WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

Sayılı ilamı: "...Uyuşmazlık, adi ortaklık sözleşmesine ilişkin alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Davacı tarafça katılım payının iadesinin istenilmesi adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsamaktadır. Dairemiz kaldırma kararında adi ortaklığın fesih tasfiyesine ilişkin hükümlerin uygulanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekçelerine yer verilmiştir." şeklindedir. Dosya kapsamındaki bilgi, belge ve delillere göre taraflar arasındaki hukuki ilişkinin vasfı adi ortaklık ilişkisidir. Adi ortaklığın TBK 620 ve devamı maddelerinde belirlenen usul ile tasfiye edilmesinden sonra varsa davacının alacak miktarı tespit edilmelidir. Takip tarihi itibariyle alacak miktarının tespitinde de gayrimenkul icra satış dosyasından yapılan satış bedelinin ödenmesinin takip tarihinden sonra olması halinde TBK 100. Maddesi gereğince mahsup işlemi de yapılarak davacının varsa alacağının tespiti gerekir....

Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir.(TBK. 620/1 md.) Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nun 639. maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer.Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar.Bunlardan ilki, yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir. Tasfiye, ortaklığın bütün malvarlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sonlandırılması, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Diğer bir anlatımla tasfiye memuru tarafından yapılacak bir arıtma işlemi olup; hesap ve işlemlerin incelenip, bir bilanço düzenlenerek, ortaklığın aktif ve pasifi arasındaki farkı ortaya koymaktır....

Dosya kapsamından; davacı ile davalının 15.03.2007 tarihli "Adi Ortaklık" sözleşmesi ile sözleşmede belirtilen şartlarda ortaklık kurdukları anlaşılmaktadır. Davalı-karşı davacı N.. B.., 25.09.2008 tarihinde mahkemeye başvurarak, karşı tarafın zor kullanımı sebebiyle işyerine giremediğini belirterek; işyerinde bulunan malların tespitini talep etmiştir. Dosya içeriğinden tarafların sözleşmeye aykırı davrandığı sabit olduğuna göre, uyuşmazlığın; adi ortaklığın tasfiyesi hükümleri (TBK'nun 620 ve devamı maddeleri) gereğince ve 642.maddelerindeki tasfiye hükümlerinin somut olaya uygulanması suretiyle çözümlenmesi gerekmektedir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.) Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nun 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar....

Tüm dosya kapsamından taraflar arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde (818 sayılı BK.nun 520 ve devamı maddelerinde) düzenlenen adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Davacı, ortaklık payı olarak verilen bedelin iadesi için davalı aleyhine icra takibi başlatmış olmakla, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; adi ortaklığın tasfiyesi hükümleri (TBK'nun 620 ve devamı maddeleri) gereğince ve 642.maddelerindeki tasfiye hükümlerinin somut olaya uygulanması suretiyle çözümlenmesi gerekmektedir. O halde mahkemece; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınmalı ve 642. vd. maddelerindeki tasfiye hükümlerinin somut olaya uygulanması gerekmektedir....

Cumhuriyet ... bölgesindeki havaalanı inşaatı ile ilgili çelik konstrüksiyon imalat ve montajının sözleşme kapsamında her iki tarafça yerine getirilmesinin kararlaştırıldığı, işin tamamlandığı, sözleşmeye göre taraflar arasında kesin hesabın yapılmadığı mahkememizce bilirkişi kurulu raporundan alınan rapora göre, adi ortaklık sözleşmesinin tasfiyesi kapsamında davacı/davalı ... nin 38.098,26 Euro alacağının bulunduğu, ayrıca davacının alacaklı olması nedeni ile sözleşme gereğince alınan 150.000 Euroluk teminat senedinin iadesi gerektiği, karşı dava konusu yönünden davacı ... nın adi ortaklık sözleşmesi kapsamında davalıdan alacağının bulunmadığı, asıl dava yönünden davanın İİK'nın 235.maddesi gereğince kayıt kabul davasına dönüştüğü, davacı tarafından 38.098,26 Euro alacağın ve 150.000,00 Euroluk teminat senetinin iadesi için iflas masasına başvuruda bulunulduğu ve ıslah edilen miktarın 38.098,26 Euro olduğu bu nedenle kayıt kabul talebine ilişkin miktarın 38.098,26 Euro alacak ve 150.000,00...

Dava, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi, katılıp payı, kar payı, maddi tazminat istemine ilişkindir. Adi ortaklık; iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir(TBK. 620/1 md.). Diğer bir anlatımla, adi ortaklık; birbirini tanıyan, birbirlerinin kabiliyet ve şahsiyetlerine güvenen, eşit ve aynı durumda olan gerçek veya tüzelkişilerin, müşterek amacın gerçekleştirilmesini sağlayacak vasıtaları (sermaye paylarını veya emeklerini) ortaklığa getirme konusunda karşılıklı ve uygun irade beyanlarının birbirine ulaşmasıyla teşkil eden bir kişi topluluğudur....

Mahkemece; taraflar arasında resmi kayıtlarda geçen bir ortaklık bulunmadığı, kardeş olmaları nedeniyle özgüvene dayalı uzun yıllar alışveriş yaptıkları, ortaklığın ve alacağın varlığı ile ilgili herhangi bir belge sunamayan davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava; kardeş olan taraflar arasında karnet ve elyaf açma işi için kurulduğu ileri sürülen adi ortaklığın tasfiyesi istemine ilişkindir. Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde, tarafların sözü edilen karnet ve elyaf açma işine ortak oldukları ve ortaklığın Ekim 2007 tarihine kadar devam ettiği kabul edilmiştir....

Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA ESAS NO : 2021/364 Esas KARAR NO : 2023/249 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLLERİ : DAVALILAR : 1- 2- VEKİLİ : TASFİYE MEMURU: DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/01/2016 KARAR TARİHİ: 28/02/2023 K. YAZIM TARİHİ: 10/03/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, Ankara Batı ... Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde özetle; davacı ve diğer davalıların ... Mah. ... Cad. .../... ... ... ... adresinde ... Anaokulunu adi ortaklık şeklinde kurduklarını, 22/01/2015 tarihli adi ortaklık sözleşmesinde şirketin sermayesinin 2.100,00 TL olarak gösterildiğini, davacı ve davalıların herbiri 10.000,00 TL sermaye koyarak 30.000,00 TL sermaye ile ... Anaokulunu adi ortaklık şeklinde kurduklarını, müvekkilinin eşi ...'...

ın; vekalet sözleşmesi kapsamında inşaat yapım işi için ancak eser sözleşmesi niteliğinde olan sözleşmeleri ticari vekil olarak akdetme yetkisinin bulunduğu, vekaletname kapsamına göre şirket adına adi ortaklık sözleşmesi imzalama ve şirketin taşınmazları üzerinde tasarruf etme yetkisinin bulunmadığı halde, şirketin taşınmaz mal varlığı üzerinde tasarruf edilmesini de öngören söz konu adi ortaklık sözleşmesini vekaleten imzaladığı, kaldı ki sözleşmenin diğer tarafının yine aynı vekaletname ile şirkete vekil tayin edilen davalı ... olduğu, sonuç olarak her halde taraflar arasında düzenlenen ... tarihli ... sözleşmesinin geçersiz olduğu belirlenmiştir. Davalı, geçersiz olduğu belirlenen sözleşmeye dayalı olarak cezai şart alacağı talebinde bulunamayacağından ; davanın kabulü ile davacı şirketin Antalya Genel İcra Dairesinin ......

Şti. arasında 02/11/2011 tarihinde Lübnan’da ... ... isimli şirketin kurulduğunu, ortak geliştirilen projelerin Lübnan pazarına sunulmasının amaçlandığını; davalı şirket ile iradeleri sakatlanarak imzaladıkları yatırım sözleşmesinin ortaklık sözleşmesi olarak nitelendirilemeyeceğini, dava konusu taşınmaz satış sözleşmesinin ise tarafı olmadıklarını, sorumluluklarına gidilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemişlerdir. Davalı ... Ltd. Şti; davaya cevap vermemiştir....

UYAP Entegrasyonu