Noterliğin 25/07/2013 tarih ve 23876 yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiğini, davalının ihtarnameye verdiği cevapta hayvanların bir kısmının öldüğünü bir kısmının da satıldığını açıkça ikrar ettiğini belirterek, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile ortaklıktan doğan alacaklarına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah dilekçesi ile talebini 34.970,62 TL'ye yükseltmiştir.Davalı, davacı ile aralarında kurulan hayvan ortaklığı kurulduğunu, başlangıçta ortaklığa konulan davacıya ait altı hayvan ile daha sonra bu hayvanlardan doğan yavruların bulunduğunu, ortaklığın bir süre devam ettiğini, davacı ile en son 09/09/2012 tarihinde bir araya gelerek hesap yaptıklarını, anlaşma gereği bazı hayvanların satıldığını, paranın bir kısmını davacıya gönderdiğini, bir kısmı ile de hayvan yemi aldığını, bazı hayvanların hastalanarak öldüğünü, bir hayvanın ise hastalanması nedeniyle kesime gönderildiğini, görülen...
Davacı tarafından bozma ilamından sonra açılan ve işbu dava ile birleşen davada; davalı ...’in gerek kendisi ve gerekse temsilcisi olduğu diğer davalı şirket adına Irak devletinde yaptığı işler için 785.000 Doları kısmen nakit kısmen de makine alarak kendisinden aldıklarını, aradaki bu ilişkinin Yargıtay tarafından adi ortaklık olarak değerlendirildiğini ileri sürerek ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile fazlası saklı kalmak üzere 390.000 TL maddi tazminat ile 10.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir. Birleşen davada davalılar; davalı şirketin taraflar arasındaki adi ortaklıkta yer almadığını, şirket yönünden davanın sıfat yokluğundan reddi gerektiğini, adi ortaklığın sonlandırıldığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir. Mahkemece; asıl davanın ve bozma kararından sonra açılan ve asıl dava ile birleştirilen davanın reddine karar verilmiş; hükmün davacı ve davalılar tarafından temyizi üzerine 13....
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile davalı adına kayıtlı bulunan 852 ada 65 parselin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, sermaye kaybından doğan 323.077,02 TL'nin davalıdan tahsiline, 220.266,22 TL kar payının da yarı yarıya davacı ve davalı arasında paylaştırılmasına, adi ortaklığın bu şekilde tasfiyesine, ıslah dilekçesine göre fazla isteğin reddine dair verilen karar, tarafların temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin 22.09.2010 günlü ve 2009/15990 E. 2010/11874 K. sayılı ilamı ile; (... 1-Tarafların iddia ve savunmalarından ve dosya kapsamından, davacının para, davalının ise emek ve mesaisini koyduğu bir adi ortaklık oluşturulduğu, adi ortaklığın konusunun taşınmaz alım satımı olduğu ve davalının yönetici ortak konumunda bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacının davadaki talepleri incelendiğinde adi ortaklığın fesih ve tasfiyesininde istenildiğinin kabulü zorunludur. Hal böyle olunca, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesinin de BK. 538. maddesi uyarınca yapılması gerekir....
Öte yandan taraflar arasında daha önce görülüp kesinleşen izale-i şuyu davasında, binanın inşa edilmesinden dolayı tarafların birbirlerinden hak ve alacaklarının kalıp kalmadığı değerlendirilmeden ve tartışılmadan, o davaya özgü bir şekilde dava yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır. Taraflar arasında adi ortaklıktan kaynaklanan ihtilafı sonlandırıcı bir sözleşme ve mahkeme kararı olmadığı içinde adi ortaklıktan kaynaklanan ihtilafın ve eldeki davada çözümlenmesi zorunludur. Tarafların iddia ve savunmalarından ve dosya kapsamından davacının yönetici ortak konumunda bulunduğu ve davalının inşaatın yapımı için bir kısım para gönderdiği anlaşılmaktadır. Davacının davadaki talepleri incelendiğinde, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesinin de istenildiğinin kabulü zorunludur. Hal böyle olunca adi ortaklığın fesih ve tasfiyesinin de BK. 538. maddesi uyarınca yapılması gerekir....
Ayrıca, adi ortaklık ilişkisinde; bir ortak tarafından açılan alacak talebi, ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsar. Somut olayda; tarafların kardeş oldukları, davacı tarafça davalı ile aralarında davaya konu edilen torna tesviye atölyesinin müşterek olarak işletilmesine ilişkin sözlü anlaşma yaptıkları, davalının sözlü anlaşma uyarınca kararlaştırılan kar payı,... primi ve diğer ödemeleri yapmadığı ve müşterek işletilen atölyenin mülkiyetini de dava dışı eşi üzerine geçirdiğinden bahisle adi ortaklıktan kaynaklanan tüm alacaklarının ödenmesi amacıyla iş bu davanın açıldığı, davanın bu şekliyle fesih ve tasfiye istemini de içerdiği açıktır. Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nın 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar. Bunlardan ilki, yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir....
Somut olayda; davacı(karşı davalı) 13.05.2012 tarihli inşaat ortaklık sözleşmesi adlı sözleşmeyle ortaklığı fesih ve tasfiye ettiklerini ve belirtilen dairelerin adına tesciline, olmadığı takdirde bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Yani davacı ortaklığı fesih ve tasfiye hususunda anlaştıklarını ve 13.05.2012 tarihli sözleşmeyi imzaladıklarını iddia etmiştir. Davalı(karşı davacı) ise birleşen dava ile baskı altında bu sözleşmeyi imzaladığını savunarak, davalıya aşırı yararlanma sağlayan bu sözleşmenin feshini ve uyarlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Bu durumda, mahkemece tarafların fesih ve tasfiye hususunda anlaştıkları ve anlaşamadıkları yönler kendilerinden sorularak tesbit edilmeli ve anlaşamadıkları konular hakkında her iki taraftan delilleri istenip incelenmeli, gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılarak ortaklığın fesih ve tasfiyesinin ne şekilde yapılacağına karar verilmelidir....
payının 11.12.2003 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte, müvekkilince karşılanan ve davalı payına düşen (katkı payı) kısımda sermaye karşılığı olarak ödemeyi taahhüt ettiği ancak ödemediği 15.000 TL'nin 11.12.2004 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlike davalıdan tahsiline, müvekkiline ait dükkanın tahliyesine ve adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
HD'nin 26.09.2013 tarih 2012/5474 E. - 2013/15559 K. sayılı ilamı ile; ''Davacının yemin deliline dayandığı da dikkate alınarak adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine dair 6098 Sayılı TBK'nun 639, 642, 643 ve 644. madde hükümleri dikkate alınarak fesih ve tasfiyeye karar verilmesi gerektiği''nden bahisle bozulmasına karar verilmiştir. ./.. -2- Mahkemece bozmaya uyma kararı verilerek yapılan yargılama neticesinde; uyuşmazlığın adi ortaklığın tasfiyesi olarak değerlendirilmesi gerektiği, alınan bilirkişi raporunda davacıya ödenmesi gereken miktarın bulunmadığı, davacının iddia ettiği hususta davalıya mal teslime ettiğine ilişkin dosyaya delil sunmadığı ve yemin deliline dayanmadığı gerekçesi ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir Her ne kadar mahkemece bozmaya uyma kararı verilmiş ise de bozma ilamına uygun karar verilmemiştir. Şöyle ki; Somut olayda, Yargıtay 7....
ortaklığa herhangi bir emek, hizmet ve para katkısının veya para ile ölçülebilir bir katkısının bulunmadığı sonucuna varıldığı, adi ortaklık ilişkisinde bir ortak tarafından açılan alacak talebinin, ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsaması nedeniyle, taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesinin haklı sebeplerinin oluştuğu, ayrıca inşaat bilirkişilerinden müşterek alınan ek rapora göre de, davalı-birleşen davanın davacısının adi ortaklık sözleşmesinin 23/05/2012 tarihinde feshedilmiş olması nedeniyle arada geçen sürede bu davacının sunduğu emek, hizmet ve para bulunmadığının tespit edildiği gerekçesiyle, asıl davada davacının davasının kabulü ile; a) Her iki taraf arasındaki 09/04/2012 tarihli adi ortaklık sözleşmesinin fesih ve tasfiyesine, b) Davacı tarafından adi ortaklığa başlangıç sermayesi olarak (teminat mektubu bedeli ödenmek suretiyle) konulan 35.300,00 TL adi ortaklık katılım payı alacağının davalıdan tahsiline, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir...
Davalı ...Şti. vekili cevap dilekçesi ile özetle; bu davanın her ne kadar adi ortaklığın tasfiyesi için açılmışsa da davacının tacir olduğu olduğu gibi adi ortaklığın ortakları da tacir olduğu için mahkememizin görevli olmayıp görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, davacının dava dilekçesinde herhangi bir rakamsal değerden bahsetmeksizin dava açtığını, davacının kendisine ödenmesi gereken miktarı açıkça belirtmesi gerektiğini, adi ortaklığın tasfiyesi şartlı gerçekleşmediğinden davanın reddinin gerekiğini, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek, öncelikle ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, davanın reddine, masraf ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...Şti. (... Şti.) vekili usulüne uygun tebligata rağmen dosyaya her hangi bir beyan dilekçesi vermediği gibi duruşmalara da katılmamıştır....


