Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı-karşı davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki 2. bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Taraflar arasında 12.08.2003 tarihli protokol ile adi ortaklık kurulduğu anlaşıldığı gibi,2.maddesi ile de... Mağazası'ndaki davacı ...'a ait tüm ticari malların karşılıklı anlaşılan fiyatlardan ...'e devredildiği belirtilmiştir. Kaldı ki adi ortaklık sözleşmesi gereğince davalının ödemeler yaptığı da dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasında BK’nun 520 ve devamı maddelerde yer alan şekilde bir adi ortaklık kurulduğunun kabulü gerekir. Hal böyle olunca aradaki ihtilafında BK 520 vd. maddeleri uyarınca çözülmesi gerekir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmamış sayılmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı tarafından açılan davada açtığı ve tefrik edilerek ayrı esasa kaydedilen karşı dava dilekçesi ile , davalı ile Mini kid işyerinde ortaklık yaptıklarını, davalının adi ortaklığın bitirlmesini ihtar ile bildirdiğini ileri sürerek, adi ortaklığın tasfiyesi ile verdiği avans tutarı 9.585 TL.nin davalıdan ödetilmesini istemiştir. Davalı karşı davanın süresinde açılmadığını ileri sürerek, davanın reddini dilmeştir. Mahkemece, karşı davanın süresinde açılmamış olması nedeni ile HUMK'nun 187. Maddesi yollaması ile 409. Maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir....
in ise ... şirketinin sahibi ve tek resmi ortağı olduğunu, davacılarla bir adi ortaklığının bulunmadığını, ayrıca davanın zamanaşımına uğradığını, davacıların adi ortaklığın konusu hakkında detaylı beyanda bulunmalarına rağmen hiçbir delil sunmadıklarını, davacıların adi ortaklık belgesi olarak dosyaya ibraz ettikleri 01.06.2011 tarihli dilekçe suretinin sahte olduğunu, davacılar ile ... arasında imzalandığı iddia edilen vefa sözleşmesinin adi ortaklık ilişkisini ortaya koymadığını, yine davacılardan ... ve ...'...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2018/850 Esas KARAR NO: 2021/121 DAVA: Adi Ortaklığın Tespiti, Adi Ortaklığın Tasfiyesi DAVA TARİHİ : 23/01/2013 KARŞI DAVA : KARŞI DAVA : Alacak KARŞI DAVA TARİHİ : 20/02/2013 KARAR TARİHİ: 10/02/2021 Mahkememizde görülmekte olan Adi Ortaklığın Tespiti, Adi Ortaklığın Tasfiyesi, Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılar arasında ---- yılında sözlü anlaşmaya dayalı bir ----- ilişkisi kurulduğunu, ---- ---- ortaklığa sunumu ve hammadde temini, üretilecek ürüne ilişkin ---- çalışmaları, müşteri çevresinin paylaşılması ve yeni pazarlar geliştirilmesi işlerinin müvekkili, hammaddenin işlenmesi ve üretimin ----- tarafından üstlenildiğini, --- kar paylaşımının hedef alındığını, toplam kar ---edilerek bunun --- ise, ---sonradan katılan ----- ortaklık tesis edilerek; ----- paylaşılacağını, --- bakımından taahhüt edilen ---- oranındaki --- müvekkiline devredilmediğini...
B.K’nun 538. maddesinde belirtildiği gibi, tasfiye bütün hesapların görülüp, ortaklığın aktif ve pasif bütün mal varlığının belirlenip ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan dolayı tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi, malların paylaşılması yada satış yoluyla elden çıkarılmalıdır. Ortaklık sözleşmesinde hüküm bulunduğu takdirde tasfiyenin sözleşmedeki bu hükümlere göre yapılması asıldır. Böyle bir hüküm bulunmaması halinde ise tasfiyenin bu defa BK.’nun 539. maddesindeki sıra takip edilerek yapılması gereklidir. Tasfiye için öncelikle yönetici ortaktan hesap listesi istenmeli, tayin edilecek süre içinde hesap listesinin verilmemesi halinde yönetici ortağın hesap vermekten kaçınmış sayılacağı kabul edilerek buna göre tasfiye işlemlerinin yapılması gerekir. Öte yandan adi ortaklık hükümleri gereğince tasfiyenin karar tarihine en yakın tarih itibariyle yapılması gerektiği de gözden uzak tutulmamalıdır....
Taraflar arasındaki 15.05.2003 tarihli protokol ile % 50'şer hisseli araç tamirine ilişkin özel servis çalıştırmaya yönelik adi ortaklık konusunda anlaştıkları ve bu ortaklığı 15.10.2011 tarihinde sona erdirdikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınmalı, Türk Borçlar Kanunu'nun 642. madde ve devamı hükümlerine göre tasfiye gerçekleştirilmelidir......
KARŞI OY YAZISI Taraflar arasında düzenlenen 24/04/2012 tarihli sözleşme ile bir adi ortaklık kurulduğu, buna göre davacının adi ortaklığa nakit para, davalının da otobüsün mülkiyetini sermaye olarak koyduğu ve adi ortaklığın herhangi bir resmi şekil şartına bağlı olmadığı (TBK md. 620) anlaşıldığına göre, tarafların ortaya koydukları sermaye ve yaptıkları ödemeler de dikkate alınarak adi ortaklığın tasfiyesi yoluna gidilmesi gerekirken, bir ortağın sermaye borcu olarak koyduğu otobüsün mülkiyetinin devri konusunda KTK'nin 20/1 maddesinde öngörülen şekil şartına uymaması nedeniyle adi ortaklığın geçersiz sayılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.17/10/2019...
Hal böyle olunca da davacı ile davalı ... arasında internet kafenin işletilmesi hususunda adi ortaklık oluşturulduğunun kabulü zorunludur. Mahkemece, davacı ve davalı ...'ın birlikte adi ortaklık oluşturdukları kabul edilmek suretiyle taraflardan adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi için delilleri ve karşı delilleri alınmalı, yönetici ortak olan davalı ...'dan hesap vermesi istenmeli, diğer hususlarda da BK'nun 538 ve devamı maddeleri gözetilmek suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde karar vermiş olması usul ve yasaya ayıkırıdır. Bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 27.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, kardeş olan taraflar arasında kurulan adi ortaklığın eylemli olarak sona erdiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Esasen bu husus mahkemenin de takdirindedir. Uyuşmazlık, ortaklığın malvarlığına dahil unsurların, taraflar arasında ihtilaflı olmasından kaynaklanmaktadır. Bilindiği üzere, adi ortaklığın sona ermesinin zorunlu ve kaçınılmaz bir hukuki sonucu da, sona erme ile birlikte ortaklığın tasfiye aşamasına girmesidir. Tasfiye, ortaklar arasındaki ortaklık ilişkisinin tamamen sona erdirilmesine yönelik kanuni bir usuldür. Tasfiye ile ortaklık malvarlığı para haline dönüştürülecek, borçlar ödenecek, sermaye değerleri ortaklara iade edilecek ve geriye kalan meblağ da ortaklar arasında kar ve zararın paylaştırılması esasına göre dağıtılacaktır. Adi ortaklığın tasfiyesinde ilk aşama, ortaklık malvarlığının paraya çevrilmesidir. Bu aşamada, ilk önce malvarlığının tümden ve parasal değeriyle tespiti gerekir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında karşılıklı olarak görülen alacak davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; davalı ile 02/01/2006 tarihli sözleşme ile adi ortaklık kurduğunu, ortaklık amacını gerçekleştirmek için 90.000 TL bedelli malzeme alındığını, ......


