Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; protokolün ortak olarak davalılar Asiye, Himmet ve dahili davalı ... ile davacı arasında imzalandığının belirlendiği, adi ortaklıkta yer alan Veli davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlandığı, davacının talebinin ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsadığı, resen atanan tasfiye memuru mali müşavir bilirkişinin 05.10.2022 tarihli raporunda taraflarca sunulan kayıt ve belgelere göre adi ortaklığın sona erme tarihi itibariyle ile tespit edilen dershane mal varlığı değerinin 150.000,00 TL olduğu, davacının sözleşme protokolü ile tespit edilen 43.200,00 TL ortaklığa verdiği avans bedelinden, ortaklık için yapılan giderlerin tenkisinden sonra 22.500,00 TL alacaklı olduğunun belirtildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, taraflar arasında 13.08.2003 tarihi itibariyle kurulan Özel Ekolüm Dershanesi Adi Ortaklığının feshi ve adi ortaklığın tasfiyesine, sözleşmenin tasfiyesi nedeniyle...
Adi ortaklık ilişkisinde, bir ortak tarafından açılan alacak talebine ilişkin dava, ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsar. Niteliği gereği, adi ortaklıklar kişi ortaklıklarına dahildir, ortakların şahsı belirleyicidir. Adi ortaklık sözleşmesi iç ilişkide karşılıklı güvene ve iyiniyete dayanmaktadır. Ortaklar öteki sözleşmelerden tamamen farklı olarak, emeklerini ve sermayelerini ortak bir amaç için birleştirdiklerinden, aralarında sıkı bir işbirliği kurulmakta ve güvene dayanan bu işbirliği ilişkisi nedeniyle ortaklar birbirlerinin vekili gibi, ortaklık işlerinden dolayı özenle hareket etme, ortakları zarara uğratmamakla yükümlü tutulmuşlardır. Eldeki davada; kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile inşaatın yapılıp tamamlandığı ve taraflar arasındaki ortaklığın fiilen son bulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Ortaklık son bulduğuna göre tasfiyenin de mahkemece bizzat yaptırılması gerekir. Ortaklığın feshi ile ortaklığın tasfiyesi ayrı ayrı hukuki işlemlerdir....
ın 35.000,00 TL, dava dışı ortaklar .... 10.000.00'er TL sermaye ile adi ortaklığa iştirak ettikleri, düğün salonunu işletmek üzere dava dışı .... ile davacı arasında 01.08.2005 başlangıç tarihli kira sözleşmesi imzalandığı, düğün salonunun tadilatları ve bir kısım imalatları adi ortaklık tarafından yerine getirildikten sonra düğün salonunun ruhsatının alınamaması üzerine kira sözleşmesinin protokolle feshedildiği ve adi ortaklık ilişkisinin de sona erdirildiği anlaşılmaktadır. Davacı iş bu davada, adi ortaklığın tesisi sırasında ödediği ve dava dışı kiralayan ile aralarında yapılan protokol uyarınca payına düşen bedellerin ödetilmesini talep ettiğine göre, bu talebinin ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsadığının kabulü gerekir....
Maddesine göre kontrol şefi ...’ın davalı ... tarafından görevlendirildiğini, günlük, haftalık aylık raporların inşaat süresince devam ettiğini, adi ortaklığın birlikte hareket etme iradesinin ortadan kalktığını, İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli ve yetkili olduğunu, zamanaşımının geçmediğini, fesih ve tasfiye edilmeyen adi ortaklıkta zamanaşımı süresinin başlamayacağını belirterek adi ortaklığın feshi ile tasfiyesi için tasfiye görevlisi atanmasına ve tasfiye işlemlerinin yapılmasına, tasfiye işlemlerinin sonucunda her bir ortağın alacağı payın tespitine, şimdilik 100.000 TLnin davalıdan tahsiline ve avans faizi uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir. İzmir 13. ASHM ... E. ......
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine ilişkin davalara bakma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğunu, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, müvekkil ile davacı arasında ....... isimli şirketin internet sitesi üzerinden satış yapmak üzere bir adi ortaklık ilişkisi kurulduğunu, bu ortaklığın kurulduğu tarihten itibaren tarafların arasında anlaşmazlık yaşandığını ve ortaklığın sürdürülmesinin zor hale geldiğini, ortaklığın tasfiyesi ve kar paylarının dağıtımı için birçok kez görüşme talebi iletildiğini, davacı yanın kanunen yükümlülüğü bulunmasına rağmen hesap vermekten kaçındığını, davacı yanın ortaklık sözleşmesinin kurulduğu tarihte ....... adlı şirkette ücretli çalıştığını, müvekkilin giderlerinin davacı tarafından inkar edildiğini, davacının yaptığını iddia ettiği giderleri belgelendiremediğini, müvekkilin davacı ile ....... şirketi arasında yapılan anlaşma hususunda yanıltıldığını, davacı tarafından iade edildiği için ortaklık hesabından...
devam etmekteyken ve müvekkil ilgili iş ortaklığı kapsamında üstlendiği tüm yükümlülükleri eksiksiz olarak yerine getirmekteyken, davalı ...’nın hukuka aykırı ve kötüniyetli fiil ve işlemleri çerçevesinde ... tarafından haksız şekilde sona erdirildiğini, sonlandırma iradesinin müvekkile bildirildiği tarihler dikkate alındığında iş ortaklığını sonlandırma iradesinin müvekkile bildirildiği tarihten çok önce iş ortaklığı kapsamında bulunan iş ve operasyonların müvekkilin bilgisi haricinde ......
Protokol uyarınca taraflar adi ortaklıkta %50 hisse sahibidir. Taraflar arasındaki protokol uyarınca, her ay sonunda kar payı dağıtılması kararlaştırılmış ise de ödeme yapılmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmamakta, iç ilişkide karşılıklı güvene ve iyiniyete dayanan adi ortaklık sözleşmesinin, ortaklar arasında var olan karşılıklı güven ilişkisinin bozulması nedeniyle davacının 21/05/2009 tarihli ihtarnamesi ile feshedildiği ve ortakların karşılıklı alacak talebinde bulundukları, bu hali ile adi ortaklığın feshi ile birlikte tasfiyesi gerektiği değerlendirilmiştir. Bu nedenle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri uyarınca 642 ve devamı maddelerindeki tasfiye hükümlerinin somut olaya uygulanması gerektiği kanaatine varılmıştır. TBK'nun 642 ve devamı maddeleri uyarınca, tasfiye memuru belirlenmesi hususunda taraflara imkan ve süre verilmiş, taraflarca belirlenmemesi nedeni ile Mahkememizce resen görevlendirme yapılmıştır....
, davalı yan tarafından davacıdan habersiz ortaklığa konu işletmenin üçüncü kişiye devredilmesine rağmen davacı hali hazırda zarar gördüğünü belirterek adi ortaklık sözleşmesinin feshi ile adi ortaklığın tasfiyesine, adi ortaklığı temsile yetkili olmak üzere tasfiye memuru atanmasına, tasfiye ile birlikte ortaklık payı ve kar payının ortaklığın kurulduğu günden davanın açıldığı güne kadar hesaplanarak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, adi ortaklığa ait malların aynen taksimine, aynen taksimin mümkün olmaması halinde malların satılarak pay oranında paylaştırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile takibin 63.295,00 TL üzerinden bu miktara takip tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile devamına, hükmolunan kısım üzerinden hesap olunan 25.318,00 TL % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hükmün davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 10.02.2014 tarih, 2013/17936 E. ve 2014/1775 K. sayılı kararı ve “ ... Davacının talebi dikkate alındığında adi ortaklığın feshinin istendiğinin kabulü gerekir. O halde davacı iddiası ve davalının savunması yönünden tüm delilleri celbedilerek B.K.nun 520 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri gözetilmeli adi ortaklığın feshi istendiğine göre, tasfiyenin de mahkemece bizzat yaptırılması gerekir....
Davanın bu şekilde hukuki nitelendirmesinin yapılmasının gerekliliği karşısında mahkemece adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmelidir...Somut olayda, davacının talebi adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsadığından, öncelikle mahkemece adi ortaklığın konusunu oluşturan bir başka deyişle adi ortaklığa ait malların tespitinin yapılması gerekir. ./.. -2- Bu hususta taraflardan delil ve karşı delilleri alınarak değerlendirme yapılmalı, bu hususun belirlenmesinden sonra az yukarıda açıklandığı üzere yönetici ortak olan davalıdan hesap istenerek BK'nun 538. vd. maddeleri uyarınca inceleme yapılmalıdır..." gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama neticesinde; adi ortaklığın feshine, adi ortaklığın mal varlığı bulunmadığından tasfiye hakkında karar verilmesine yer olmadığına; Türk Borçlar Kanunu' nun 642....


