Yargıtay ilamına istinaden adi ortaklığın tasfiyesi prosedürünün uygulanmasına ilişkin takdirin mahkemeye ait olduğu" rapor edilmiştir. 08/03/2019 tarihinde hesap bilirkişi Çiğdem Karayel'den aldırılan bilirkişi raporunda özetle; "Adi ortaklık tasfiyesi hükümleri çerçevesinde davacının alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin hesaplamanın, adi ortaklığın tasfiyesinin hangi tarihte yapıldığının belirlenebilir ve sonuçta adi ortaklığın tasfiyesi neticesinde mümkün olabileceği değerlendirmesi ile bu aşama da davacının alacağının bulunup bulunmadığına ilişkin hesaplama yapılamayacağı" rapor edilmiştir. 11/05/2020 tarihinde hesap bilirkişi Çiğdem Karayel'den aldırılan bilirkişi EK raporunda özetle; "Adi Ortaklık Sözleşmesi bulunmadığı, tarafların hisse oranlarının belirlenemediği ve davacının çalışmasına son verilmesinin ortaklık tasfiye prosedürü uyarınca yapılmadığı, bu sebeple kök rapor sonucundan farklı bir sonuca varılamadığı; ancak Sayın Mahkeme tarafından davacının talebinin adi ortaklık...
adi ortaklık hesabından ödeneceğini, adi ortaklık hesabında para bulunmaması halinde ise davacı ... tarafından ödeneceği, davalı şirketin bir ödeme yapması durumunda davacı ... tarafından karşılanacağının kabul ve taahhüt edildiğini belirterek, ihale konusu iş kapsamında devam eden davalar bitmeden davacının bir alacağı tespit edilecek dahi olsa bu bedellerin anılan hüküm gereği bu alacaktan mahsup edilmesi gerekeceğini, davacı yanca adi ortaklığın tasfiyesi istenmeden alacak davası açtığından davanın usulden ve esastan reddine, karar verilmesini beyan ve talep etmiştir....
Noterliği' nin 23.01.2014 tarih ve ... yevmiye nosunda kayıtlı Adi Ortaklık Sözleşmesi ile “... Tic A.Ş. ve ... Ltd Şti Adi Ortaklığı (Bundan sonra “Adi Ortaklık” olarak anılacaktır.) kurulduğunu, adi ortaklığın faaliyet konusunun 3.maddesinde yazılı olduğunu, ... kiracısı dava dışı ... A.Ş ile mahkemeden tasfiyesi talep olunan Adi Ortaklık arasında 09.04.2014 tarihli alt kira sözleşmesi akdedildiğini, adi ortaklığın kuruluş amacına uygun olarak otel içerisinde bulunan restoran alanının 10 yıl süreli olarak kiralandığını, kiralama akabinde adi ortaklık tarafından mecurda “... ” adı altında restoran işletilmeye başlandığını, adi ortaklık kira sözleşmesine uygun şekilde mecurda faaliyetini sürdürürken ve kira bedellerini düzenli olarak öderken, mecuru kiralayan ... tarafından Adi Ortaklık aleyhine ......
Davalı şirket ise, satış sözleşmesinin, davacı ile ... arasında kurulan adi ortaklık ile yapıldığını ve ...’ın talimatı ile davacıya ödeme yapılmadığını savunmuş, diğer adi ortağa davanın ihbar edilmesini istemiştir. Elde ki davanın ...’a ihbarı üzerine müdahale talebinde bulunulmuş ve davalı şirket ile kurulan satış ilişkisinin tarafının davacı ile birlikte kurdukları adi ortaklık olduğunu, adi ortaklığın tespiti ve tasfiyesi amacıyla açılan davada bu hususun ileri sürüldüğünü ve bu davanın bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir. Dosya kapsamındaki belgelerden, ... tarafından elde ki davanın davacısı aleyhine Küçükçekmece 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/532 E. sayılı dosyası üzerinden adi ortaklığın tespiti ve tasfiyesi amacıyla dava açıldığı anlaşılmaktadır. Bu dava sonucunda verilecek hükmün, elde ki davanın sonucunu etkileyeceği açık olduğundan, eldeki dava bakımından bekletici sorun olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Hâl böyle olunca, mahkemece, Küçükçekmece 4....
Mahkemece, davacının maddi zararını ispatlayacak delil sunmamış olduğu, davalının da ortaklığa maddi katkısının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 21.03.2007 tarihli taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesinin feshine ve tasfiyesine,birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. Taraflar arasında, 21.0J.2007 tarihli sözleşme ile dava dışı ...'e ait üç adet parselde bulunan taşınmazın satın alınarak bu taşınmazlar üzerinde satmak üzere konut projesi geliştirilmesi hususunda adi ortaklık kurulduğu, tarafların ortaklığın feshi ile tasfiyesini talep ettikleri dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece adi ortaklık sözleşmesinin feshine ve ortaklığın tasfiyesine karar verilmiştir. Adi ortaklığın ne şekilde sona ereceği B.K.nun 535. maddesinde, tasfiyenin nasıl ve kimler tarafından yapılacağı da 538 ve devamı maddelerinde gösterilmiştir....
Şti. üzerinden faaliyet gösterecek olan Hair Balat Kuaför Salonu isimli bayan kuaförü ve aynı yerde faaliyet gösteren erkek kuaförünün mülkiyeti ve işletilmesini düzenleyen bir ortaklık sözleşmesidir." şeklinde olduğu anlaşılmış, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; asıl dava da davacı tarafça adi ortaklık sözleşmesinin feshi nedeniyle cezai şart, birleşen dosyada sözleşmenin feshi, alacak ve cezai şart istemi ile dava açılmış ise de taraflar arasında imzalanan 13/03/2020 tarihli ortaklık sözleşmesi başlıklı sözleşmenin adi ortaklık sözleşmesi olmadığı, asıl dosya davacısı tarafından kurulan limited şirkete ilişkin düzenlemeler içerdiği, sözleşme hükümleri ve davacının 26/10/2022 tarihli celsedeki beyanları birlikte değerlendirildiğinde uyuşmazlığın adi ortaklık kapsamında değerlendirilemeyeceği, tarafların taleplerinin dayanağı olan 13/03/2020 tarihli ortaklık sözleşmesine konu şirketin TTK'nın 573 ve devamı maddelerinde düzenlenen limited şirket olduğu, TTK'da düzenlenmiş...
İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile; TBK 639 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklığın haklı sebeple fesih ve tasfiyesi ile tasfiye payının ödenmesi adi ortaklığın konusunu teşkil eden inşaat sözleşmesi uyarınca elde edilen bağımsız bölümlerin adi ortaklık kapsamında el birliği mülkiyetinin korunarak tasfiye payı oranında taşınmazların taraflara devri, adi ortaklığa verilen---- tasfiyede dikkate alınarak davacıya ödenmesi, kar paylarının hesaplanıp ödenmesi istemlerine ilişkindir....
Mahkemece, adi ortaklık sözleşmesinin feshe yetkisi olmayan vekil tarafından imzalandığı ve bu nedenle davacıyı bağlamadığı gerekçe gösterilerek, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı ile davalı arasında adi ortaklık sözleşmesi olduğu ihtilafsızdır. Davacının talebi adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine yönelik bir taleptir. Hal böyle olunca, adi ortaklık sözleşmesi gereği taraflar arasındaki ilişkinin B.K nun 520 vd maddeleri gereğince tasfiyesi gerekir. BK'nun 538. maddesinde belirtildiği gibi tasfiye, bütün hesapların görülüp ortaklığın aktif ve pasif bütün mal varlığının belirlenip ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan dolayı olan ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Ortaklık sözleşmesinde hüküm bulunduğu takdirde tasfiyenin bu sözleşmedeki hükümlere göre yapılması asıldır....
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi talebine ilişkindir. Taraflar adi ortaklık sözleşmesinin tarafıdır.6098 sayılı TBK'nın 147-(4) maddesinde adi ortaklıktan kaynaklanan davalarda zamanaşımı (5) yıl olarak belirtilmiştir.Somut olayda, taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin kurulduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. --------- Hukuk Dairesi'nin -------- E---------K. Nolu 17.04.2014 tarihli ve --------- E.- ---------- K. 22/02/2022 tarihli ilamlarında da belirtildiği üzere; ortaklık, taraflar arasında yapılan bir anlaşma veya mahkeme kararı olmadıkça tasfiye edilmiş sayılamaz. Bir başka deyişle, tarafların ortaklıktaki hak ve borçları hususunda taraflar arasında bir anlaşma olmadıkça veya bu husus mahkeme kararıyla belirlenip tasfiyeyle karar verilmedikçe adi ortaklığın devam ettiği kabul edilmelidir. Fesih ve tasfiye edilmeyen adi ortaklıkta da zamanaşımı süresi başlamaz. Eş söyleşiyle, zamanaşımı süresi ancak fesih ve tasfiye anında başlar."...
Davalı adi ortaklık sözleşmesinin imzalandığını ancak yürürlüğe girmediğini, taşınmazları bedeli karşılığı satın aldığını, inşaat şirketinin ise babalarının verdiği sermaye ile iki erkek kardeş tarafından kurulmadığını,bu sözleşmeye dayanarak daha önce bir talep ve dava açma yoluna gidilmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir. 2010/13321-18015 Davacı 26.4.1984 tarihli noterde onaylatılan adi ortaklık sözleşmesine istinaden ortaklık payı ve sözleşmeye uyulmaması nedeniyle cezai şart alacağının tahsili için eldeki davayı açmıştır. Davalı adi ortaklık sözleşmesi imzalandığını ancak uygulanmadığı savunmuştur....


