Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi ise; iş bu davada tarafların tacir olmadığı gibi dava, adi ortaklığın fesih ve davası olup TTK 'nın 4/1c maddesindeki davalardan da olmadığı, bu haliyle davanın görüm ve çözüm yerinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Somut olayda; davacı vekili, müvekkili ve davalı arasında 23.01.2023 tarihinde adi ortaklık sözleşmesi imzalandığını, 23.01.2023 tarihli adi ortaklık sözleşmesi ile ortaklık şartlarının belirlendiğini, davalı yanın davranışları ile tarafların birbirine güvenmesini ve ortaklığın devam ettirilmesini artık imkansız hale getirdiğini belirterek adi ortaklık sözleşmesinin feshine ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 2. maddesinde; "Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalar ile, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir." hükmüne yer verilmiştir....
, adi ortaklık tasfiye hesabında mükerrer olmamak üzere her işlem tarihlerinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir....
Mahkemece,taraflar arasında...Restaurant adlı işyerinin 25.12.1995 tarihinden itibaren işletilmesi hususunda % 50’şer hisseler oranında adi ortaklık ilişkisinin bulunduğunu,davacı tarafça açıkca adi ortaklığın feshi ve tasfiyesinin istenmediğinden işyerinde daha önceden çalışan işçilere yapılan bir kısım tazminat ödemelerinin doğrudan diğer adi ortaktan istenmesinin mümkün olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş ,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı ile davalı arasında adi ortaklık sözleşmesi olduğu ihtilafsızdır.Davacı eldeki davada ortaklığa konu işyerinde önceden çalışan işçilere yaptığı ödemelerden davalının hisesi oranında sorumlu olduğu iddiası ile eldeki davayı açmıştır..Davacının bu talebi adi ortaklığın fesih ve tasfiye talebini de içermektedir.Hal böyle olunca adi ortaklık sözleşmesi gereği taraflar arasındaki ilişkinin B.K nun 520 vd maddeleri gereğince tasfiyesi gerekir....
Ayrıca adi ortaklık ilişkisinde, bir ortak tarafından açılan alacak talebine ilişkin dava , ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsar. Somut olayda; taraflar arasındaki ortaklığın fiilen son bulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Ortaklık son bulduğuna göre, tasfiyenin de mahkemece bizzat yaptırılması gerekir. Ortaklığın feshi ile ortaklığın tasfiyesi ayrı ayrı hukuki işlemlerdir. Tasfiye, ortaklığın bütün malvarlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sonlandırılması, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Diğer bir anlatımla, tasfiye memuru tarafından yapılacak bir arıtma işlemi olup, hesap ve işlemlerin incelenip, bir bilanço düzenlenerek ortaklığın aktif ve pasifi arasındaki farkı ortaya koymaktır....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/670 KARAR NO:2022/709 DAVA: Ticari Şirket Kuruluş Sözleşmesinin İptali ve Ortaklık Sıfatının Baştan İtibaren Kaldırılması DAVA TARİHİ:01/11/2021 KARAR TARİHİ:19/10/2022 Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından ibraz edilen ve gerekli-yeterli kısımları: KONU : Davalılar arasında 10.03.2017 tarihli "---- kuruluş sözleşmesinin HİLE sebebiyle " İPTALİ" ne karar verilerek Müvekkilimin Ortaklık Sıfatının geçmişe şamil olarak ortadan kaldırılması taleplidir. TENSİP ZAPTI İLE BİRLİKTE İVEDİLİKLE VERİLMESİNİ TALEP ETTİĞİMİZ ACİL KARARLAR HAKKINDAKİ AÇIKLAMALARIMIZ: Davalı -----Sayılı dava dosyasından kısıtlanmış olup, 19.03.2020 tarihli mahkeme kararı ile vesayet altına alınmıştır. Vasi olarak ilk eşinden olan kızı ---- Atanmıştır....
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2009/530 esas sayılı dosyası ile bir alacak davası açıldığını ve bu davanın hala derdest olduğunu, adi ortaklığa dayanan alacak davalarında alacak isteminin aynı zamanda tasfiye istemini de kapsamakta olduğunu, zira tasfiye yapılmadan alacak talebinin sonuçlandırılamayacağının Yargıtay içtihatlarıyla da yerleşmiş durumda olduğunu, bu davada fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 11.000,00 TL ortaklık ve kar payı ile 1.491,50 ceza şart talep edildiğini, kar payı talebinin ıslah yoluyla artırılarak 47.881,71 TL daha eklediğini ve böylece toplam ortaklık ve kar payı isteminin 58.881,71 TL'ye yükseldiğini, bu yargılamanın davasında nihai olarak taraflar arasındaki adi ortaklığın tasfiyesi aşamasına gelindiğini, açıklanan nedenlerle davanın HMK m.166 gereğince tarafları ve konuları aynı olduğundan aralarında bağlantı bulunması nedeniyle Ankara .......
in ölümüne müteakiben terekesinde yer alan taşınmazlar ve 150 dolayında koyunun taraflar arasında taksim edilmeyerek birlikte kullanıldığını, edinilen gelirlerle taşınır ve taşınmaz mallar alınarak bazı ortaklar adına tescil edildiğini ve böylece ortaklığın devam ettirildiğini, tarafların çalışma, kar ve zararı paylaşma konusunda anlaşamadıklarından bu ortaklığın sürdürülme imkanının kalmadığını ileri sürerek taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile davacının payının yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir. 1-) Dava konusu uyuşmazlık, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Türk Medeni Kanunu madde 6 gereğince, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." Kural olarak, adi ortaklık ilişkisinin geçerliliği herhangi bir şekle bağlı değildir. Ancak, ihtilaf çıktığında, adi ortaklık ilişkisinin varlığını ispat yükü iddia eden düşer....
nin 639/2. maddesi uyarınca ortağın ölümü dolayısıyla adi ortaklığın sona erdiğinin tespiti ve ortaklığın tasfiyesi davasıdır. Davacı, ... Bankası A.Ş. Altyapı Uygulama Dairesi Başkanlığı tarafından ihaleye çıkarılan "Avanos İçme Suyu İnşaatı Yapım İşi" ihalesine katılabilmek için ... ile iş ortaklığı kurduğunu, aldıkların işin devamı sırasında ortağının ölümü ile ortaklığın sona erdiğinin tespiti ve tasfiyesini talep etmiştir. Dosyada bulunan kayıtlara göre; davacı şirket ile dava dışı ... arasında 04/09/2012 tarihli ortaklık sözleşmesinin imzalandığı, ihale konusu işin devamı sırasında ortaklardan ...'nın 01/06/2014 tarihinde vefat ettiği, müteveffanın mirasçılarının ... ... 18. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/433 Esas, 2014/441 Karar sayılı ve 16/06/2014 tarihli kararı ile mirası reddettikleri, kararın 25/06/2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. TBK.'...
Y...arasında kat karşılığı inşaat yapımı sözleşmesi ile adi bir ortaklık kurulduğunu, davalının kötüniyetli olarak ve sözleşmeye aykırı olarak tüm bağımsız bölümlerin tapularını kendi üzerine veya yakınları üzerine alarak 3. şahıslara sattığını, ortaklığı tasfiye etmediğini, kendisine hiçbir kâr payı ödemediğini, beyan ederek, adi ortaklığın tasfiyesine, davalıdan ortaklığın tasfiyesi sebebiyle doğmuş ve doğacak tüm alacaklarının faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında, zamanaşımı itirazında bulunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu uyuşmazlık, adi ortaklığın tasfiyesinden kaynaklı alacak talebine ilişkindir. Bilindiği üzere zamanaşımı; alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalabilmesini ifade eder....
sonra ------- faaliyetlerini de eşi -----yürütmüş ve ortaklığın paraya ihtiyacı olduğu dönemlerde ---, direkt ortaklığı yöneten -------- toplam 162.000-TL ve 100.000-USD gönderdiğini, Kardeşlerden; ömrü boyunca evlenmeyen ve çocuk sahibi de olmayan ---------- 03.07.2022 tarihinde vefat etmesi üzerine adi ortaklık sona erdiğinden tasfiyesi gerektiğini, Müvekkillerinden ------ hariç tüm davacılar ile bütün davalılar,------- kanuni mirasçıları olup davalı mirasçılarla adi ortaklığın tasfiyesi hususunda anlaşma sağlanamadığından bahisle adi ortaklığın feshini talep ve dava etmiştir....


