Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, davacının adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/04/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi....
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi daha önce ilk derece mahkemesince kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildikten sonra, davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi bulunmarak, işin gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür....
İdare Dava Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 16/03/2022 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi....
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca adli yardım talebi Bölge İdare Mahkemesince kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek ve davacının Anayasa'ya aykırılık iddiası ciddi bulunmayarak gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür....
Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır." düzenlemesini içermekte olup; istinaf kanun yoluna başvuran davalı ........ tarafından istinafa ilişkin herhangi bir harç yatırılmadığı, istinaf başvuru dilekçesinde adli yardım talep edildiği anlaşılmış, Dairemiz Başkanlığınca adli yardım talebi incelenmiş ve 22/05/2025 tarihli ara karar ile; davalı vekilinin adli yardım talebinin reddine ilişkin karar verildiği ve bu kararın davalı vekiline usulüne uygun tebliğ edildiği, itiraz üzerine Konya BAM 4. Hukuk Dairesi tarafından itirazın incelendiği ve itirazın reddine karar verildiği, kararın bu haliyle kesinleştiği, bu şekilde yasal süresi içerisinde istinafa ilişkin harç ve gider avansının eksik olduğu, HMK'nun 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme sonucunda anlaşılmıştır....
Bu karara karşı istinaf yoluna başvurulması hâlinde, 346 ncı maddenin ikinci fıkrası hükmü kıyas yoluyla uygulanır." düzenlemesini içermekte olup; istinaf kanun yoluna başvuran davalı ........ tarafından istinafa ilişkin herhangi bir harç yatırılmadığı, istinaf başvuru dilekçesinde adli yardım talep edildiği anlaşılmış, Dairemiz Başkanlığınca adli yardım talebi incelenmiş ve 22/05/2025 tarihli ara karar ile; davalı vekilinin adli yardım talebinin reddine ilişkin karar verildiği ve bu kararın davalı vekiline usulüne uygun tebliğ edildiği, itiraz üzerine Konya BAM 4. Hukuk Dairesi tarafından itirazın incelendiği ve itirazın reddine karar verildiği, kararın bu haliyle kesinleştiği, bu şekilde yasal süresi içerisinde istinafa ilişkin harç ve gider avansının eksik olduğu, HMK'nun 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme sonucunda anlaşılmıştır....
Davacı vekilinin ------ ile taraflarına harç yatırılması için verilen sürenin dolduğunu, icra dairesinden----vesikası alınacağını ve mahkememize sunulacağını beyanla---- kabulünü ve ---- reddedildiğinden taraflarına harcın yatırılması için 2 hafta ek süre verilmesini talep ettiği anlaşılmakla, mahkememizin 07/12/2021 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin harç ödemesine ilişkin verilen 2 haftalık kesin sürenin 04/12/2021 tarihi itibari ile başladığı ve bu sürenin henüz dolmadığı, bu nedenle ek süre talebinin reddi ile davacı vekilince sunulan belge ve beyanların adli yardım talebinin kabulü için inandırıcı ve yeterli olmadığı kanaati ile itiraz yolu açık olmak üzere talebin reddine ve verilen sürenin dolmasının beklenilmesine karar verildiği anlaşıldı....
Dosyadan davacının adli yardım talepli olarak dava açtığı, İlk Derece Mahkemesince 08.05.2017 tarihli ön inceleme tensip tutanağıyla davacının adli yardım talebinin reddedildiği ve eksik gider avansı yatırması için bir haftalık kesin süre verildiği konusunda sonuçları açıklanarak ihtarat yapıldığı, bu hususun kendisine tebliğ edildiği, sonrasında davacının adli yardım isteminin reddine dair karara yaptığı itirazın İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 11.07.2017 tarih, 2017/69 D. İş, 2017/66 K. sayılı kararıyla reddedildiği, İlk Derece Mahkemesinin 13.07.2017 tarihli ara kararıyla davacının adli yardım kararına itirazının reddedildiği bildirildiği ve 08.05.2017 tarihli tensip kararına atıf yapılarak gider avansının 2 haftalık kesin sürede mahkeme veznesine yatırılmasının ihtar edildiği ve bu kararın davacıya tebliğ edildiği görülmüştür....
sayılı işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir....
Davacı vekilinin 08/09/2023 tarihli adli yardım talebi ara kararına karşı 22/11/2023 tarihinde itiraz ettiği, dosyanın 10. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilerek adli yardım talebinin 30/11/2023 tarihinde değerlendirildiği, harç tamamlama ara kararının kurulduğu, usulüne uygun tebliğ edildiği, süresinde harcın tamamlanmadığı görüldü. 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 114. maddesi dava şartlarını düzenlemiştir. HMK'nın 114/g maddesinde gider avansının yatırılmış olması dava şartı olarak tanımlanmış, 115/2 maddesinde dava şartının yokluğu halinde izlenecek yol gösterilmiş, 120. maddesi ile de gider avansına ilişkin düzenlemeler getirilmiştir....


