WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Davalı alt yüklenici istinaf dilekçesinde ; dosyada yapılan tebligatların usulüne uygun olmadığını, gerçek kişi tacir olan davalıya aile konutu adresinde yapılan tebligatın geçersiz olduğunu kaldı ki aile sorunları yaşadığı dönemde ev adresine yapılan tebligatların davalıya ulaşmadığını, esasa dair ise taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisi bulunmadığını davalının davacı tarafa yalnızca ürün sattığını, yazılı bir sözleşme dosyaya sunulmamış olmasına rağmen taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu kabulüyle karar verilmesinin hatalı olduğunu ve satılan ürünlere ilişkin ayıp ihbarı da yapılmadığını iddia etmiştir. Dairemizce öncelikle tebligat usulsüzlüğü iddiası yönüyle yapılan incelemede ; Yargıtay 10 HD'nin ... E- ... K sayılı ilamı gibi yerleşik ve güncel Yargıtay uygulamaları ışığında gerçek kişi tacirler için bilinen adreste tebligat yapılamamış olması halinde mernis adresine Tebligat Kanunu 21....

Nigar Hanıma 50.000 TL para verdi, ... şirketinin aile şirketi olarak biliyorum, Savaş'ı da Nigar'ın eşi olarak biliyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur. Asıl dava, davacı tarafından davalıya devredilen davaya konu ... Giyim.... A.Ş.hisselerinin devrine yönelik sözleşmenin aldatma sebebiyle geçersiz olduğunun tespiti ile davacının %100 oranında hissedar sayılması ve hisse devirlerinin iptali davasıdır. Birleşen dava, asıl dava sebebiyle davalı şirketin hisselerinin davacı tarafından asıl davadaki davalıya satış işleminin iradesi sakatlanmak suretiyle hile sebebiyle yapıldığı iddiası ile ... adına olan hisselerin davacı adına tescili ile söz konusu hisselerin davacı adına pay defterine kayıt ve tescili davasıdır....

Karara karşı davacı-karşı davalı erkek vekili asıl davanın ve zina hukuki sebebine dayalı davanın reddi, kadının karşı davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden, davalı-karşı davacı kadın vekili ise erkeğin birleşen davasının kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek; erkeğin birleşen davasının kabulü ve kusur belirlemesi yönünden istinaf başvurusunda bulunmuş, istinaf incelemesi yapan Bölge Adliye Mahkemesince davacı-karşı davalı erkek vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kabul edilen yönlerden kaldırılmasına ve bu yönlerden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, erkeğin birleşen zinaya dayalı davasının kabulüne, tarafların eşit kusurlu olduğunun tespiti ile kadının tazminat taleplerinin reddine, davacı-karşı davalı erkek vekilinin diğer, davalı-karşı davacı kadın vekilinin ise tüm istinaf itirazlarının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir....

İstanbul Anadolu------ karar sayılı dosya aslı dosyamız arasına alınmış, yapılan incelemesinde; davacının ----- davalının ----, davanın İstanbul Anadolu -----İcra müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasında annesi ve dedesinden miras yoluyla kalan taşınmaza haciz konularak satış işleminin gerçekleştiği, taşınmazın aile konutu olması nedeniyle taşınmazın üzerine konulan haczin kaldırılması talebine ilişkin olduğu, mahkemece takip dosyasında borçluların ..., ----- dosyada taraf olmadığı, taşınmaz üzerinde ---- ancak takip dosyasındaki taraflarca talep edilebileceği gerekçesiyle şikayetin ---- nedeniyle reddine karar verildiği, temyiz sonucu kararın onandığı ve kesinleştiği görülmüştür....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 166 ncı maddesinin birinci fıkrası gereğince tarafların boşanmalarına karar verilmesinde, kusura ilişkin yapılan değerlendirmede, asıl davanın ve karşı davanın ayrı ayrı kabulü ile kadın yararına tedbir ve yoksulluk nafakası ile tazminata hükmedilmesinde, erkeğin manevî tazminat talebinin reddinde isabetsizlik olmadığı, ancak kadın yararına hükmolunan yoksulluk nafakası ve maddî manevî tazminat miktarının az olduğu gerekçesi ile erkek vekilinin, kadının kabul edilen davası, kusur tespiti, hükmedilen nafakalar ve tazminatlar ile reddedilen manevî tazminat talebine yönelik istinaf başvuru talebi ile kadın vekilinin, erkeğin kabul edilen davası, kusur tespiti ve tedbir nafakası miktarına yönelik istinaf başvuru talebinin ayrı ayrı esastan reddine, kadın vekilinin, kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının miktarı ile maddî ve manevî tazminat miktarlarına...

Davalı vekili tarafından, davaya konu taşınmaz hisseli olsa da iki katlı olduğu, her katın bağımsız durumda bulunduğu, davacı ile aleyhine boşanma davası açtığı eşinin uzun zamandan beri ayrı olup, fiilen ikiye ayırdıkları taşınmazı ayrı ayrı kullandıkları, davacının kızı ile birlikte üst katta, eşi ...’ün ise alt katta ikamet ettiği, paydaşlar tarafından fiili olarak belirli bir kısmın kullanıldığı belirtilerek ön alım hakkının kullanılmasının TMK’nın 2. maddesi gereğince iyi niyetle bağdaşmadığı ve ön alım hakkının kullanılamayacağı iddia edilmiş ise de, taşınmazın birinci katının davacı ile dava dışı eşi ... tarafından aile konutu olarak kullanıldığı, ikinci katında da kızlarının eşi ve çocukları ile oturduğu, davacı ile dava dışı eşi arasında geçimsizlik başlayınca eldeki davanın açılmasından birkaç ay önce davacının aile konutundan ayrılıp, üst kattaki kızı ile birlikte oturmaya başladığı anlaşılmaktadır. 30....

KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Çubuk Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2022/782 E., 2022/776 K. Taraflar arasındaki boşanma ve ferilerine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile kararın kaldırılarak karar vermek üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Gönderme kararı sonrasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir....

CEVAP Davalı davacı erkek vekili birleşen dosyada dava dilekçesinde özetle; davacı davalı kadının sadakat yükümlülüğüne aykırı davranışları sebebiyle müvekkili ile aralarında tartışma yaşandığı ve kadının bu tarihten itibaren müşterek konutu terk ederek gittiğini, kadının açtığı boşanma davasında iddia ettiği olayların gerçek dışı olduğu iddia ederek tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, müvekkili yararına 100.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. III....

.-... adresinin aile konutu olduğunu, MERNIS'te kayıtlı adresinin burası bulunduğunu ve davacının bu adreste resmi nikahlı eşi ile birlikte oturduğunu, davacının ... adresinde ise birlikte yaşadığı ... ile birlikte kaldığını, davacının bu adresini kooperatife yazılı olarak bildirdiğini, davacının ayrıca ... ... adreslerini de kullandığını, ... adresinin şu andaki MERNIS adresi olduğunu, davacının ilk çıkarılma kararının parasal yükümlülüklerini yerine getirmediğinden dolayı, ikinci çıkarılma kararının ise kendisinin kullandığı üç ayrı bağımsız bölümde yaptığı tahribat, tadilat ve ilave inşaatları genel kurul kararına rağmen projeye uygun hale getirmediğini, yapılan ihtarların da sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine 05.06.2012 tarihli yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarıldığını, bu kararın hem ... adresine hem de ... ... adresine tebliğe çıkarıldığını, ilk adreste muhtara, ikinci adreste ise bizzat kendisine tebliğ edildiğini, davacının yasal süre olan (3) ay içinde dava açmadığı...

İpoteğe konu taşınmazın aile konutu olduğu ve ipoteğin eşin muvafakatı bulunmadığından geçersiz olduğu gerekçesiyle ipoteğin kaldırılması yönündeki kesinleşmiş aile mahkemesi kararı ipotek akdiyle ilgili olup geçerli şekilde konulmuş olan kefalet sözleşmesini etkileyici nitelikte değildir." (Yargıtay 19. HD 2015/12903E. 2016/5230K.sayılı ilamı) O halde davalının bu yöne ilişkin itirazın kabulü mümkün olmadığı gibi yargısal yorum gerektiren bu konuyla ilgili rapor alınmasını gerektiren bir durum dahi bulunmamaktadır. Yine ....Asliye Ticaret Mahkemesindeki ....sayılı dava dosyasına istinaden taşınmaz üzerindeki ipoteğin terkinine dair verilmiş olan hüküm davanın konusuz kalmış olmasından dolayı hüküm tesisine yer olmadığına ilişkin olup somut olay yönünden dahi sonuca etkisi olan bir hal değildir....

UYAP Entegrasyonu