Şti.) ile arasında düzenlenen ve geçerliliği anılan davalı şirket tarafından da uyuşmazlık konusu olmayan 14/05/2012 tarihli adi yazılı sözleşmeye dayanarak muvazaaya dayalı davalı adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın takdiyatlardan ari olarak adına tescilini veya tazminat talep ettiği, 30.09.1988 tarihli ve 1987/2-1988/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre sözleşmenin yazılı olması yeterli olduğundan; davacı ile davalı şirket arasında yapılan 14.05.2012 tarihli adi yazılı sözleşmenin geçerli bir sözleşme olduğu, davacı ... ile davalı ... İnş. Malz. ... Ürn. Nak. Tic. San. Ltd....
Kişilere adi sözleşme ile satış yapıldığına ilişkin başvurulara itibar edilmeyip şahsi hak niteliğindeki bu taleplerin sorumlusunun asli muhatabının şirketleri olduğu için taraflarına yönlendirilmeleri ihtar edilmiştir. Davacı ile dava dışı ... İnş. Ltd. Şti. Arasında yapılan 16.05.2015 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi adiyen düzenlendiğinden, ... İnş. Ltd. Şti. ne çektiği ihtarname ile adi sözleşme ile satış yapıldığına ilişkin başvurulara itibar edilmemesi ihtar edildiğine göre, bir başka deyişle kooperatiften söz konusu daireyi talep hakkı dava dışı ... İnş. Ltd. Şti.ne ait olduğuna göre, eldeki davada davacının tapu iptal ve tescil talebinin yerinde bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Yukarıda belirtilen gerekçelerle; Davacının, ortaklık sıfatının tespit edilemediği, tapu iptal ve tescil talebinin yerinde bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....
Ö.. bakımından ise; tapuya kayıtlı taşınmazların satışının Tapu Müdürlüklerinde resmi şekilde yapılması gerektiği, adi yazılı sözleşme ile satışın yapılamacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davacı A.. Ö.. tarafından temyiz edilmiştir. Dava; harici satış sözleşmesine dayalı tapudaki miras payının iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Dosya arasında mevcut tapu kaydı, tapulama tutanağı ve nufüs kayıtlarının incelenmesinde; dava konusu 3596 parsel sayılı taşınmazın 03.10.1969 tarihinde yapılan tapulama çalışmalarında ½ hisse oranında H.. Ç.. ve M.. Ç.. adına tespitinin yapıldığı, itiraz edilmeksizin kesinleşerek 13.03.1970 tarihinde tapuya tescil edildiği, M.. Ç..'ın 1971 yılında, H.. Ç..'ın ise 1990 yılında vefat ettikleri, davacıların mirasbırakanı H.. Ç.. ve davalının tapu kayıt malikleri M.. Ç.. ve H.. Ç..'ın miraçıları oldukları görülmüştür....
Şti. arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, davalı şirket yetkilisinin, müvekkilinin yaşlılığından ve bilgisizliğinden faydalanarak, sözleşmeye konu parseli tapuda diğer davalı ...’a devrettirdiğini ileri sürerek, parselin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, bu talebin kabul edilmemesi halinde arsa bedeli için, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 50.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Dahili davalılar, taşınmazı tapu siciline güvenerek iyiniyetle devraldıklarını savunarak, davanın reddini savunmuştur....
ye 20.01.2008 tarihinde teslim edilmesine karşın, davalıların, 1 nolu bağımsız bölümün tapusunu sözleşmede kararlaştırılan paylaşımdan fazla olduğundan bahisle devretmediklerini ileri sürerek, zemin kat 1 nolu bağımsız bölümün davalılar adına olan tapu kaydının iptal edilerek, müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir....
Taraf ehliyeti, medeni (maddi) hukuktaki medeni haklardan yararlanma ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekil olarak anlaşılmalıdır Buna göre; medeni haklardan yararlanma ehliyeti bulunan her gerçek yada tüzel kişi davada taraf ehliyetine sahip kabul edilmelidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklığın taraf ehliyeti yoktur. Bu nedenle, adi ortaklığa ilişkin davalarda, adi ortaklığı oluşturan kişilerin taraf olarak hep birlikte hareket etmeleri gerekir. Adi ortaklık tarafından açılacak davaların iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereği bütün ortaklar tarafından birlikte açılması gerekir. Adi ortaklığa karşı açılacak davaların da davanın bütün ortaklara karşı birlikte açılması (mecburi dava arkadaşlığı) gerekir.Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince; davalı ------ Şirketi ve ------ Şirketi aleyhine dava açıldığı gibi bu şirketlerin oluşturduğu ------ aleyhine de dava açılmıştır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı vekili ve katılma yoluyla davalı ... vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 11 parsel sayılı taşınmazını alacaklılardan korumak için kardeşinin oğlu olan davalı ...'e satış göstermek suretiyle gerçekte bedelsiz temlik ettiğini, onun da annesi olan diğer davalıya muvazaalı olarak devrettiğini ileri sürerek, tapu iptal ve tescile karar verilmesini istemiştir. Davalılar, iddiaların doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır. Davanın reddine dair verilen karar Dairece; “......
verdiklerinin iadesi gerektiğini ileri sürerek, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi ile yükleniciye devredilen 52 ada ... no'lu parselin .../... hissenin tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini, sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan zararların karşılığı olmak üzere, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ....000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah yoluyla uyuşmazlığın hakemde çözümlenmesi gerektiğini belirterek, görevsizlik kararı verilmesini istemiştir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, dava dışı arsa sahipleri ile arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili olarak feshine karar verilen önceki yüklenici dava dışı şirketten, adi yazılı sözleşmeye istinaden satın alındığı belirtilen dairenin, önceki yüklenici şirketle, sonraki yüklenici olan davalı şirket arasındaki sözleşme gereğince tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili, mümkün olmadığı takdirde bağımsız bölüm bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı TBK 470-486 maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptal ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat davasıdır....


