu, adi ortaklık sözleşmesi gereğince müteveffa ...’in müştereken malik olduğu ... ili ... ... ilçesi ... Mah. ......
Belediye Başkanlığı'nca ihaleye çıkarılan ....Merkezi yapım işi için adi ortaklık kurduklarını ve ihalenin bu ortaklıkça alındığını, alacağın tahsili için icra müdürlüğünce ... ... Belediye Başkanlığı'na yazılan haciz müzekkeresi ile adi ortaklığın hak ve alacakları üzerine haciz konduğunu, borçlu ortağın kişisel borcu için hükmi şahsiyeti bulunmayan adi ortaklığa ait bir mal veya alacak üzerine haciz konamayacağını ileri sürerek adi ortaklığın hak ve alacakları üzerine konan haczin kaldırılması istemi ile icra mahkemesine başvurduğu; mahkemece, takip konusu senette adi ortaklığın borçlu olması nedeniyle adi ortaklığın malvarlığına haciz konulabileceği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır....
saklandığını ve müvekkiline ödeme yapılmadığını, taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin mevcut olduğunu, dava konusu olayı ilişkin emsal Yargıtay kararlarını dava dilekçesinde sunduklarını, açıklanan sebeplerle müvekkili ile davalı taraf arasındaki adi ortaklığın haklı nedenlerle feshine ve tasfiyesine, müvekkilin işlemiş kar payı alacağını tespit etmek şuan için mümkün olmadığından iş bu davanın belirsiz alacak davası olarak kabul ile müvekkilin 2014-2015-2016-2017-2018-2019 yıllarına ait kar payı alacağının tespitine, müvekkilin anılan alacağına mahsuben şimdilik 500 TL kar payı alacağının her yıl için ayrı ayrı işleyecek ticareti temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, 2019 yılında feribotun davalı tarafından müvekkilden habersiz satışı neticesinde müvekkilin 2019 yılı ile dava tarihi arasında kar payını elde etmek hakkından mahrum kaldığından müvekkilin iş bu alacağını da tespit etmek şuan için mümkün olmadığından iş bu alacak kalemi yönünden de iş...
İİK 638/3 maddesine göre temsilci aracılığı ile ortaklık ilişkisi çerçevesinde müteselsil olarak borçlanan ortaklar, 638/1. maddeye göre tüm malları ile el birliği hâlinde malik oldukları ortaklık gelirinden el birliği haczi koşullarında sorumlu olup kendilerine bu gelir nedeniyle 89/1 haciz ihbarnamesi gönderilemez. Ortakların adi ortaklık ilişkisi dışındaki tüm malları ve adi ortaklıkla ilgili kar payı ve tasfiye payı müstakil hak ve alacak olarak haczedilebilir. Ortakların tamamının tasfiye payı yerine ortakların el birliği ile sahip olduğu mal varlığı değerlerinin haczedilebileceğine dair Türk hukukunda hüküm bulunmamaktadır. Ayrıca adi ortaklığın mal varlığı bulunduğuna ve borçlardan da sorumlu olduğuna dair açık bir yasa hükmüde olmadığından paranın ortaklığın alacağı olarak nitelendirilip İİK 89. maddesi kapsamında haczi de mümkün değildir....
nedeniyle 2007–2010 yılları arası kar payına karşılık şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsili yönünde karar verilmesini talep etmiştir....
masraf ve restoran giderleri adına altında bir takım ödemeler alındığını, Müvekkilinin davalılara banka ve elden olmak üzere bu güne kadar 400.000,00-TL Üzerinde ödeme yaptığını, ancak bu alacağı iade edilmediğini ve kendisine herhangi bir kar alacağı ödemesi yapılmadığını, Sözleşmede, kar ve zarara her iki tarafın %50'şerlik pay ile ortak olduğunu, hesaplaşmanın aylık olarak yapılacağı ve her ayın ilk haftası içinde önceki aya ilişkin maliyetlerin mali ayrıntısının notlar halinde çıkarılacağı, kar ve zararın tespit edileceğinin kararlaştırıldığını, bu güne kadar böyle bir hesaplama ya da hesaplaşma yapılmadığını, davalının ...'...


