Gayrımenkul ve İnşaat Anonim Şirketi tarafından adi ortaklıkça imzalanan sözleşme gereği davalıya verilen avans çeklerinin davalının yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bahisle geri ödenmesi için icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Takip adi ortak ... Gayrımenkul ve İnşaat Anonim Şirketi tarafından başlatılmış ve aynı adi ortak tarafından itirazın iptali davası açılmış ise de; ... Gayrımenkul ve İnşaat Anonim Şirketi'ne adi ortaklığın tamamını takip ve davalarda temsil yetkisi verildiğine dair ortaklık sözleşmesi veya kararı sunulmadığı gibi gerek icra takip dosyası gerekse dava dosyasında adi ortaklığı oluşturan şirketlerin takibi yapan ve davayı açan avukata verdikleri bir vekâletname bulunmamaktadır. Bu durumda, mahkemece itirazın iptâli davası için alınacak muvafakat icra takibine muvafakati de kapsayacağından (Emsal Yargıtay (Kapatılan) 15....
Adi Ortaklığına (Vergi No:... ) birtakım trafik, levha, yol malzemeleri satış işlemlerini yaptığını, bu kapsamda, davalıya icra dosyasına konu 11 adet fatura konusu malzemeleri sattığını devamında, adi ortaklık bu faturaları adi ortaklık defterine işlediğini, faturaların toplamı 252.975,60 TL olduğunu, adi ortaklığın ortakları davalı iki şirket olduğunu, davalılar, bu faturalardan kaynaklı müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadıklarını, davacı müvekkil ödeme yapılmaması üzerine bakiye alacağı için Konya .İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra dosyasından ilamsız icra takibi yaptığını, davalı borçlu ... şirketi söz konusu takibe yetkiye ve borca; davalı ... şirketi de borca "böyle bir borcum yoktur" diyerek itiraz ettiğini, itirazlar üzerine takip durduğunu, faturaları kabul edip, adi ortaklık defterine de işleyen davalıların söz konusu itirazı borcunu ödememek için yaptığı çok açık olduğunu, icra dosyasına yapılan haksız itirazın iptali amacıyla işbu itirazın iptali davasını açtıklarını, İşbu...
K A R A R Davacı, taraflar arasında ortak büfeler işletilip elde edilen gelir ile gayrimenkuller ve çiftlik kurularak burada kullanılmak üzere menkul mallar alındığını, gayrimenkullerin davalılar adına tescil edildiğini ileri sürülerek, ortaklık mallarının tespiti ile ortaklığın feshi ile tasfiyesine, davalı ... adına kayıtlı olan 469 parsel nolu taşınmaz satıldığından tapusunun iptali ile ortaklık adına tesciline bu mümkün olmaz ise bedelinin tespiti ile ortaklığa iadesine karar verilmesini istemişlerdir. Davalı ... davayı kabul etmiş, diğer davalılar davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacıların adi ortaklığın tespiti ile tasfiyesini talep etmişlerse de tasfiye alacağı talebinde bulunmadığından tespit ve tasfiye talebinin bu nedenle reddine, 469 parsele yönelik davanın ise tapu malikine karşı açılmış bir dava bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmişti....
KARAR Davacı, davalı ile kardeş olduklarını, dava dışı diğer kardeşi ile birlikte, anne babaları sağ iken onlarında katılımı ile 26.4.1984 tarihli adi ortaklık sözleşmesi düzenlendiğini, ailenin sahip olduğu tüm taşınmaz mallarda, kendisinin % 16,davalının ve dava dışı kardeşinin % 42 oranda ortak olacağının kararlaştırıldığını, erkek kardeşlerinin babalarının sağladığı sermaye ile inşaat şirketi kurarak, yine ailenin üçüncü şahıslarla malik oldukları taşınmazlar üzerine kat karşılığı inşaatlar yapıldığını, bunlarında adi ortaklığa ait olduğunu ancak payının gözetilmediğini, satışında da para ödenmediğini bildirerek ortaklık payının cezai şart alacağı ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş,birleşik davasında da yine adi ortaklığa ait olupta davacı adına tapuda kayıtlı taşınmazların bu sözleşmeye güvenerek davalıya bedelsiz devrettiği halde bunların satışı nedeniyle de pay verilmediğini bildirerek bu taşınmazlar yönünden de tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde ortaklık...
Maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, Bu bakımdan hisse devri sözleşmesi olan 2016 yılından itibaren 5 yıllık zamanaşımı süresi olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, huzurdaki dava tapu iptali ve tescil davası olmadığı, davanın sözleşmeden kaynaklı olarak müvekkilin tescil yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesi ile açılan tescile zorlama davası olduğu, Davanın tapu iptali ve tescil olarak nitelendirilebilmesi için öncelikle yolsuz tescil söz konusu olması gerektiği, dava konusu edilen taşınmazların müvekkil tarafından yolsuz olarak edinilmediği, bu durumda zamanaşımı olgusunun değerlendirilerek 10 yıl değil TBK daki adi ortaklık adına olan 5 yıllık zamanaşımı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, taşınmazlardaki hisselerin 70/er bin TL kabul edildiği ve Müvekkil ile Davacının Ortağı Kiriş tarafından dava dışı ... isimli şahsa devredildiği, huzurdaki davada Mahkemece bir tedbir kararı verecek ise şayet bu tedbirin kapsamı müvekkilin...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı ortağı ...’un müteveffa olan Şevki Ekşioğlu adına oğlu ... vekil sıfatı ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, davacıların bu sözleşmeye göre yüklenici olarak müvekkiline verilmesi kararlaştırılan taşınmazların tescilinden kaçındıklarını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, yüklenici olarak davacı ile dava dışı ...'...
la birlikte maliki olduklarını, 20.05.1982 tarihinde davalı arsa malikleri ile yüklenici... arasında arsa üzerine otel yapılması için sözleşme imzalandığını, inşa edilecek otelin % 51 malikinin..., kalan % 49 kısmının ise davalılara ait olacağını, 12.10.1982 tarihinde ise adi ortaklık sözleşmesi ile otelin aynı pay oranında işletilmesi ve ortaklık sermaye şirketine dönüştüğünde aynı hisse ve oranların cari olacağının kararlaştırıldığını, 1985 yılında ise adi ortaklığın öz sermayesinin tespit raporu ile belirlendiğini, bu miktarın anonim şirkete ayni sermaye olarak konulduğunu, bu surette davalıların arsa paylarını anonim şirkete ayni sermaye olarak verdiklerini ileri sürerek, davalılar adına kayıtlı tapunun iptali ile davacı şirket adına tescilini talep ve dava etmiştir....
E. sayılı dosyasında derdest durumda olduğunu, İşbu dosya kapsamında, yargılama, 2021 yılının Mart ayına kadar tapu iptali ve tescili davası olarak yürütülürken, 26/03/2021 tarihli celse tahtında verilen ara kararlar ile, taraflar arasında kurulmuş olan bir adi ortaklık bulunduğundan bahisle, projede bulunan tüm taşınmazlar üzerindeki ihtiyati tedbirlerin kaldırılmasına ve bağımsız bölümler üzerindeki tasarruf yetkisinin tasfiye memurlarıyla birlikte kullanılmasına karar verilerek, Müvekkil Şirket'in taşınmazlar üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığını,13/12/2021 tarihinde, Bakırköy .......
in bu miktarı isteme hakkının bulunduğu, kâr payına teminat olarak verilmek ile ortada kâr bulunmadığından davalının aldığı senedi iade etmesi gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, tapu iptal ve tescil yönünden yeniden hüküm tesisine yer olmadığına, davacı şirket ile davalının 28.08.2008 tarihli sözleşme ile kurmuş oldukları adi ortaklığın feshi ile tasfiyesine, adi ortaklık nedeniyle tarafların kâr payı alacağının olmadığının tespitine, adi ortaklık ilişkisinde davalıya sermaye payı olarak fazla ödendiği tespit edilen 57.071,23 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile şirket adına ödeme yapan davacı ...'...
Davanın uyuşmazlık taraflar arasında akdedilen adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklı sermaye olarak verildiği iddia olunan bonolar nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile adi ortaklık sözleşmesinin iptali ve hükümsüzlüğü istemine ilişkin olduğu görülmektedir. Davacının talebi bir bütün olarak gözetildiğinde adi ortaklığın fesih-tasfiyesi ve menfi tespit iddialarının birlikte değerlendirilmesi gerekeceğinden, sermaye olarak verilen bonolar sebebiyle borçlu olunup olunmadığının tespitinin adi ortaklığa ilişkin hükümler çerçevesinde yapılması uygun olacağından, adi ortaklık sözleşmelerinin ise Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenmediği ve sözleşme taraflarının tacir olmadığı gözetildiğinde adi ortaklığa ilişkin ihtilafların çözüm yerinin genel mahkemeler olduğu işbu davanın görevli Bursa Asliye Hukuk Mahkemesi'nde çözümlenmesi gerekeceğinden görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir....


