Bilirkişi raporunda; Davalı ...’nun dava konusu olan adi ortaklıkta % 50 oranında hissesinin olduğu, Davalı ...’nun ortağı olduğu adi ortaklığın yaptığı inşaatlardan, piyasa rayiçlerine göre ortaklığın sona erdiği ... tarihi itibariyle elde edilen net kar tutarının 870.563,93.-TL. olduğu, Ortaklığa ait ticari defter kayıtları ile piyasa rayiçlerine göre tespit edilen net kar tutarların birlikte değerlendirilmesi ile ortaklığın sona erdiği 21.10.2006...tarihi itibariyle ortaklığın öz sermayesinin 895.563,93.-TL. olduğu, Dava konusu adi ortaklığın ticari defterlerindeki ortak ...’nun adi ortaklıktan olan 224.975,00.-TL. tutarındaki alacak kaydının; Kabul edilmesi durumunda, davalı ...’nun adi ortaklıktan alacağı hisse payının 335.294.46.-TL. olduğu, Kabul edilmemesi durumunda, davalı ...’nun adi ortaklıktan alacağı hisse payının 447.781,96.-TL. olduğu belirtilmiştir. Mahkememizce Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılamada sonuç olarak, borçlu ...'...
olarak şimdilik 7.500,00 TL ve tasfiye payı alacağı olarak şimdilik 7.500,00 TL olmak üzere 15.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....
da çalışması nedeniyle işin davalı tarafından yürütüldüğünü, davalının ortaklıkla ilgili hesap vermemesi nedeniyle 2006 yılında ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine tespit için müracaat ettiğini, ancak davalı ile sulh olmaları nedeniyle tespite gidilmediğini, sonrasında davalının hesap vermeye yanaşmaması nedeniyle 21.09.2012 tarihinde ihtarname gönderdiğini, davalının işletmeden kar edilmediğini bildirdiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere, elde edilen ürün bedelleri ile kar payından şimdilik 40.000 TL'nin ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 15.12.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 440.000 TL'ye artırmıştır....
Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; davaya konu sözleşmenin iş sözleşmesi olmadığı, kar payı ortaklık sözleşmesi olduğunu,tellallık sözleşmesi olarak değerlendirilebileceğini, iş sözleşmesi olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, görevsizlik kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava adi ortaklık kar payı alacak talebine ilişkindir. Dosyaya sunulan ve tercümesi yapılmış sözleşme başlıklı belgede herbir ortağın ortaklık hissesi belirtilmiş,davacı hissenin ise %10 olarak yazıldığı anlaşılmıştır. Dava adi ortaklık iddiasına dayalı kar payı alacağının tahsiline yönelik olmakla,davacının bir süre SGK lı çalışan olmasının ,davada talep edilen kar payı alacağı yönünden davanın iş mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Kaldı ki işçilik alacağı talep edilmemiştir....
Noterliği'nin 25.11.2017 tarih ve ... yevmiye nolu işlemi ile kurulan ve 04.06.2018 tarihinde feshedilen adi ortaklığa istinaden 0.9 tarihinde yapılan protokolün 2/1 fıkrası uyarınca alacaklının katkı payı ve kar payı alacağı olarak Beylikdüzü, ......
Aydınlatma" ihalesi ile kurulan adi ortaklık sözleşmesinin FESHİNE, b-Davacının ortaklık payına yönelik talebinin REDDİNE, 2-Karşı dava yönünden davanın KISMEN KABULÜ ile; a-Taraflar arasındaki ".............
Kesin hesabın yapılmasının ardından geçmişten alacağı çıkması halinde işin yerine getirilmemesinden dolayı alacağı gelir olarak kaydedilecektir. ... A.Ş'nin alacakları da tahsil edilecektir. Dolayısı ile ...-... ... firmamızdan hiçbir alacağı yoktur.3.) Tasfiye Memurunun ek raporunda bahsi geçen 5. no.lu hakediş Afganistan da yaşanan yönetim ve rejim değişikliği nedeniyle onaylanmamış olup, tüm teminat ve alacaklarımız da bloke kalmıştır. Ayrıca alt yüklenicinin sözleşmesini 07.05.2021 tarihinde fesih etmiş olduğumuzdan ilgili hesapla bizden herhangi bir alacağı bulunmamaktadır." denildiği anlaşılmaktadır.Bilindiği üzere, adi ortaklık bir kişi ortaklığı olup, ortaklar arasındaki güven ilişkisine dayanmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 620 nci maddesi; "Adi ortaklık sözleşmesi, iki veya daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleşmeyi üstlendikleri sözleşmedir." hükmünü içermektedir....
AVM'den 2 dükkan kiraladığını, ortaklık başladıktan sonra dükkanlardan biri zarar edince 3. kişiye devredildiğini, 40.000 TL devir bedeli ile ortaklığa ilişkin borçların temizlendiğini, anlaşmaya göre kar eden işletmenin ise daha rahat koşullarda devredileceği ve elde edilen kârın paylaşımı ve tasfiye yapılacağının kararlaştırıldığını, ancak davalının kâr eden işletmeye haksız ve hukuka aykırı el koyduğunu ileri sürerek, 5.000 TL adi ortaklık tasfiye payı alacağı (ıslah ile 17.500 TL) ile 1.000 TL (ıslah ile 3,442 TL) mahrum kalınan tasfiye payına isabet edecek kâr payı (kazanç kaybının) davalıdan tahsilini talep etmiştir....
Somut davada; davacı vekili tarafından davalıya adi ortaklık kapsamında para verildiği ve bu verilen para karşılığında dava dilekçesinde belirtilen dava dışı şirketlere davacının da hisse sahibi olacağının davalı tarafından vaad edildiğinin iddia edilmesine rağmen davalı tarafça açılan yeni şirketlere davacının hissedar yapılmadığını ve bu nedenle davalıya verilen paraların iadesinin talep edildiği beyan edilmiştir. Davacı vekili tarafından ayrıca taraflar arasında adi ortaklık olduğu, bu adi ortaklık kapsamında dava konusu paraların davalıya verildiğini, ancak davalı tarafça açılan yeni şirketlere davacının hissedar yapılmadığını beyan etmiştir. Taraf vekillerinin beyanları ve Mahkememizce tarafları tacir olup olmadığına ilişkin yazılan müzekkerelere verilen cevaplarda tarafların her ikisinin de tacir olmadığı anlaşılmıştır. Adi ortaklık 6102 Sayılı TTK'nda düzenlenmeyip 6098 Sayılı TBK'nun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir....
Davacılar vekili asıl davada; davacıların murisi Ercüment'in 01.06.1978 tarihinde davalı ... ve dava dışı ...ile bir araya gelerek, “Hürkar Pide Kebap Salonu” adı altında bir müesseseyi, düzenlenen yazılı ortaklık sözleşmesi hükümlerine uygun bir şekilde işletmek üzere adi ortaklık tesis ettiklerini, Ocak 1995 tarihinde vefat eden Ercüment'in kanuni varislerinin asli ortak olarak ortaklığa devam ettiklerini, diğer ortak Yaşar'ın sonradan hissesini davalıya devrettiğini, işyerinin yüksek cirolu ticari işletme olduğunu, muris Ercüment'in kalp hastası olması nedeniyle, gerçek kar miktarı ve marjını araştırmadan davalının tek taraflı hesaplarla belirlediği rakamlar doğrultusunda ortaklık kâr payını almak zorunda kaldığını, ayrıca davalının 10.07.1996 tarihinden itibaren ortaklık kar payı ödemesini yapmadığını, buna karşılık ortaklıktan elde ettiği ve dağıtmadığı kâr payları ile ticari deposu olan bir dükkan satın aldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ticari...


