Bu bağlamda, adi ortaklık sözleşmesinin feshi ve tasfiyesi ile adi ortaklık tasfiyesinden doğan alacakların tespiti istemine ilişkin işbu uyuşmazlığa bakma görevi genel mahkemeler olan Asliye Hukuk Mahkemelerine aittir. 6100 sayılı HMK’nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu dikkate alınarak davanın usulden reddine karar verilmiştir....
Birleşen davada ise; çekilmez hale gelen adi ortaklık sözleşmesinin feshine karar verilmesini talep edilmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemece; gerekçesi belirtilmeksizin asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne, adi ortaklık sözleşmesinin feshine, ortaklığın vergi borcunun davalı-karşı davacı tarafından ödenmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKI YARGILAMA SÜRECI A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karsı davacı- karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmustur. 2....
Mahkemece;davacının TMK'nun 6.maddesi kapsamında öncelikle adi ortaklık sözleşmesi gereğince kararlaştırılan sermayeden hissesine düşen 10.000 TL'yi ortaklık sermayesi olarak davalıya ödediği iddiasını ispatlaması gerektiği, bu konuda davacının yazılı belge sunmadığı, davalının ise teklif edilen yemini usulüne uygun eda ettiği ve davacının bu nedenlerle davasını ispat edemediği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; adi ortaklığın tasfiyesi ve alacak istemlidir. Adi ortaklık sözleşmesi; geçerlilik şekli olarak, herhangi bir şekle bağlı değildir. Ancak, ispat şekli bakımından yasal delillerle kanıtlanması gerekir. Ayrıca, adi ortaklık ilişkisinde; bir ortak tarafından açılan alacak talebi, ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsar....
olduğunu ileri sürerek; adi ortaklığın tasfiyesi ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100.000,00 TL alacağının ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir....
Mahkemece; Davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının kar payının tahsili talebinin feragat nedeni ile reddine, davalı ile davacıların murisi ... ... arasında kurulan adi şirketin tasfiyesine, davalının krokili raporda belirtilen yere müdahalesinin men’ine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacılar eldeki dava ile murisleri ile davalı arasında adi ortaklık bulunduğunu ancak murislerinin ölümü ile ortaklığın sona erdiğini belirterek, ortaklığın tasfiyesi ile davalının murise ait taşınmaza müdahalesinin menine karar verilmesini istemiştir. 2011/178081-2012/815 Mahkemece, B.K 535 madde 2. fıkra uyarınca “ortaklardan birinin ölümü ile kurulan adi şirketin son bulduğu” kanaatine varıldığı belirtilerek bu yönden adi şirketin...
Mahkemece taraflar arasında 15.05.2008 tarihinde adi ortaklık sözleşmesinin yapıldığı ve davacının 60.000.00 TL ortakılk sermayesi koyarak bunu davalıya verdiği ancak ortaklık zarar ettiğinden kafenin kapatıldığı sabit görüldüğünden davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki 2. bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Taraflar arasında 15.05.2008 tarihli protokol ile adi ortaklık kurulduğu sabittir.Bu protokole göre ... internet cafe...adına kayıtlı olsa da işyerinin ... ve ...'a ait olduğu, bu ortaklıkta %75 ortaklık payı ...'ya % 25 ortaklık payı ...'...
"ya devrettiğinin ve Adi Ortaklığın iradeleri ile fesh edildiğinin ortada olduğunu, ortaklık sona erdirilmesine ilişkin olarak bu kararın inşai nitelikte bir karar olduğunu ve kural olarak alınması ile birlikte ortaklık sözleşmesinin münfesih olduğunu, ortaklığın sona ermesi ile birlikte ortaklığın tasfiyeye girdiğini, BK.nun tasfiyeye ilişkin hükümlerin tamamlayıcı hükümler olduğunu, bunun sonucu olarak tarafların adi ortaklıkta tasfiyenin nasıl ve kimler tarafından yapılacağını ortaklık sözleşmesinde kararlaştırabilecekleri gibi, ortaklığın sona ermesinden sonra oybirliği ile yapabilecekleri bir anlaşma ile bu hususu düzenleyebileceklerini, ortaklar arasında bu yönde bir anlaşma bulunmaması halinde tasfiyenin mahkemece gerçekleştirileceğini, taraflar arasında tasfiye usülene düzenleyen bir sözleşmenin varlığının dosyadaki mevcut delilerden anlaşılamadığını, bu halde tasfiyenin mahkemece yapılmasının gerektiği düşünülürse de Yargıtay kararlarına göre ortaklar arasında ortaklık...
Adi ortaklığın sona ermesi ile birlikte ortaklık tasfiye aşamasına girer. Ortaklar arasındaki hukuki bağ, tasfiye tamamlanmadan ortadan kalkmış kabul edilemez. Tasfiye, ortaklar arasındaki ortaklık ilişkisinin tamamen sona erdirilmesine yönelik kanuni bir usuldür. Tasfiye ile artık ortaklık malvarlığı para haline dönüştürülecek, borçlar ödenecek, sermaye değerleri ortaklara iade edilecek ve geri kalan meblağ ortaklar arasında kar ve zararın paylaşılması esasına göre dağıtılacaktır. Adi ortaklığın tasfiyesi ya tarafların anlaşması suretiyle ya da bizzat mahkemece yapılır. Taraflar tasfiye konusunda anlaşmadığı takdirde ortaklığın tasfiyesinin mahkemece TBK’nın 642 vd. madde hükümlerine uygun olarak yapılması gerekir....
"İçtihat Metni"Davacı ...ile davalı ... aralarındaki alacak davasına dair ... 18....
Bu haliyle davacı şirket ile davalı şirket arasında akdedilen 29/08/2019 tarihli adi ortaklık sözleşmesi kapsamında tarafların alacak ve borç durumunun tespiti açısından adi ortaklığın tasfiyesinin gerektiği, benzer olayda Yargıtay 3....


