Yevmiye Numaralı evrakı ile adi ortaklık ilişkisi tarafların ortak iradesi ile sona erdirildiği, ancak, kira sözleşmesinin kiracı tarafında birden çok kişinin bulunması halinde; sözleşmenin feshi gibi yenilik doğuran hakların da tüm kiracılar tarafından birlikte kullanılması gerektiği, açıklanan nedenlerle, adi ortaklık adına imzalanan kira sözleşmesinin feshi de tasfiye kapsamında olduğundan ve ortaklar tasfiyeye ilişkin bu hususta anlaşamamış olduğundan tasfiyenin tamamlanması için tasfiye görevlisi atanmasını talep etmek gerektiği, taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesinin 8-1 hükmünde; "...ihtilaf halinde önce İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu" belirtildiğinden, her iki tarafın tacir olduğu göz önünde bulundurularak geçerli olarak belirlenmiş yetki şartına uygun olarak dava mahkemenizde açıldığı, arz ve izah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla ; tarafların karşılıklı fesih beyanı ile sona eren adi ortaklık ilişkisinin tasfiyesine...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Uyuşmazlık, taraflar arasında(adi ortaklığın tasfiyesi sonucunda düzenlenen) protokole dayalı alacakla ilgili itirazın iptali istemine ilişkindir. Adi ortaklık ilişkisi taraflar arasında ihtilaflı değildir. Davanın bu niteliğine göre inceleme görevi Yargıtay 13.Hukuk Dairesinindir. Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere Yüksek 13.Hukuk Dairesine gönderilmesine, 18.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Davalı ... vekili, müvekkili ile davacının önce iki adet tekne yapımı için adi ortaklık kurduklarını, daha sonra bazı prosedürlerden kaçınmak için dava konusu şirketi kurduklarını öncelikle adi ortaklığın sona erdirilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, Ticaret Kanunu'nda düzenlenen tüm ortaklıkların ayrı bir tüzel kişiliğinin bulunduğu, limited şirketlerin tasfiyesinin ....'nın 549 vd. maddeleri uyarınca düzenlendiği, bu nedenle davalının fesih ve tasfiyesi istenilen limited şirketin bir adi ortaklık çerçevesinde kurulduğu ve tasfiyenin bu adi ortaklık tasfiyesi çerçevesinde yapılması gerektiği iddiasının yerinde görülmediği, iki ortak arasında geçimsizlik bulunduğu, davalı ...'in sermaye taahhüdünü yerine getirmediği gerekçesiyle, davalı Must.Y. Gemi Yapım Onarım Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti.'nin fesih ve tasfiyesine, tasfiye memuru atanmasına karar verilmiştir. Kararı, davalı ... temyiz etmiştir....
Şti. tarafından oluşturulan yüklenici adi ortaklık tarafından yapıldığını, ödemelerin de yine söz konusu şirketler tarafından oluşturulan adi ortaklık tarafından alındığını, davalı şirketin bu adi ortaklıklardaki hissesinin %60 oranında olduğunu, davacının iddia ettiği komisyon alacağını davalı şirketten değil, yüklenici adi ortaklıktan talep etmesi gerektiğini, davalılar aleyhine açılan davanın haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu edilen sözleşmenin adi ortaklık olduğu, adi ortaklık sözleşmesinin konusunun, davalı şirket ile Mekikler İnş. ve Tic. Ltd....
Davacının dava dilekçesinde, hisse devir bedeli olan 65.000 YTL'nin tahsilini istemesi, adi ortaklığın tasfiyesini talep şeklinde değerlendirilmelidir. Üçüncü ortak olan .'ın da davada taraf olması sağlandıktan sonra, davanın adi ortaklığın tasfiyesi davası olarak kabulü ile sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 21.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Şti.nin ticari defter ve kayıtları ile ortaklık konusu işlerden dolayı alınan hakediş miktarları incelenmiş, davaya konu işlerden dolayı ortaklığın kar-zarar edip etmediğinin belirlenememesi, davalının muhasebe kayıtlarını tutmakla yükümlü olması ve zarar ettiğinin davalıca ispatlanamaması nedeniyle davalının 110.000 dolar karşılığı TL ile demirbaşların davacıya isabet edecek bölümünden sorumlu olduğu belirtilmiştir. Taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi kurulup, ortaklık konusu işte gerçekleştirildiğine göre tasfiyeninde bizzat mahkemece yaptırılması gerekir. Ortaklığın feshi ile ortaklığın tasfiyesi ayrı ayrı hukuki işlemlerdir. BK.nun 538.maddesinde belirtildiği gibi tasfiye bütün mal varlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır....
Mahkemece; mevcut dosyada adi ortaklar arası iç ilişkiden kaynaklanan talebin bulunduğu, taraflar arasında adi ortaklığın olduğu ve söz konusu adi ortaklığın henüz tasfiye edilmediği yönünde her hangi bir anlaşmazlığın bulunmadığı, bu nedenle davacının diğer adi ortak olan ...' den (söz konusu senedin muvazaalı olduğundan bahis ile) yapmış olduğu talebini ancak adi ortaklığın tasfiyesi aşamasında ileri sürebileceği, şayet adi ortaklığı tasfiye olmamış ise söz konusu talebi kendi adına değil adi ortalık adına isteyebileceği, söz konusu talebin davacı tarafından bizzat kendi adına istenildiği, bu durumun yerinde olmadığı, adi ortaklık devam ederken mevcut talebin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı vekili tarafndan temyiz edilmiştir. Davada; taraflar arasında kurulan adi ortaklık gereğince, ortaklığa ait menkul malların yarısının değeri talep edilmiştir....
Adi ortaklık hukuki ilişkisinde, tarafların birbirlerinden olan hak ve alacakları ancak tasfiye sonucunda belirlenebilir nitelikte olup, tasfiyeden önce kimin kimden ne miktarda alacaklı olduğu anlaşılamayacağından tarafların ortaklıktan dolayı olan alacağına tasfiye öncesi dönem için faiz yürütülmesi olanaklı değildir. Oysaki hükme esas alınan 18.4.2011 tarihli bilirkişi raporunda, tarafların adi ortaklıktan ve dolayısıyla birbirlerinden olan alacakları hesaplanırken tasfiye öncesi dönem içinde alacaklara faiz yürütülerek nihai alacak miktarı hesaplanmıştır. Bu ise az yukarıda belirtilen ilkeye aykırı bir durumdur. Mahkemece bu hususta yapılması gereken hesaplama yöntemi, tasfiye öncesi dönem için faiz uygulanmaksızın belirlenen alacak miktarlarının tahsili şeklinde olmalı iken, faiz hesaplaması yapılarak belirlenen miktarın esas alınması olanaklı değildir....
ADİ ORTAKLIĞIN FESHİNİN TESBİTİ "İçtihat Metni"Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle; daha önceden belirlenen, 03.11.2015 tarihli duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Av. M.. E.. geldi. Karşı taraf adına gelen olmadı....
DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, adi ortaklık sözleşmesinin fesih ve tasfiyesi nedeniyle ortaklığa ayni sermaye olarak getirilen taşınmazlara ilişkin tapu iptali ve tescil, adi ortaklık tasfiye payı alacağının diğer ortaktan tahsili istemiyle başlatılan ilamsız icra takibinde vaki itirazın iptali ile takibin devamı istemine ilişkindir. Genel İcra Dairesi'nin Esas sayılı dosyasının celbi ile yapılan tetkikinde; alacaklısının ..., borçlusunun ... olup, 80.000,00-TL alacağın tahsili için tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borçlunun takibe itiraz etmesi üzerine icra müdürlüğünce icra takibinin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır....


