WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Somut olayda, davacı taraf, davalının işletme ile ilgilenmediğini, iş yerine gelmediğini, işletmeden yalnızca kar payı aldığını, zarara katlanmak istemediğini ve davalı ile aralarında iş yerinin yönetiminden kaynaklı ciddi sorunlar olduğunu belirterek, adi ortaklığı haklı nedenle feshine dayalı iş bu davayı açmış, mahkemece, adi ortaklığın feshi şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Ne var ki adi ortaklık bir kişi ortaklığı olup, ortaklar arasındaki güven ilişkisine dayanmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 620. maddesi "Adi ortaklık sözleşmesi, iki veya daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleşmeyi üstlendikleri sözleşmedir." denilmiştir.Maddenin lafzından anlaşıldığı üzere, adi ortaklık, emeklerini veya araçlarını herhangi bir müşterek amaç doğrultusunda birleştirerek, bu amaca ulaşma konusunda birlikte çaba göstermeyi sözleşmeyle birbirlerine karşı yüklenen kişilerce oluşturulan, tüzel kişiliği bulunmayan bir...

Toplanan deliller, dosya içeriği, bilirkişi raporu, asıl tasfiye raporu ve özellikle ek tasfiye raporu birlikte değerlendirildiğinde; adi ortaklık (Ortak Girişim) sözleşmesindeki amacın gerçekleşmesi nedeniyle adi ortaklığın fesih ve tasfiyesinin gerektiği, taraflar arasında düzenlenen 31.12.2008 tarihli "Değerlendirme Protokolü" ile tasfiye usulünün belirlendiği, bu belgenin tasfiyeye esas alınması gerektiği, protokolde bahsi geçen 1.000.000,00 TL bedelli çekin davalı şirket tarafından davacı şirkete verildiğinin kanıtlanamadığı anlaşıldığından 10.05.2021 tarihli ek tasfiye raporunda belirlenen 1.223.713,83 TL tasfiye payı alacağının tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davalı ......

Bu durumda, mahkemece; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınmalı, Türk Borçlar Kanunu'nun 642.madde ve devamı hükümlerine göre tasfiye işlemi gerçekleştirilmelidir. 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 1.maddesine göre; Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak, Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir. Buna göre, taraflar arasında adi ortaklık bulunmasına göre, davacının taleplerinin, ortaklığın tasfiyesi aşamasında değerlendirilmesi gerekir....

E, sayılı takip dosyasında borçlu şirketin kar payı ve tasfiye hissesine yönelik gerçekleştirilen haciz işlemi ile ortaklığın son bulduğunu, davalıların teşkil ettiği adi ortaklıktan doğan borçlu ortağa ait kar payı ve tasfiye edilmesi neticesinde borçlu ortağın hissesine düşecek tasfiye hissesinin müvekkilin alacağı lehine hacizli olduğundan, tasfiye aşamasında kar payının ve tasfiye neticesinde tasfiye payının tedbiren korunmaması halinde ,müvekkilinin alacağının tahsilinin imkansız hale gelmesinin kuvvetle muhtemel olduğunu, bu nedenle borçlu ortağa düşecek kar payı ve tasfiye hissesinin tespitine kadar geçecek sürede adi ortaklığın alacaklarının verilecek tedbir kararı ile ilgili kurumda veya mahkeme veznesinde muhafaza edilmesini, davalıların teşkil ettiği ortaklığın feshi ile tasfiyesine, tasfiye işlemlerinin mahkeme tarafından yapılmasına, tasfiye neticesinde hesaplanacak borçlu ortak ... Müh. Müş. Ve Tic. Ltd. Şti.'...

Bu duruma göre, taraflar arasındaki ilişki, 6098 sayılı TBK'nun 620. (818 sayılı BK.520.) maddesi ve devamı maddeleri kapsamında, bir adi ortaklık ilişkisidir. Bir ortak tarafından adi ortaklığa ilişkin olan sermaye payının istenmesi, ortaklığın faaliyetlerinden dolayı uğradığı zararın veya kar payının talep edilmesi, aynı zamanda ortaklığın feshini ve tasfiyeyi de kapsar. Uyuşmazlık, bu bağlamda değerlendirilip, çözüme kavuşturulmalıdır. Bu durumda, mahkemece; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınmalı, Türk Borçlar Kanunu'nun 642.madde ve devamı hükümlerine göre tasfiye işlemi gerçekleştirilmelidir....

Noterliğinin 02.09.2003 tarih ve 18211 yevmiye nolu satış sözleşmesi ile satıldığı ve böylece ortaklığın da sona erdiği belirtilmiş ise de, resmiyette bu satışın yapılmış olması, daha sonra taraflar (kardeşler) arasındaki adi ortaklığın devamına bir engel teşkil etmez. Tanık beyanları, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; halen adi ortaklık ilişkisinin mevcut olduğu sonucuna varılmaktadır. Davacı, ortak işlettikleri şehir içi otobüs hattından elde edilen kardan, payına düşenin verilmediğini iddia ederek; şimdilik 10.000 TL'nin faiziyle tahsilini talep etmektedir. Bir ortak tarafından, kar payının istenmesi, aynı zamanda ortaklığın feshi ve tasfiyesini de kapsar. Uyuşmazlık, bu çerçevede değerlendirilip ele alınmalıdır....

Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında 1 yıl süreli(31.05.2014-31.05.2015) adi ortaklık sözlemesi akdedildiği görülmüştür.Davacı ortaklığın tasfiyesini talep etmekte davalı da ortaklığın 2015 yılı Mayıs ayında tasfiye edildiğini iddia etmektedir.Bu şekilde taraflar arasınra ortaklığın feshi ya da sona ermesi konusunda uyuşmazlık yoktur.Ortaklığın sona ermesinin bir sonucu olan tasfiye usulü TBK 644.maddesinde düzenlenmiştir.Tasfiye el birliği ile yapılır ya da tasfiye memuru atayabilirler.Somut olayda ortaklık sözleşmesinde tasfiye işlemlerine ilişkin düzenleme bulunmadığından taraflardan tasfiye memuru belirlemeleri istenilmiş, tarafların tasfiye memuru olarak Hasan Hüseyin Demir'in görevlendirilmesi konusunda anlaşmışlardır.Taraflardan ortaklık hesabını gösterir hesap cetveli istenilmiş,davacı ortaklık hesabını gösterir cetveli sunmuş, isticvap davetiyesi ile bu cetvel davalıya gönderilmiş, isticvap duruşmasına katılmayarak cetveli ikrar etmiş sayıldığından...

SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı tarafın karar düzeltme isteminin reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle Dairemizin 27.03.2017 günlü ve 2015/17996 E. 2017/3925 K. sayılı ilamının 3. sayfasının 1. paragrafında yazılı olan "...01.03.2013 tarihli tasfiye sözleşmesine tarafların uymaması ve tasfiye sözleşmesinde hangi edimin daha önce yerine getirileceğinin belirsiz olması nedeniyle bu sözleşmenin geçersiz olduğu kabul edilerek..." ifadesinin çıkartılması suretiyle ilamın düzeltilmesine, HUMK'nun 440. ve HMK'nun 304. maddeleri uyarınca, 21.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Ancak, Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye, Türk Borçlar Kanunu hükümlerine tabidir.” hükmünü içermekte olup; -----tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümlerini dikkate alınmak suretiyle, 642. vd. maddelerindeki tasfiye hükümlerinin taraflar arasındaki adi ortaklığa uygulanması gerekecektir. Adi ortaklığın sona erme sebeplerini düzenleyen TBK'nın 639. maddesinin 7. bendinde ise, "Haklı sebeplerin bulunması halinde, her zaman başkaca koşul aranmaksızın, fesih istemi üzerine mahkeme kararıyla" ortaklığın sona ereceği belirtilmiştir.Adi ortaklık sözleşmesinin haklı sebeple feshi için ortaklık süresinin önemi bulunmamaktadır. Haklı sebeple fesih hakkı; mutlak ortaksal bir hak olup, bu hakkın ortaklık sözleşmesiyle sınırlandırılması veya tamamen ortadan kaldırılması olanaksızdır....

Noterliğinin 3451 yevmiye numaralı 10 Mart 2021 tarihli ihtarnamesi ile davalılara müvekkilin ortaklıktan ayrılma iradesini bildirmek suretiyle 1 ay içerisinde tasfiye işlemlerine başlamalarını aksi halde tarafımızdan yasal yollar başvurulacağı ihtar edilmiştir. 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 639. maddesinde belirtilen haklı sebep müvekkilim ve davalının ortakları olduğu şirket açısından gerçekleşmiş bulunmaktadır. Bu nedenlerle taraflar arasında kurulu bulunan adi ortaklığın mahkemece haklı sebebe dayalı olarak feshi ve ortaklık mallarının tasfiyesi için mahkemenize başvurmak zorunluluğu doğduğunu belirterek Davacı ile davalılar arasında mevcut olan adi ortaklığın haklı nedenlerle feshine, feshedilen adi ortaklığın mahkemenizce tasfiye edilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

UYAP Entegrasyonu