"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Yoksulluk nafakası Taraflar arasındaki uyuşmazlık nafaka arttırımı isteğine ilişkin bulunduğuna göre, ... Başkanlar Kurulu'nun 27.12.2013 tarih 38 sayılı Kararı ile hazırlanıp, ... Büyük Genel Kurulu'nun 24.01.2014 tarih 1 nolu Kararı ile kabul edilen ve 29.01.2014 tarih 28897 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Hukuk Daireleri'ne ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi ... (3.) Hukuk Dairesi'nin görevi cümlesinden bulunmakla, gereği için dosyanın anılan Daire Başkanlığı'na GÖNDERİLMESİNE, 18.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Asliye Hukuk Hakimliğince verilen 16.09.2009 gün ve 563-424 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: - K A R A R - Taraflar arasındaki uyuşmazlık imar uygulamasından kaynaklanan bedel arttırımı istemine ilişkin olup kararın temyizen incelenmesi görevi Yargıtay Yüksek 5. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın görevli Yargıtay Yüksek 5. Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 23.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Nafakanın Arttırımı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Uyuşmazlık ve hüküm nafakanın arttırılmasına ilişkin olup, inceleme görevi Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 21.01.2013 tarihli 2013/1 sayılı iş bölümü kararı gereğince Yargıtay 3. Hukuk Dairesine aittir. SONUÇ : Yukarıda belirtilen sebeple dosyanın görevli Yargıtay 3.Hukuk Dairesi Yüksek Başkanlığına gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi.20.01.2014 (Pzt.)...
yapmak üzere davacı tarafa süre verilmesini, talep arttırımı yapılmadığı takdirde kısmi dava olarak devam edilmesini, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....
arttırımı kararlarının şirketin gerçek ihtiyacına dayanmadığı düşüncesini kuvvetlendirdiğini, bilirkişilerin özkaynak değişim tablosunu açıklarken davalı şirketin araştırılması gereken işlemleri bulunduğuna işaret ettiğini, ancak raporun devamında bu kapsamda herhangi bir açıklama yapılmadığını, sermaye arttırımının gerçek bir ihtiyacın sonucu olup olmadığının, sermaye arttırımı ile elde edilmesi planlanan gelirin şirketin mevcut sermayesi ile muhtemel ihtiyaçlarının ötesine geçip geçmediğinin değerlendirilmesi gerekirken, bilirkişilerin bu kapsamda herhangi bir değerlendirme yapmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir....
Olayda, sermaye arttırımı yapacak talep eden şirketin merkezinin ".......................İZMİR " olduğu ................ Ticaret Sicil Müdürlüğünün internet sitesinden alınan sicil belgesinden, uyap mersis kaydından, talep dilekçesinden ve dilekçeye ekli vekaletname ve imza sirkülerinden anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında talep konusu taşınmazın sermaye olarak konulacağı talep eden şirketin merkezinin bulunduğu ............Asliye Ticaret Mahkemesi işbu talebe bakmaya yetkili olduğundan, talep dilekçesinin yetki yönünden reddi cihetine gidilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal gerekçeye, dosyadaki delillere ve heyetin taktirine göre: Yetkiye ilişkin talep şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nun 114/1-ç ve 115/2.maddeleri uyarınca talebin usulden REDDİNE, Yetkili mahkemenin.............
Bahse konu hisse adetleri davacıların o tarihteki sermaye arttırımı sonrasındaki elde ettikleri yeni hisse adetleridir. Pay defteri davacıların pay hareketlerini göstermekte olduğundan ilgili satıra davacıların sermaye arttırımı sonucunda yeni elde ettikleri hisse adetlerinin kaydedilmesinde bir usulsüzlük yada hata bulunmamaktadır. Bu nedenle ortada düzeltilmesi gereken bir hata bulunmadığı gözetildiğinde davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/10/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, birleştirilen dava ise bedel arttırımı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Asıl davanın kabulüne birleştirilen davanın ise hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin ilk derece mahkemesinin kararına karşı davacı idare (birleştirilen dosya davalısı) vekillerinin istinaf başvurusu üzerine ......
Mahkemece ne şekilde hesaplandığı anlaşılamayan bir miktarda (1.000.000,-TL) sermaye arttırımı yapılmasına karar verilmiş; şirketçe bu konuda karar alınmıştır. Ancak sermaye artışlarında artışın 1/4’lük kısmının üç ay, bakiyesinin ise üç yıl içinde ödeneceğine ilişkin Türk Ticaret Kanunu hükmü karşısında bu sermaye artırımının cari oranın uygun seviyeye getirmesine katkıda bulunmayacağı açıktır. Öte yandan şirkete ayni sermaye olarak getirilecek taşınmazların değer tesbiti ve takyidat durumları da, bilirkişi raporunda belirtilmesine rağmen dikkate alınmamıştır. Şirketin varlıklarının tamamını borçla edindiği yönündeki bilirkişi saptaması da göz ardı edilmiştir. Ortak alımı, tür değişimi ve sermaye arttırımı işlemlerinin erteleme süresince yapılması konusu somut verilere dayandırılmamış, mahkemece bir temenni olarak gerekçeye geçirilmiştir....
Ancak; Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 116/1 maddesi uyarınca temel ceza olarak belirlenen 6 ay hapis cezasının, suçun birden fazla kişi tarafından işlenmesi nedeniyle aynı Kanun'un 119/1-c maddesi uyarınca bir kat oranında arttırımı sonucunda 12 ay hapis cezası yerine, 1 yıl hapis cezasına hükmedilerek fazla ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun'un 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 116/1. maddesi uyarınca belirlenen 6 ay hapis cezasının aynı Kanun'un 119/1-c maddesi uyarınca 1 kat arttırımı neticesinde ceza miktarının 12 ay hapis cezası olarak belirlenmesine karar verilmek suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....


