DAVA : Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/12/2020 KARAR TARİHİ : 22/12/2020 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 22/12/2020 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde ; davacı şirket ile davalı şirket arasında Adi Ortaklık Kurulması görüşmeleri sonucu üç adet adi ortaklığın kurulduğunu, tarafların esasında üç ayrı ihaleye yönelik üç ayrı adi ortaklık sözleşmesi imzaladıklarını, taraflar arasında kurulan üç ayrı adi ortaklık sözleşmelerinde yazılı amaçlar gerçekleştiğinden ve süreleri sona erdiğinden kendiliklerinden TBK 639/1 VE 639/5 e göre sona erdiğini,taraflar arasındaki her üç ortaklık son bulmuş olmasına rağmen yönetici olarak davalılar tarafından herhangi bir hesap verme, kar/zarar payı hesaplama, dağıtım ve/veya hesaplama yapılmadığını, ortaklığın tasfiyesi için tasfiye memuru belirlenmesi için görevlendirmenin yapılması amacıyla...
Mahkemece adi ortaklığın feshi ile fesih ve tasfiyesi için tasfiye memurunun atanmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların noterde 27.6.2002 tarihli sözleşme ile ... Lokantasının işletmeciliği konusunda adi ortaklık yaptıkları, davacının %25, davalının ise %75 oranında paylarını olduğunu, davalının yönetici ortak olduğu,davacının mahkeme aracılığı ile yaptırdığı tesbite göre işletmenin zarar ettiği hususları taraflar arasında ihtilaflı değildir. Davacı, kar payının tahsili ve yönetici olarak atanması için eldeki davayı açmıştır.Davalı ibraz ettiği 4.4.2004 tarihli sözleşme ile adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verildiğini,fesih ve tasfiyesinin buna göre yapılması gerektiğini, davanın yersiz olduğunu savunmuştur....
Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri bir sözleşme olup, adi ortaklık ilişkisi mutlaka sözleşme temeline dayanır. Adi ortaklık sözleşmesi yazılı yapılabileceği gibi sözlü de yapılabilir. Her ne kadar adi ortaklık ilişkisi her hangi bir şekle bağlı değilse de, bu kural geçerlilik şekli bakımından söz konusu olup, ihtilaf çıktığında adi ortaklık sözleşmesinin varlığını ispat yükü, adi ortaklık ilişkisinin varlığını iddia edene düşer. Adi ortaklıkta yazılı sözleşme, geçerlilik koşulu değil, bir ispat aracıdır. HMK'nın 200.maddesi gereğince; bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri 2.500,00 TL'yi geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir....
Nolu ... olduğunun tespitine karar verilmesini, adi ortaklığa TOKİ tarafından yapılacak ödemlerin ... tarafından bildirilen ortaklık hesabına yapılması gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
Davacı, davalılar ile aralarında adi ortaklık kurulduğunu iddiasıyla bu davayı açmıştır. Davalı savunmasında davacı ile adi ortaklık kurmadıklarını, davacının işyerine zaman zaman gelerek bir kısım işlerde kendilerine yardımcı olduğunu kabul etmişlerdir. Dosyaya davacı tarafından ibraz edilen davacının ismi yazılı olan belgelerde ortaklığın iştigal konusuyla alakalı olarak 3. şahıslara ödemeler yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalılar, davacının işyerinde zaman zaman çalıştığını kabul etmekte birlikte bu hizmeti için bir ücret ödendiğini iddia ve kanıtlamış değillerdir. Hal böyle olunca davacının, davalının işyerinde çalışmış olması, işyeri ile ilgili bir kısım ödemeler yapması birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında Borçlar kanununun 520 ve devamı maddelerinde düzenlenen bir adi ortaklık ilişkisinin kurulduğunun kabulü gerekir....
Noterliği'nin 14/02/2014 tarih ve ... yevmiye numaralı adi ortaklık kurulmasına ilişkin sözleşme gereğince adi ortaklık kurulduğu, adi ortaklık ilişkisi kapsamında ticari faaliyette bulunulduğu, 20/07/2016 tarihli ve ... Bakanlar Kurulu kararıyla ilan edilen 670 Sayılı KHK kapsamında ... A.Ş.'nin kapatılarak Hazineye devredilmesine karar verildiği, 24/08/2016 tarihi itibariyle ... A.Ş.'nin ticaret sicilinden re'sen terkinine karar verildiği anlaşılmıştır. 6098 Sayılı TBK'nun adi ortaklıkta sona erme sebeplerini düzenleyen 639/1-7. maddeleri gereğince; ortaklık sözleşmesinde öngörülen amacın gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin imkânsız duruma gelmesi veya haklı sebeplerin bulunması hâlinde, her zaman başkaca koşul aranmaksızın, fesih istemi üzerine mahkeme kararıyla adi ortaklık sona erecektir. Bu kapsamda, ... A.Ş. ile davalı ....A.Ş. arasında ... 10....
Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.) Somut olayda, davacı ...'ın ... makamları nazarında resmi olarak ortak edildiği ispatlanamamış olsa da taraflar arsındaki ilişkinin davacıların verdiği katkı payı doğrultusunda kar etmek amacını taşıyan adi ortaklık ilişkisi olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca ticaret mahkemesince bu gerekçe ile verilmiş görevsizlik kararının temyizi neticesi Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2015/11790 Esas saylı ilamı ile yerel mahkeme gerekçesi onanmakla taraflar arasındaki ilişkinin adi ortaklık olduğu husus bir kez daha kesinleşmiştir. Davacılar iş bu davada, adi ortaklık i... koydukları katkı payını istediğinden bu talep adi ortaklığın tasfiyesi sonucunu ihtiva etmektedir....
A.Ş. işinin ortaklık tarafından bitirilip bitirilmediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık vardır), ancak tarafların adi ortaklığı yukarıda açıklanan hükümler uyarınca tasfiye etmedikleri, 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesi uyarınca re'sen, davanın adi ortaklığın tasfiyesi davası olarak kabul edilmesi gerektiği ve tarafların adi ortaklığa ilişkin ortaklık payları nedeni ile alacak talebinde bulunamayacakları ancak tasfiyeden arta kalan kârdan ortaklık payları oranında pay isteyebilecekleri anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince adi ortaklığın tasfiyesi gerçekleştirilip oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davanın alacak davası olarak kabulü ile hüküm kurulması doğru olmamıştır. Bu nedenle kararın kaldırılması gerekmiştir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş; 6098 sayılı TBK'nın 642. vd. maddelerinde düzenlenen ve Yargıtay 3....
Taraflar artasındaki adi ortaklıkla ilgili---------- Karar sayılı kararı ile adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verildiği, ancak tasfiye bilançosu düzenlenmek suretiyle tasfiye işlemlerinin yürütülmediği anlaşılmıştır. ----- davalı adi ortaklığın alacaklısı------ tarafından adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi için açılan davada davanın konusu kalmadığı yönünde karar kurulduğu, kararın henüz kesinleşmediği, mahkememiz dosyasında ise adi ortaklığındaki ortaklardan ikisinin diğer ortaklardan alacak istemine ilişkin olduğu, fesih tasfiye davasında verilen kararın bozulması halinde yeniden verilecek kararda ortaklığın aktifleri ve pasifleri hesaplanarak ortakların pay miktarı ve dolayasıyla ortaklar arasındaki alacak borç miktarları incelenmiş olacağından ilgili kararın kesinleşmesinin beklenmesine karar verilmiştir. Tarafların -----dosyasına sunmuş oldukları 15/04/2011 tarihli protokol örneği dosya içerisine alınmıştır....
Davalı vekili; Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, arabuluculuk ön şartının yerine gelmediğini; fesih istenmediğini ve tasfiye şartlarının oluşmadığını; dava dışı ... ... şirketi ile adi ortaklık öncesi ön protokol imzalandığını, , 18.2.2010 tarihinde onaylanan ihale için idare tarafından sözleşmeye çağırıldıklarını, 21.2.2020 tarihinde davacı ile adi Ortaklık sözleşmesinin kurulduğunu,24.2.2010 tarihinde idare ile ihaleye konu işin yapım sözleşmesinin imzalandığını, 23.2.2020 tarihli vekaletname ile ......


