WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

Davacı, ortaklığın kurulduğu tarihten itibaren kar payının ödetilmesi ile ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemiyle eldeki davayı açmış olup, ortaklığın feshi ile ortaklığın tasfiyesi ayrı ayrı hukuki işlemlerdir. BK.nun 538. maddesinde belirtildiği gibi tasfiye bütün hesapların görülüp ortaklığın aktif ve pasif bütün mal varlığının belirlenip ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Ortaklık sözleşmesinde hüküm bulunduğu takdirde tasfiyenin öncelikle bu sözleşmedeki hükümlere göre yapılması asıldır. Böyle bir hükmün bulunmaması halinde ise tasfiyenin bu defa BK.nun 539. maddesindeki sıra takip edilerek yapılması gereklidir....

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/301 Esas KARAR NO : 2022/495 DAVA : Adi Ortaklığın Tasfiyesi DAVA TARİHİ : 20/07/2020 BİRLEŞEN 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 11/09/2020 BİRLEŞEN 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 11/09/2020 KARAR TARİHİ : 24/06/2022 Mahkememizde görülmekte olan Adi Ortaklığın tasfiyesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı arasında 05/09/2019 tarihli ortaklık sözleşmesi başlığı ile adi ortaklık hükümlerine dayalı olarak ticari ilişki bulunduğunu, sözleşmenin konusunun davalı ile dava dışı ... Harita Mimarlık İnşaat Limited Şirketi arasında var olan 19/08/2019 tarihli taşeronluk sözleşmesi gereğince ... Parsel deki kat karşılığı inşaat sözleşmesine dair inşaat işlerinin davalı ... İnş. San. ve Tic. Ltd....

Taraflar arasında 01.08.2008 tarihli işbirliği sözleşmesi ve davaya konu 26.08.2008 tarihli protokol bulunmakta olup, dava konusu uyuşmazlık taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanmaktadır. 818 sayılı Borçlar Kanununda "Adi şirket" ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda "Adi ortaklık sözleşmesi" başlıkları altında yapılan tanımlarda adi ortaklık, "iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir" şeklinde tanımlanmıştır. Adi ortaklık sözleşmesi geçerlik şekli olarak herhangi bir şekle bağlı değildir. Ancak, ispat şekli bakımından yasal delillerle kanıtlanması gerekir. Ayrıca adi ortaklık ilişkisinde, bir ortak tarafından açılan alacak talebine ilişkin dava, ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsar. Niteliği gereği, adi ortaklıklar kişi ortaklıklarına dahildir, ortakların şahsı belirleyicidir. Adi ortaklık sözleşmesi iç ilişkide karşılıklı güvene ve iyiniyete dayanmaktadır....

Buna göre mahkemece , ortaklığın ve tarafların kayıtları ile dosya içeriğine göre, öncelikle taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin devam edip etmediğinin tespiti, ortaklık devam ediyor ise davacı talebinin adi ortaklik payından kaynaklanan alacak , ortaklık sona ermiş ise TBK'nun adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi şeklinde ele alınması, sonrasında yukarıda belirtilen esaslar dahilinde davacının davalı taraftan alacaklı olup olmadığı ve alacak miktarının tespit edilmesi, hasıl olacak sonuç dairesinde karar tesisi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının mahkemesine gönderilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....

Tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda;Borçlar Kanununun adi ortaklığa ilişkin 620 ve onu izleyen maddeleri gereğince adi ortaklığın kurulabilmesi için yazılı şekil gerekli olmayıp, adi ortaklık sözleşmesi sözlü olarak da yapılabilir,adi ortaklık sözleşmesinin inkarı halinde yazılı belge ile kanıtlanması gerekmektedir. Somut olayda davacı ... ile davalı ... arasında akdedilen 28/08/2013 tarihli adi ortaklık sözleşmesiyle, ... Şti'nin belirli bir şantiyesi tarafından yapılan bir taşınmaz için adi ortaklığın kurulduğu, adi ortaklık sözleşmesinde sadece davacı ... ve davalı ...'nun imzasının olduğu, sözleşmenin ... ve ...'ı bağladığı, diğer davalılar ...'nun ve ... Ltd Şti'nin adi ortaklık sözleşmesinde imzalarının bulunmadığı ve davacı ile adi ortaklık sözleşmesi akdetmediklerini sözleşmenin kendilerini bağlamadığını savundukları, davacı tarafından da ... Tic Ltd Şti ve ...'...

Yevmiye nolu ihtarname ile adi ortaklıktan kaynaklanan alacak/borçlar ve tasfiyesine ilişkin talepte bulunduklarını ve müvekkilini ihtar ettiklerini ifade ettikleri, sözleşmeye göre aradaki tasfiyenin başlangıcının, Ortaklığa ait malların satılarak paraya çevrilmesi gerektiği, davacı tarafın ortaklığa ait malların Mersinde bir Ardiyede olduğu ve halen satılmadığını açıkça ikrar ettiği, yani davacının tasfiye isteme hakkı bulunmadığı, ayrıca sözleşmeye göre satılmayan malın bedelinin tasfiyeye konu olmasının mümkün olmadığı, tasfiyenin ancak taraflarca seçilecek bir heyet yada memurca yapılacağı, davacıların amacının ortaklığın tasfiyesi olmayıp, ortaklık devam ederken aynı maden sahasında kendi nam ve hesaplarına çalışmaya devam etmek ve bu çalışmaya kaynak yaratmak olduğu, ayrıca ... sözleşmesinin, ruhsat sahibi tarafından haksız şekilde feshi ve istenilen üretimin yapılmaması nedeniyle ......

Mahkemece, bozmaya uyularak ortaklık sözleşmesinin feshine, taraflar arasındaki ortaklığın tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara ve bozmanın şumulü dışında kalarak kesinleşmiş olan cihetlere ait temyiz itirazlarının incelenmesi artık mümkün bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Davacının iddiası adi ortaklığın feshine ilişkin ihbar ve tüm dosya kapsamından mahkemece adi ortaklığın feshine karar verilmekle adi ortaklığın son bulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Ortaklık son bulduğuna göre, tasfiyenin de mahkemece bizzat yaptırılması gerekir. Ortaklığın feshi ile ortaklığın tasfiyesi ayrı ayrı hukuki işlemlerdir....

Ancak, ispat şekli bakımından yasal delillerle kanıtlanması gerekir.Ayrıca, adi ortaklık ilişkisinde; bir ortak tarafından açılan alacak talebi, ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsar.Somut olayda;davacılardan ... ile davalılardan ... arasında 1997 yılında başlayıp 2004 yılına kadar devam eden bir sözlü adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu ve bu ortaklık ilişkisinin 2004 yılı itibariyle sona erdiği dosya kapsamında yer alan delillerle sabit olmakla,bu noktada taraflar arasındaki ortaklık son bulduğuna göre tasfiyenin de mahkemece bizzat yapılması gerektiği kuşkusuzdur.Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nın 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar....

niteliğinde olması sebebiyle, adi ortaklık ilişkisi içerisinde karşı tarafı zarara uğratacak hiçbir eylemin olmaması sebebiyle haksız davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir....

Mahkemece; uyulan bozma ilamı uyarınca, "...taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesinde, tasfiyenin sözleşme hükümlerine göre yapılmasına dair hüküm bulunmadığı, tarafların tasfiye memurunu da belirleyerek mahkememize bildirmedikleri, mahkememizce re'sen atanan tasfiye memurunun üç aşamalı olarak yapmış olduğu rapor sonucuna göre alacak ve borçlar ödendikten sonra net varlığın 17.426,15 TL olduğu, her iki ortağın ortaklıktaki paylarının %50 oranında olduğu, buna göre taraflar arasındaki 26/03/2010 tarihli adi ortaklık sözlemesinin tarafların iradesi ile birlikte somut davanın açılması ve davanın aynı zamanda tasfiyeyi de kapsaması dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne; taraflar arasındaki 26/03/2010 tarihli adi ortaklık sözleşmesinin feshi ile adi ortaklığın tasfiyesine, Bilirkişinin üç aşamalı hazırlamış olduğu tasfiye raporlarında belirtilen bakiye net varlık ve tarafların adi ortaklıktaki pay oranları da gözetilmek suretiyle 8.713,00 TL alacağın dava tarihinden işleyecek yasal...

UYAP Entegrasyonu