İNCELEME VE GEREKÇE :Dava ; adi ortaklığın tasfiyesi ve tasfiye payının tahsiline ilişkindir.Mahkememizin --------- esas sayılı dava dosyasından istem konusu yapılan davacı ... ile davalı ... arasındaki adi ortaklığın tasfiyesi ve tasfiye payının tahsiline ilişkin dava, tefrik edilerek mahkememizin -------- esas sırasına kaydı yapılmıştır.Türk Borçlar Kanununun 620. maddesinde "Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir." hükmüne yer verilmiştir. Adi ortaklık TBK'nın 620 ve devam eden maddelerinde düzenlenmiştir.6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalar ile, şahısvarlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." hükmüne yer verilmiştir....
tarihinde eylemli olarak faaliyetine başladığını, adi ortaklığın üst yüklenici firmanın bilgi ve rızası dahilinde kurulduğunu, bu nedenle üst yüklenici ile arasındaki taşeronluk sözleşmesinin feshedildiğini ve adi ortaklık anlaşmasına uygun olarak aynı koşullarla üst yüklenici ile davalı şirket arasında taşeronluk sözleşmesinin imzalandığını, adi ortaklığın tünel inşaatını tamamladığını, ancak iş bedelinin büyük bir kısmını üst yükleniciden tahsil etmesine rağmen davalı şirketin kar payını vermediğini ileri sürerek; adi ortaklığın tasfiyesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla payına düşen kardan şimdilik 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir....
KARAR Davacı, 1990 yılında kendisinin parasını, davalının da bilgi becerisi ile emeğini koyduğu bir adi ortaklık oluşturduklarını, yazılı sözleşme olmadığı için karın yarı yarıya paylaşılması gerektiğini, adi ortaklığın işlerini davalının yürüttüğünü, bu ortaklık için davalıya 438.564 dolar verdiğini, davalının sermayeden 117.00 doları kendisine iade ettiğini, davalının ortalık süresince ortaklık adına çeşitli gayrimenkuller aldığını kendisine bilgi vermeyen davalının taşınmazların bir kısmını kendisi ve eşi adına tescil ettirdiğini, bir kısım taşınmazların ise kendisine devredildiğini, davalı ve eşi adına tescil edilen taşınmazların değerinin daha fazla olduğunu, kendisine kar payıda ödenmediğini ileri sürerek hissesine isabet eden kar payından şimdilik 600.000.000 TL.nin tahsiline, adi ortaklığın tasfiyesi ile davalı tarafından elde tutulan sermayeden fazlası saklı kalmak üzere 3.000 doların tahsilini istemiş, 19.9.2005 tarihli ıslah dilekçesi ile de, kendisine iade edilen 117.000 doların...
Tarafların kabulüne göre; aralarında bir adi ortaklık ilişkisi mevcut olup bu husus mahkemenin de kabulündedir. Ne var ki, bu kabule göre; Adi ortaklık ilişkisinin, “taraflardan birinin diğer ortağa verdiği bedelin kendisine iadesi” şeklinde tasfiyesi düşünülemez. BK.nun 538. maddesinde belirtildiği gibi tasfiye, bütün hesapların görülüp ortaklığın aktif ve pasif bütün mal varlığının belirlenip ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan dolayı tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi, malların paylaşılması, ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Ortaklık sözleşmesinde hüküm bulunduğu takdirde tasfiyenin bu sözleşmedeki hükümlere göre yapılması asıldır. Böyle bir hükmün bulunmaması halinde ise tasfiyenin bu defa BK.nun 539. maddesindeki sıra takip edilerek yapılması gereklidir....
adi ortaklığı arasında 16/11/2012 tarihinde arsa satış karşılığı gelir paylaşımı sözleşmesinin akdedildiğini, akabinde ... A.Ş....
tarafından düzenlenen bilançoya göre adi ortaklığın öz kaynağının -4.224.179,66 TL olduğu, buna göre TBK 643 maddesi gereğince tasfiye sonucunda taraflara ödenecek alacağın bulunmadığı kanaatine varılmakla adi ortaklığın tasfiyesi kapsamında taraflara ödenecek alacağın bulunmadığına ve davacının alacak davasının reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir....
nın tek ortağı olduğu limited şirketten davacıya geçici süreyle %10 ortaklık payı verilmek suretiyle limited şirkete ortaklık bu adi ortaklığın kılıfı haline getirildiğini,ortaklığın tasfiyesi için açılan davanın, limited şirketten çıkma ve adi ortaklığın tasfiyesi olmak üzere iki ayrı hukuki nedeni bulunduğu,talebin tek ve ortaklığın tasfiyesine yönelik olduğu,mahkemenin iki ayrı talep gibi değerlendirdiği , adi ortaklığa ilişkin talep "Borçlar Kanunu'na tabidir" ve "dava Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmelidir" zannıyla davayı önce tefrik etmiş, sonra usulden reddettiğini,bu bu hatalı tefrik kararının mükerrer alacağa sebebiyet vereceği, istinaf başvurusu reddedilir ve eldeki dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilecek olursa şöyle bir durum ortaya,limited şirketten çıkma konulu dava Asliye Ticaret Mahkemesinde, adi ortaklığın tasfiyesi konulu dava ise Asliye Hukuk Mahkemesinde görüleceğini, böyle olunca her iki davada da esasen aynı alacağın tartışılarak karara bağlanacağını,ortaya...
Hukuk Dairesinin 19/9/2011 tarih ve 2011/5962 Esas- 2011/12753 Karar sayılı bozma ilamı sonrasında mahkemece bozmaya uyulduğu, yargılama neticesinde, asıl dava yönünden adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi ile, davacıya ait ortaklık payı alacağı 148.998,00 TL'nin 17/09/2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, davalının 129.242,43 TL ödemesinin icra safhasında icra müdürlüğünce değerlendirilmesine, birleşen davanın ise reddine karar verildiği görülmektedir....
Davalı; adi ortaklık sözleşmesinin sadece "Baskı Enjeksiyon" işi için yapıldığını; hiçbir şekilde kendisine ait "... MARKA" dolapların ne üretimi, ne satışı, ne de kalıpları dahil olmak üzere hiçbir ticari sırrını kapsamadığını; davacının dilekçesinde kalıpları ortaklık payı olarak göstermeye çalıştığını, bu hususu kabul etmediklerini; ortaklığın tasfiyesi için ... Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açtığını, bu dava ile birleştirilmesine karar verilmesini; haksız açılan davanın reddini istemiştir. Birleştirilen davada ise, davacı Mehmet Yıldırım; davalı (karşı davacı)'nın kusuru ile sözleşmenin sona erdiğini ileri sürerek; adi ortaklığın feshine; sözleşmede öngörülen cezai şartın (500.000 USD'nin) ödenmesine; ...'...
Adi ortaklık adına, üçüncü kişiler aleyhine açılacak davaların bütün ortaklar tarafından açılması gerekir. Keza, bir ortağın diğeri aleyhine açtığı davada da, tüm ortaklar davaya dahil edilmelidir. Dosyada mevcut ve taraflar arasında imzalanan 29.4.2010 tarihli ortaklık sözleşmesinin incelenmesinden, her ne kadar ortak olarak davacı ile davalı Ö.. K.. gösterilmiş ve bu kişiler ortak sıfatı ile sözleşmeyi imzalamışlar ise de, sözleşmede ortakların kar payları belirlenirken, davacı ve davalı Ö. F. dışında , A.. K..' a da % 10 oranında kar payı verildiği görülmüştür. Öyle ise mahkemece, öncelikle dava dışı A.. K..'ın, adi ortaklıkta, ortak sıfatının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekir. Dava dışı A.. K..'...


