WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut dosyada; boşanma davası sürecinde eşlerden biri (erkek) ölmüş olduğundan; evliliğin ölümle sona erdiği, boşanma davasının konusu kalmadığı, Yargıtay uygulamalarına göre, yargılama devam ederken eşlerden birin vefatı halinde verilecek kararda; eşit, ağır ya da az kusur ibareleri kullanılmaksızın, sağ kalan eşin boşanmaya sebebiyet veren olaylarda "kusurlu olup olmadığının tespiti" ile yetinilmesinin gerektiği, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; taraflarca usulüne uygun dilekçeler aşamasında dayanılan ve hükme esas alınan erkeğe yüklenen kusurların somut görgüye dayalı tutarlı tanık anlatımları ve sunulan deliller ile kanıtlanmış olduğu, erkeğin, kadın için öne sürdüğü kusurları ispat edemediği, kadının ortak konutu terk etmeye zorlandığı ve dönmemekte haklı olduğunun sabit olduğu, Mahkemece sadece sağ kalan eşin kusurlu olup olmadığının tespiti ile yetinilmesi gerekirken ölen eşe tam...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda her iki tarafın da kusurlu olduğu kabul edilerek tarafların boşanmalarına (TMK m. 166/1) karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden davacı erkeğin, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/322 esas sayılı dosyasından da sabit olduğu üzere, eşine karşı "fiziksel şiddet" uyguladığı anlaşılmaktadır. Erkeğin şiddeti karşısında müşterek konutu terk eden kadının bu eylemi kadına kusur olarak yüklenemez. Bu hale göre boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı erkeğin tam kusurlu olduğunun kabulü gerekir....

K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ve yargılama aşamasındaki beyanlarında; müvekkili ile davalı ... arasındaki boşanma davası sonucunda davacı lehine maddi ve manevi tazminata hükmedildiğini, bu kararın henüz kesinleşmediğini, davacının davalı aleyhine mal rejiminden kaynaklı dava da açtığını, davacının hak ve alacaklarını elde etmesine engel olmak amacıyla 150.000,00 TL bedelle diğer davalı yüklenici firmanın yaptığı binadan satın alınan ve aile konutu olarak kullanılan taşınmazın davalı şirket adına muvazaalı olarak kayıtlı olduğunu, davalı ...’nin taşınmaz tapusunu üzerine almaktan kasıtlı olarak kaçındığını, boşanma davasının açılmasından önce taşınmazın uzun süre aile konutu olarak kullanıldığını, eş dost ve akrabaların hayırlı olsun ziyaretine geldiklerini, bina aidatlarının davalı ... tarafından ödendiğini, davalı eş ... dışında binada bulunan diğer kat maliklerinin tamamının tapularını davalı yüklenici firmadan aldıklarını, davalıların anlaşarak taşınmazı hiç satın alınmamış...

Aile Mahkemesinin 2010/214 Esas, 2010/308 Kararı ile muvazaalı bir şekilde anlaşmalı olarak boşandığını, 2010 yılında boşanmış olmalarına rağmen hala birlikte yaşamaya devam ettiklerini, davacı eşiyle ortak hareket ederek söz konusu taşınmazın müvekkili tarafından satın alındığını bildiği halde 01.04.2010 tarihli boşanma protokolü gereği eşine devredilmesini talep ettiğini, müvekkili aile konutu olarak kullandığı söz konusu taşınmazı üzerine almak istediğinde tapuda taşınmaz üzerinde ......

İNCELEME VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında düzenlenmiş, varlığı ve içeriği uyuşmazlık konusu olmayan inançlı temlik sözleşmesi nedeniyle kimin kime, ne miktarda borçlu olduğunun tespiti ile, sözleşmeye konu çekin teminat çeki olduğu ve bedelsiz kaldığı iddiasıyla çek nedeni ile davacıların, davalılara borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesine açılan davanın ilk duruşmasında, taraflar arasında düzenlenen inançlı temlik sözleşmesine dayanılarak verilen çekin TTK'nun da düzenlenmiş olması nedeniyle davanın kambiyo senedinden kaynaklanıp, mutlak ticari dava niteliğinde bulunmasına bağlı olarak Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, dosya Mahkememize tevzi edilmiştir....

tespiti ile müvekkilinin ---- sayılı dosyasındaki sahtelik iddiasına konu bononun borcun kaynağı olduğu takipte hem sahtelikten, hem de esas borç ilişkisi ile sair nedenlerden borçsuz olduğunun tespitine, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir....

yine hastanede tedavi amaçlı olarak yattığı ve davacı-karşı davalının da ortak çocuğun yanında bulunduğu sırada ortak konutta bulunan ev eşyalarını alarak ortak konutu boşalttığı ve ortak konutu satılığa çıkardığı, davacı-karşı davalı ile ortak çocuğun bu durumu hastaneden taburcu olduklarında öğrendikleri, davacı-karşı davalı kadının ise tartıştığı davalı-karşı davacıya yönelik olarak "Çocuğum hasta, onunla uğraşacağım, seninle uğraşamam, git boşanma davası aç, senin erkekliğin ancak bu evde geçer, dışarıda kadın gibisin..." şeklinde sözler söylediği, tarafların fiili ayrılığından önce ortak konutun kilidini değiştirdiğinin anlaşıldığı, boşanmaya sebep olan kusurlu davranışlarına göre, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı erkek eşin, davacı-karşı davalı kadın eşe nazaran ağır kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, davacı-karşı davalı kadın yararına maddîve manevî tazminat koşullarının gerçekleştiği, iştirak nafakasının miktarının az olduğu,bu sebeplerle, davacı-karşı davalının...

Banka ve Finans Uzmanı ... tarafından hazırlanan 21/01/2020 tarihli ek raporda; Davacı Banka ile Davalı asıl borçlu arasında, 30/12/2011 tarihli çerçeve niteliğinde süresiz 610.000-TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi düzenlendiğini, davalının Genel kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığını, davacı banka lehine aile konutu üzerinde tesis edilen ipoteğin ....Aile Mahkemesi’nin .......

Dosya içerisinde yer alan tapu kaydından ipoteğe konu taşınmaz üzerinde aile konutu şerhi bulunmamaktadır. Dava konusu konutun aile konutu olup olmadığı hususunda mahkememizce yapılan değerlendirmede, ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Abone İşleri Dairesi Başkanlığı' nın 09.07.2021 tarihli yazı cevabı ekleri incelendiğinde, sunulan kira sözleşmesine göre; davacı müteveffanın kiraya veren, dava dışı ...' in kiralayan sıfatları ile imzalarının bulunduğunun, kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin 15.01.2015 tarihi olduğunun görüldüğü, yine icra dosyasının içeriğinde mevcut ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ......

Aile Mahkemesi TARİHİ : 31/01/2014 NUMARASI : 2013/361-2014/48 S.. O.. ile C.. K.. aralarındaki mal rejiminden kaynaklanan alacak davasının kabulüne dair Bursa 2. Aile Mahkemesi'nden verilen 31.01.2014 gün ve 361/48 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı Sezgin vekili, .. plakalı araç nedeniyle dava konusu aracın davacının şahsi malı olduğunun tespiti ile aynen iadesine, mümkün değilse mal rejiminin tasfiyesi ile fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere şimdilik 5.000-TL'nin tasfiye tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı Canan vekili, aracın davalıya gizli bağış yoluyla intikal ettiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur....

UYAP Entegrasyonu