WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Aile Mahkemesinin 20.04.2010 tarihli ve 2010/136 E., 2010/346 K. sayılı kararı ile boşandıklarını, kararın 18.06.2010 tarihinde kesinleştiğini, davalının ev hanımı olup evlilik süresi boyunca çalışmadığını, davacının ise inşaat ustası olarak çalıştığını, sıva ve mozaik işleri yaptığını, tarafların aile konutu olarak kullandıkları ... ili, ... ilçesi, 921 ada, 39 parseldeki 13 numaralı bağımsız bölümün davalı eş adına kayıtlı olduğunu, gerçekte taşınmazın davacı tarafından 09.12.1997 tarihinde satın alındığını, davalının taşınmazın alımında hiçbir katkısının bulunmadığını ileri sürerek tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde müvekkilinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000TL katkı payı alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili cevap dilekçesinde; tüm iddiaları inkârla, taşınmazın müvekkiline ait olduğunu, davacının bu taşınmazda herhangi bir hakkının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur....

Kulübünden sorulmadığını; mirasbırakanın yaşamı boyunca davacılar ile birlikte temlik konusu aile konutunda yaşadıklarını, restoranı bilfiil işlettiklerini; devri yapılan taşınmazlarda davalı ...’un hiçbir zaman tasarrufu olmadığını; dava konusu taşınmazın terekenin en önemli kısmını oluşturan; mirasbırakan ile davacıların birlikte yaşadığı aile konutu ve altında yer alan, ... (... ...) olarak işlettiği restorant olduğunu, davalı tarafın denkleştirme iddiasının karara gerekçe yapılmasının doğru olmadığını; mirasbırakanın mirasçısı olan ...’e mirasından hiçbir pay bırakmadığı, bu nedenle mirasbırakanın denkleştirme amacıyla hareket ettiğinin söylenemeyeceğini, davalıların mahkeme içi ikrarları, tanık beyanları dosyada mübrez diğer tüm yazılı nitelikteki delillerin tamamının işlemin muris muvazaası içerdiğini açık biçimde ortaya koymakta iken, hiçbir somut veri olmaksızın ve delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmek suretiyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı...

Aile Mahkemesi'nin 2010/102 Esas 2012/380 Karar sayılı kararı ile boşandıkları, kararın 12.06.2012 tarihinde kesinleştiği, 02.06.2010 tarihli icra teslim tutanağına göre bir kısım eşyaların davacı kadına teslim edildiğinin belirtildiği, ancak eşyalardan teslim edilmeyen kısmın var olup olmadığının tanık beyanları ve dosyadaki mevcut deliller ile ispat edilemediği, 2002 yılında değeri belirlenen eşyaların sekiz yıl barışarak bir arada yaşama sonrasında 2010 yılında mevcut olduğunun davacı tarafça ispat edilememesi nedeniyle eşya alacağı talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili hükmün tümüne yönelik olarak temyiz isteminde bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Dairenin 20.12.2022 tarihli ve 2022/3815 Esas, 2022/10684 Karar sayılı kararıyla, hükmün onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR DÜZELTME A....

Davalı, eşi ile arasında hiçbir problem olmadığını, davacının hiç sebep yok iken müşterek konutu terk ettiğini, davacının son bir yıldır psikolojik olarak rahatsız olduğu için devamlı tedavi gördüğünü ve bu rahatsızlığın etkisi ile dava açtığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir....

ın üye olarak gözüktüğünü, davaya konu taşınmazın üye adına tahsisli olduğunu, kooperatif kayıtlarına yansımayan davalıların kendi aralarında yaptıkları sözleşmenin kooperatifi bağlamayacağı " kabul edilerek her iki davalının da taşınmazdan tahliyesine karar verildiğini, dosyanın İstinafta olduğunu, kooperatif yönünden davacının üyeliğinin zımni kabulünün söz konusu olmadığını, kooperatifin konutu üyesine tahsis etmesinden sonra üyenin bu yeri tasarruf etmesi başkalarına bedelli ya da bedelsiz kullandırmasının kooperatifi ilgilendirmediğini, üyenin kendi aile fertleri ile birlikte oturmasının bu şahısların üye olarak kabul anlamına gelmediğini, davacının abonelik sözleşmelerini ne sıfatla yaptığının bilinmediğini, aboneliklerin üzerine olmasının üyelik hakkı kazandırıcı bir işlem olmadığını, sabit peşin ödemeli ortaklığın çok özel statülü bir ortaklık olduğunu, kooperatifin bu statüde ortağı olmadığını, böyle bir ortaklığın ancak genel kurul kararı ile mümkün olduğunu, böyle bir genel...

Aile Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının bir suretinin celbi ile yapılan tetkikinde; davacısının ..., davalısının ... T.A.Ş olduğu, davanın aile konutu şerhi korulması ve ipoteğin kaldırılması davasına ilişkin olduğu, yargılama sonucu ... tarihinde davanın kabulü ile ipoteğin kaldırılmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine .. 2. Hukuk Dairesi'nin... Esas - ... Karar sayılı ... tarihli karar ile istinaf başvurusunun kabulüne ve kararın kaldırılmasına karar verildiği, istinaf kararı sonrasında dosyanın ... Esas sırasına kaydının yapıldığı ve bu dosya üzerinden yargılamanın devam ettiği anlaşılmıştır. Mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının bir suretinin celbi ile yapılan tetkikinde; davacısının ... T.A.Ş, davalılarının Fatma Neyzar Eskici, ... Hamdi Eskici, Murat Boztosun ve ... olup davanın...Genel İcra Dairesi'nin ...Esas (Eski Esası ... İcra Dairesi'nin .... Esas) sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, evlilik birliğinin sarsılması hukuki sebebine dayalı karşılıklı boşanma davasının yargılaması esnasında boşanma hükmü kesinleşmeden davacı-karşı davalı erkeğin ölümü nedeniyle evliliğin ölümle sona erip ermediği, kusur tespiti yönünden davaya devam edilip edilemeyeceği, Bölge Adliye Mahkemesi heyetinin kanuna uygun teşekkül edip etmediği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi, 166 ncı maddesinin birinci fıkrası, 181 nci maddesi; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un (6100 sayılı Kanun) 34 üncü ve devam maddeleri, 190 ıncı maddesi, 369 uncu maddesi, 370 inci ve 371 inci maddeleri. 3....

Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kusur tespiti, delillerin takdirinde hata edilip edilmediği, tazminatlar ve nafakaların reddi ile velâyet düzenlemesi noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 4721 sayılı Kanun’un 166 ıncı maddesi, 174 üncü maddesi, 175 inci maddesi, 182 inci maddesi, 330 uncu, 336 ncı maddeleri. 3....

Davalı alt yüklenici istinaf dilekçesinde ; dosyada yapılan tebligatların usulüne uygun olmadığını, gerçek kişi tacir olan davalıya aile konutu adresinde yapılan tebligatın geçersiz olduğunu kaldı ki aile sorunları yaşadığı dönemde ev adresine yapılan tebligatların davalıya ulaşmadığını, esasa dair ise taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunmadığını davalının davacı tarafa yalnızca ürün sattığını, yazılı bir sözleşme dosyaya sunulmamış olmasına rağmen taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu kabulüyle karar verilmesinin hatalı olduğunu ve satılan ürünlere ilişkin ayıp ihbarı da yapılmadığını iddia etmiştir. Dairemizce öncelikle tebligat usulsüzlüğü iddiası yönüyle yapılan incelemede ; Yargıtay 10 HD'nin ... E- ... K sayılı ilamı gibi yerleşik ve güncel Yargıtay uygulamaları ışığında gerçek kişi tacirler için bilinen adreste tebligat yapılamamış olması halinde mernis adresine Tebligat Kanunu 21....

Davalı alt yüklenici istinaf dilekçesinde ; dosyada yapılan tebligatların usulüne uygun olmadığını, gerçek kişi tacir olan davalıya aile konutu adresinde yapılan tebligatın geçersiz olduğunu kaldı ki aile sorunları yaşadığı dönemde ev adresine yapılan tebligatların davalıya ulaşmadığını, esasa dair ise taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunmadığını davalının davacı tarafa yalnızca ürün sattığını, yazılı bir sözleşme dosyaya sunulmamış olmasına rağmen taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu kabulüyle karar verilmesinin hatalı olduğunu ve satılan ürünlere ilişkin ayıp ihbarı da yapılmadığını iddia etmiştir. Dairemizce öncelikle tebligat usulsüzlüğü iddiası yönüyle yapılan incelemede ; Yargıtay 10 HD'nin ... E- ... K sayılı ilamı gibi yerleşik ve güncel Yargıtay uygulamaları ışığında gerçek kişi tacirler için bilinen adreste tebligat yapılamamış olması halinde mernis adresine Tebligat Kanunu 21....

UYAP Entegrasyonu