Hatta belirli süreli ortaklıklarda da sözleşmede belirtilen ortaklık süresinin bitmesinden önce haklı sebeple sözleşmenin feshi davası açmak olanaklıdır ( Şener, Oruç Hami, Adi Ortaklık, Ankara: Yetkin Yayıncılık, 2008, s. 482 )Ortak tarafından ileri sürülen sebebin, ortaklığın sona erdirilmesine olanak sağlayacak derecede haklı olup olmadığının belirlenmesi mahkemenin takdirindedir. Ayrıca fesih talebinin mutlaka fesih istenmesi şeklinde açıkça olması zorunluluğu yoktur. Örneğin; ortağın, ortaklığa getirdiği sermayenin iadesini istemesi, ortaklığın feshi ve tasfiyesi istemini de kapsamaktadır. Adi ortaklığın sona ermesi ile birlikte ortaklık tasfiye aşamasına girer. Ortaklar arasındaki hukuki bağ, tasfiye tamamlanmadan ortadan kalkmış kabul edilemez. Tasfiye, ortaklar arasındaki ortaklık ilişkisinin tamamen sona erdirilmesine yönelik kanuni bir usuldür....
Mahkemece, dava "alacak" davası olarak nitelendirilmiş, davanın niteliği ve davacı tarafın dava dilekçesindeki talebine rağmen adi ortaklığın feshi ve ilerleyen aşamada tasfiyeye geçilmesi ve niha- yetinde TBK'nun 620. ve devamı maddelerine göre usulünce tasfiyesi yönünden hüküm kurulmamıştır. Mah- keme, taraflar arasındaki kar payı esasına dayalı adi ortaklığın 05/06/2014 tarihi itibariyle tasfiye olduğu ve davacının bu tasfiye sonucu 731.573,67 TL alacağı bulunduğu şeklindeki gerekçe ile karar vermiş olup,oysa ki tasfiyenin TBK Tasfiye usulünü düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 644. maddesine göre; " Ortaklığın sona ermesi hâlinde tasfiye, yönetici olmayan ortaklar da dâhil olmak üzere, bütün ortakların elbirliğiyle yapılır. Ancak, ortaklık sözleşmesinde, ortaklardan biri tarafından kendi adına ve ortak- lık hesabına belirli bazı işlemlerin yapılması öngörülmüşse, bu ortak, ortaklığın sona ermesinden sonra da o işlemleri tek başına yapmak ve diğerlerine hesap vermekle yükümlüdür....
Temyiz Sebepleri Davalı vekili; adi ortaklık nedeniyle tarafların kâr payı alacağı olmadığı yönünde verilen kararın isabetsiz olduğunu, adi ortaklığın muhasebe hesapları tam ve düzgün bir biçimde yapılmadığından ortaklık yapısı içindeki bilgilere sağlıklı bir biçimde ulaşılamadığının bilirkişilerce tespit edildiğini, şirketin zarar ettiği iddiasının ispatlanamadığını, Mahkemece keşif suretiyle yerinde inceleme ve yeterli araştırma yapılmadan, eksik inceleme ile karar verildiğini, adi ortaklığın esasında zarar etmediğini, davacıların arsa sahiplerinden alınan gayrimenkuller ve yapılan aracılık işlemleri için komisyon aldığını, davacılardan...'...
olmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, karşı davada ise; davalının haksız eylemleri ve davranışları nedeniyle adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 1.000 TL zararının tazminini talep etmiştir....
ATM'nin 2023/179 Esas sayısı ile adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine ilişkin dava açıldığını, dava henüz karara bağlanmadan şirket için tasfiye kararı alındığını ve tescil edildiğini, İstanbul Anadolu 1.ATM'nce verilen ara karar ile davalı şirkete ilişkin ihya davası açmak üzere taraflarına süre verildiğini beyanla; ... AŞ'nin İstanbul Anadolu 1. ATM'nin 2023/179 esas sayısı ile görülmekte olan adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine ilişkin davada taraf teşkilinin sağlanması amacıyla, anılan dosya bakımından ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı ......
Taraflar arasında imzalanan 10.06.2008 tarihli sözleşme, adi ortaklık sözleşmesi olup, bu husus mahkemece ve yukarıda anılan Dairemiz bozma ilamında da kabul edilmiş ve bu yön kesinlik kazanmıştır. Somut olayda; taraflar arasındaki ortaklığın fiilen son bulduğuna göre tasfiyenin de mahkemece bizzat yaptırılması gerekir. Ortaklığın feshi ile ortaklığın tasfiyesi ayrı ayrı hukuki işlemlerdir. Tasfiye, ortaklığın bütün malvarlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sonlandırılması, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Diğer bir anlatımla, tasfiye memuru tarafından yapılacak bir arıtma işlemi olup, hesap ve işlemlerin incelenip, bir bilanço düzenlenerek ortaklığın aktif ve pasifi arasındaki farkı ortaya koymaktır....
Davacı, davalının ortaklığa konu aracı satıp, satış bedelinden kendi payına düşeni ödemediğini, ayrıca dava dışı üçüncü şahsa olan borcu da kendisinin ödediğini ileri sürerek alacak talebinde bulunduğuna göre, bu talebinin ortaklığın feshi ve tasfiye istemini de kapsadığının kabulü gerekir. Taraflar arasında TBK.620 ve devamı maddelerinde düzenlenen bir adi ortaklık ilişkisinin olduğu uyuşmazlık konusu değildir. ....06.2007 tarihli ortaklık sözleşmesine göre ......... plakalı araç, her ne kadar davalı adına kayıtlı ise de, aracın yarı hissesinin ........'a ait olduğu, satıldığında satış bedelinin yarısının ........’a ödeneceği, aylık gelir ve giderinin de taraflarca ortak karşılanacağı kararlaştırılmıştır. Davalının ise aracı ....09.2007 tarihinde sattığı dosya içerisindeki İl Emniyet Müdürlüğünün 29.06.2010 tarihli yazısı ile anlaşılmaktadır. Adi ortaklığın ise ne şekilde sona ereceği TBK 639 (BK 535) md. de gösterilmiştir....
İncelenen dosyada adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi talep edilmiş olmakla ve tüm yargılama boyunca bu hususta gerekli araştırma ve incelemeler yapılmış olmakla TBK 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen hükümler dikkate alınmak ve TBK 642 ve devamı tasfiye hükümlerine uyulmak suretiyle davanın niteliğine göre tasfiye memuru atanması zorunlu olmakla Mahkememizce yan vekillerine tasfiye memuru isimlerini bildirmek üzere süre verilmiş ve yan vekilleri ortak bir tasfiye memuru adı üzerinde anlaşamadıklarından, Mahkememizce Doç.Dr.... ve Mali Müşavir ...'ün TASFİYE MEMURU olarak atanmalarına karar verilmiş, Tasfiye bilonçosu hazırlanması için dosyanın duruşmadan çıkarıltıldığı, celse arası isimleri tespit edilen tasfiye memurları tarafından raporun sunulduğu, ''Son durumda, borçluların adi ortaklığa ödemeleri gereken 821.364,23 TL - 52,13 kasa mevcudu ile 257.042,70 TL tutarındaki adi orlaklık borçları (ortak ... ... alacağı, Yağcıoğlu Un ve Unlu Mam. Ltd....
'e 120.000 TL ödeyerek payını satın aldığı, davacının katılım payı koyma borcunu yerine getirmediği, 10/05/2018 tarihli tasfiye memuru raporunda da bu hususun açıkça ortaya konduğu, katılım payı koyma borcunu yerine getirmeyen davacının adi ortaklığın tasfiyesinden kaynaklı bir alacağı olamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Dava, davalı ...'in maliki bulunduğu ... Ada 2 parsel üzerinde inşa edilmekte olan dört adet villadan bir tanesinin yapımı hususunda, taraflar ile bozma ilamı uyarınca davaya dahil edilen ... arasında kurulan adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile katkı payının tahsili istemine ilişkindir....
Bunun dışında; taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğu hususu ihtilafsız olup, davacı bu dava ile tasfiye payı alacağı ve kâr payını talep etmektedir, bu istek adi ortaklığın fesih ve tasfiye isteğini de kapsar....


