Bunun dışında; taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğu hususu ihtilafsız olup, davacı bu dava ile tasfiye payı alacağı ve kâr payını talep etmektedir, bu istek adi ortaklığın fesih ve tasfiye isteğini de kapsar....
Asıl ve birleşen davalar yönünden, davacıların talebi; taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile ortaklıktan doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda, tüm taraflarında kabulünde olduğu üzere taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin kurulduğu açıktır. Davacılar ile davalının adi ortaklık oluşturdukları sabit olduğuna göre taraflar arasındaki ihtilafında bu hususu düzenleyen yasa maddeleri uyarınca çözümlenmesi gerekir. Bu durumda, mahkemece; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınmalı, Türk Borçlar Kanununun 642.madde ve devamı hükümlerine göre tasfiye işlemi gerçekleştirilmelidir....
Davalı vekili cevabında; adi ortaklığın 2006 yılında başlayıp 2008 yılında sona erdiğini, davacının iddialarının yersiz olduğunu, ortaklığın hayvan beslemek ve satmak gayesiyle kurulduğunu, davacının adi ortaklıktan alacağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece; taraflar arasında adi ortaklık sözleşmesi bulunduğu konusunda ihtilaf olmadığı, davacının fiilen sona eren ortaklığın hukuken de sona erdirilmesi ve tasfiye amacıyla bu davanın açıldığını; aldırılan bilirkişi raporları ile ortaklık adına düzenlenen herhangi bir belge bulunmadığı, yapılan tüm işlemlerin şahıslar üzerinden yürütüldüğü, böylece ortaklık malı bulunmadığı anlaşıldığından; tasfiye konusunda karar verilmesine yer olmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçe gösterilerek, “davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında kurulmuş adi ortaklığın sona erdirilmesine, adi ortaklığın malları bulunmadığı anlaşıldığından tasfiye konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi - K A R A R - Uyuşmazlığın adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan kar payı alacağı talebinden kaynaklanmasına göre kararın temyiz incelemesi Dairemizin görevi dışındadır. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın temyiz incelemesini yapmakla görevli Yüksek 13.Hukuk Dairesi Başkanlığına gönderilmesine, 15.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasındaki uyuşmazlık, adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan kâr payı alacağı istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın niteliğine ve tarafların sıfatına göre, dosyanın temyiz incelemesi, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin görevine girmektedir. SONUÇ : Yukarıdaki açıklanan nedenlerle, dosyanın görevli Yargıtay Yüksek 13. Hukuk Dairesi Başkanlığı’na GÖNDERİLMESİNE, 07.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Alacak Dava, adi ortaklığın feshinden kaynaklanan ortaklık payı alacağı istemine ilişkindir. Bu durumda hükmün temyiz inceleme görevi dairemize ait olmayıp, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin görevi kapsamında kaldığından dosyanın anılan Daire Başkanlığı'na gönderilmesine, 28/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece; davanın adi ortaklık nedeniyle kar payı verilmesine ilişkin olduğu, protokolle ortaklığa son verildiği, protokolle fesih ve tasfiyeye ilişkin yükümlülükler üstlenerek bunun taraflarca kararlaştırıldığı, düzenlemeye göre dava tarihinde ve halen tasfiyenin gerçekleştirilemediği, davacının alacak kalemlerinin taraflar arasındaki düzenlemeye tabi olup, davacının buna göre tasfiye işlerini tamamlaması, davalı buna yanaşmaz ise yasal yolla tasfiye süresini işleterek adi ortaklığın varılan mutabakat ve taahütlere göre tasfiyesinin gerçekleştirmesi, oluşan sonuca göre alacaklı olup olmadığı belirlendikten sonra davalıya karşı alacak davası açması gerektiği, mevcut durumda belirlenmiş bir alacağı bulunmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir. Taraflar arasında adi ortaklık kurulduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır....
Şti. arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, müvekkili ile adı geçen şirket arasında sözleşmeye konu inşaatın birlikte yapımı hususunda adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu, adi ortaklık anlaşması uyarınca parsel üzerindeki B blok inşaatının müvekkili tarafından yapıldığını ancak inşaat devam ederken adi ortaklık ilişkisinin feshedildiğini ve B blok inşaatının tamamının müvekkile devredildiğini, daha sonra arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu parselin hissedarları arasında çıkan ihtilaf nedeniyle mahkemece parselin ortaklığının satış suretiyle giderilmesine karar verildiğini, taşınmazın üzerindeki B bloğun yapı değerinin 433.659,00 TL olarak tespit edildiğini, taşınmazın tespit edilen muhammen bedelinin %35,1 kadar yüksek bir fiyatla 8.590.000,00 TL'ye satıldığını, bu durumda B bloğun da 585.000,00 TL yapı bedeli ile satılmış olduğunun kabulünün gerektiğini, bu miktar üzerinden davalının payına düşen meblağın 16.924,00 TL olduğunu, davalının bu bedel üzerinde...
Cafe - Restaurant işletilmesine ilişkin adi ortaklık kurduklarını, adi ortaklığına konu işyerinin ortak malzeme bedellerinden davacı hissesine düşen 25.091,00 TL'nin davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek; 25.091,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde; taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu, davacının iddia ettiği alacağı kabul etmediklerini, davalının borcunun da olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulü ile; 25.000 TL alacağın dava tarihi olan 10.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Somut olayda taraflar arasında adi ortaklık sözleşmesi bulunduğu konusunda ihtilaf yoktur. Davacı, adi ortaklığa yaptığı ödemeyi talep etmektedir....
Köfte Yaka Şubesi ‘’adlı iş yerine %50 hisse ile ortak olduğu,ilgili sözleşmenin 4-a maddesine göre davacı tarafça 20.000 TL’nin davalıya ödenmesi suretiyle davacıya %50 oranında hisse verilerek ortaklık sözleşmesinin kurulduğunun belirtildiği,davacının 01.04.2011 tarihinden 09.07.2013 tarihine kadar fiilen söz konusu dükkanı işlettiğini; bu tarih sonrasında ise, davalının kendisini söz konusu işyerinden uzaklaştırması nedeniyle bir daha ilgili işyerini çalıştıramadığını ifade ederek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak adi ortaklık ilişkisine koyduğunu iddia ettiği 20.000 TL katılım payı alacağı yönünden şimdilik 10.000 TL ile, kar payı alacağına ilişkin olarak da 09.07.2013 tarihinden bu yana kendisine isabet eden şimdilik 5.000 TL kar payı alacağını talep ettiğinden bahisle eldeki davanın açıldığı sabittir. Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nın 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer....


