Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili; müvekkili şirket ile dava dışı .arasında 06.07.2006 tarihli adi ortaklık sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile.ihaleye çıkarılan . arası hızlı tren alt yapı yapım işleri ihalesine şirketlerin birlikte girme kararı aldığını, ancak davacı şirketin ihale şartnamesindeki bazı koşulları taşımaması nedeniyle.ile dava dışı. oluşturacağı bir adi ortaklığın söz konusu ihaleye girmesine karar verildiğini, dava dışı şirketlerce anılan ihalenin kazanıldığını, 27.12.2006 tarihli toplantıda yine dava dışı şirketler tarafından kurulmuş olan B. adlı şirketler ile davacı şirket arasında bir adi ortaklık sözleşmesinin imzalanması ve alınan ihale kapsamındaki taşeronluk işlerinin adi...
Tic.Ltd.Şti'nin inşaatı yaptığını, faturalarını kesip adi ortaklığa verdiğini, Adi ortaklık yapılan inşaat işlerini kabul edip faturaları da kabul ettiğini, bu faturaları kendi defterlerine de işlediğini düşündüklerini, iade etmediklerini, İflas masası kayıtlarına göre, sözleşme bedelinin (yapılan ek imalat bedelleri hariç) 137 milyon TL olduğunu, Adi ortaklık konusu inşaat işinin sonuna gelindiği sırada, adi ortaklığın taşeronu olan ...Ltd Şti.'nin iflas erteleme talebinde bulunması üzerine, davalılardan... A.Ş. tarafından adi ortaklığı oluşturan diğer şirketlere karşı 'Adi Ortaklığın Feshi ve Tasfiyesi' için dava açıldığını, bu dava dosyasının ... 5....
İncelenen dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; Dava, "Terekenin Resmi Tasfiyesi" davasıdır. Yargıtay . HD’nin 05/10/2015 gün ve ... E. ... K. sayılı emsal içtihadında "Davacı vekili, dava konusu "Üçkardeşler Ticaret" unvanlı işletmenin müvekkillerine babalarından kaldığını, muris öldükten sonra işletmenin murisin eşi ... ve kızı ... tarafından işletilmeye devam olunduğunu ve işletme gelirinden müvekkillerine herhangi bir kazanç ve kar payı verilmediğini ileri sürerek, davacılara miras kalan ve adi ortaklık olarak devam eden ......
Diğer taraftan, İl Özel İdaresi ile imzalanan Yeraltı Su Kaynağı ile Toprak Havuzlarda Su ürünleri Üretme Hakkına ilişkin kira sözleşmesinin tetkikinden; davacı ve davalıyla birlikte, muris babalarının da kiracı olarak sözleşmede isminin yer aldığı anlaşılmıştır. Bu durumda, tarafların babalarıyla birlikte adi ortaklık kurduklarının kabulü gerekir. Mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Adi ortaklıkta, ortaklardan birinin ölümü, sözleşmede ortaklığın mirasçılarla sürdürülmesi konusunda bir hüküm yoksa ortaklık ilişkisi bakımından bir sona erme sebebi olarak kabul edilmiştir. Adi ortaklığın, tüzel kişiliği yoktur. Tüzel kişiliği olmadığı için, taraf ehliyeti de yoktur. Bu itibarla, adi ortaklığa ilişkin davalarda, adi ortaklığı oluşturan kişilerin taraf olarak hep birlikte hareket etmeleri gerekir. Adi ortaklık tarafından açılacak davaların, el birliği mülkiyeti kuralları gereğince bütün ortaklar tarafından birlikte açılması gerekir....
Dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanmaktadır. 818 sayılı Borçlar Kanununda "Adi şirket" ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda "Adi ortaklık sözleşmesi" başlıkları altında yapılan tanımlarda adi ortaklık, "iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir" şeklinde tanımlanmıştır. Adi ortaklık sözleşmesi geçerlik şekli olarak herhangi bir şekle bağlı değildir. Ancak, ispat şekli bakımından yasal delillerle kanıtlanması gerekir. Ayrıca adi ortaklık ilişkisinde, bir ortak tarafından açılan alacak talebine ilişkin dava , ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsar. Somut olayda taraflar arasındaki ortaklığın fiilen son bulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Ortaklık son bulduğuna göre tasfiyenin de mahkemece bizzat yaptırılması gerekir. Ortaklığın feshi ile ortaklığın tasfiyesi ayrı ayrı hukuki işlemlerdir....
Davacı vekili yargılamada 04/10/2011 tarihli celsede “ ... adi ortaklık tasfiyesi ile ilgili alacaklarının mevcut olduğu” beyanıyla açıkça tasfiye istendiğini ifade etmiştir. Bu durum karşısında, ortağın ölümü ile adi ortaklık sona ermiş olup, davacı tarafça ortaklığın tasfiyesi ve bu durum sonucunda doğan alacaklarının istenebileceği, davacının tasfiye talebinde bulunduğu, davanın adi ortaklığın tasfiyesine, kar payı talebine ilişkin olduğunun kabulu gerekir. Mahkemece, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınmalı ve 642. vd. maddelerindeki tasfiye hükümlerinin somut olaya uygulanması gerekmektedir. Tasfiye, ortaklığın bütün malvarlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sonlandırılması, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır....
Şti. arasında taşeronluk sözleşmesinin imzalandığını, yapılan kısmi ödemelerinin çeklere ilişkin olmadığını, iş bu çeklerin taşeron firmaya yapılan iş gereği verildiğini, çek bedellerinin ödenmemesinin kendilerinin sorumluluğunda olmadığını ileri sürerek davanın reddini davacı yanın %20 kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasını istemişlerdir.Mahkemece; davanın esas itibariyle adi ortalık alacağına ilişkin olduğu, adi ortaklığın çift imza ile temsili söz konusu olduğu, davanın davacı adi ortak tarafından diğer adi ortak ve işin yapımı nedeniyle adi ortaktan alacaklı çek lehtarı ... şirketine yöneltildiği, davanın adi ortaklık adına açılması zorunlu olduğu, ancak adi ortaklar arasında menfaat uyuşmazlığı bulunduğundan adi ortaklığın temsili için öncelikle kayyum atanması ve davanın adi ortaklık adına kayyum tarafından açılması gerektiği, belirtilen hususun yargılama aşamasında davacı yana kayyum atanması için süre verilmesi ve kayyumun davaya icazet vermesi suretiyle giderilebilecek bir...
Hemen belirtmek gerekirki, davacı ile davalının birlikte adi ortaklık oluşturarak, İzmir ... Otoyolu ihalesi işini alan dava dışı ortak girişimde alt taşeron olarak birlikte ... yaptıkları hususu kesinleşmiş mahkeme kararı ile sabit olup, davalı şirket davacı tarafından alınan hakediş bedellerinin yarısını kesinleşen mahkeme kararı uyarınca davacıdan tahsil etmiş bulunmaktadır. Davacıda bunun üzerine hakedişlerin alınması (adi ortaklık konusu işin yapımı) için kendilerince yapılan masrafların yarısını davalıdan talep etmektedir. Davacı ile davalının adi ortaklık oluşturdukları sabit olduğuna göre taraflar arasındaki ihtilafında bu hususu düzenleyen yasa maddeleri uyarınca çözümlenmesi gerekir. (Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmamaktadır.) Önemle ve ayrıca vurgulanmalıdırki, adi ortaklığın son bulması, feshi, ayrı bir olay tasfiyesi ise ayrı bir olaydır....
Hal böyle olunca, taraflar arasında bir adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu kabul edilip, uyuşmazlığın; adi ortaklığın tasfiyesi hükümleri (TBK.nun 620 ve devamı maddeleri) gereğince ve 642. vd. maddelerindeki tasfiye hükümlerinin somut olaya uygulanması suretiyle çözümlenmesi gerekmektedir. Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nın 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar. Bunlardan ilki, yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir. Dava konusu olayda, davacı ve davalı ortak ... tarafından adi ortaklığın son bulduğu belirtilerek adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile ortaklık konusu malların adil şekilde paylaştırılması talep edilmiş olmakla, artık tasfiye aşamasına geçilmesi gerekecektir....
Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, adi ortaklığın feshi ve payına isabet eden miktarın ödenmesi istemine ilişkindir. .... 2. Asliye Hukuk Mahkemesince; uyuşmazlığın ticari nitelikli dava olduğu ve ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiği belirtilerek görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, taraflar arasındaki uyuşmazlığın adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklandığı, davanın, adi ortaklık sözleşmesinin tarafı olan davacının, sözleşmenin uygulanması ile alakalı diğer ortaklara açtığı alacak istemli dava olduğu, adi ortaklık sözleşmesinin TBK'da düzenlendiği ve bu itibarla davanın ticari dava olmadığı, işbu davada görevli Mahkemenin davanın ilk açıldığı ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı vermiştir....


