Kaymakamlığına ait inşaat işlerinin yapımı hususunda davalı ile 30.05.2012 tarihli adi ortaklık sözleşmesini imzaladığını, müvekkilinin 40.000 TL katılım payı ve emeği ile ortaklığa katıldığını, sözleşmede işlerin başlangıç, bitim ve kesin kabul anlaşmalarının beraber yürütüleceği ile işlerin kabulü ve hakedişlerinin alınmasını müteakip genel hesaplamalar yapıldıktan sonra hasıl olacak karın 1/2'sinin ve koymuş bulunduğu katılım payının müvekkiline ödeneceği hususlarının kararlaştırıldığını, sözleşme gereğince tarafların üstlendikleri işlerin tamamlandığını ve hakedişlerin davalı tarafından tahsil edildiğini, ancak koymuş olduğu katılım payı ile kar payının müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek; adi ortaklığın feshi ile müvekkilinin katılım payı olarak koyduğu 40.000 TL'nin 28.06.2012 tarihinden, (şimdilik) 1.000 TL kâr payı alacağının ise dava tarihinden işleyecek avans faizi ile tahsilini talep etmiş, 26.01.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile kar payı alacağı istemini 28.228 TL'ye yükseltmiştir...
ortaklık ilişkisi kurduğu davalıdan bu miktarı isteyebileceği, zira kesinleşmiş Mahkeme ilamında fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak kar payı istenebileceğinin belirtildiği, adi ortaklığın tasfiyesi yönünde karar verilmediği, husumete ilişkin istinaf itirazı haklı görülmediği, kesinleşen ilamda taraflar arasındaki ilişki adi ortaklık ilişkisi olarak nitelendirilmiş olup davalının % 25 hissesini davacı adına tesciline dair kararın kesinleşmesiyle adi ortaklığın tasfiye edilebileceği, adi ortaklıktan kaynaklanan alacağın bu tarihten itibaren muaccel olacağı asıl davada takip, birleşen davada ise dava tarihi itibarıyla 6098 sayılı Kanun'un 147 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 5 yıllık dava zamanaşımının dolmadığı, takip dayanağı alacağın likit ve muayyen olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir....
Adi ortaklık sözleşmesi; geçerlilik şekli olarak, herhangi bir şekle bağlı değildir. Ancak, ispat şekli bakımından yasal delillerle kanıtlanması gerekir. Ayrıca, adi ortaklık ilişkisinde; bir ortak tarafından açılan alacak talebi, ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsar. Somut olayda;mahkemece her ne kadar hatalı değerlendirme ile davalılar ......... Şti ile ... arasında düzenlenen 31/12/2011 tarihli "Ortak Girişimin Feshi'' başlıklı belge nazara alınmak suretiyle davalıların adi ortaklığı 31/12/2011 tarihinde oybirliğiyle sona erdirdikleri, ortaklığı oybirliğiyle tasfiye edip ibralaştıkları, davalı-borçlu şirketin ortaklıktan herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığı, adi ortaklığın ortaklarca oybirliğiyle tasfiye edilmesi karşısında artık tasfiyenin ve borçlu şirketin kar ve tasfiye payının belirlenmesi yoluna gitmenin de mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de,eldeki dosya ile ...... 1. .........
ın sermaye şirketi kayıtlarına giren stoklar karşılığında adi ortaklık hesaplarına para girip girmediği de tespit edilmediğini, tüm bunların yanı sıra davalının sahibi olduğu sermaye şirketine satılan ticari mallarının satılıp satılmadığını ve ne kadar bedelle satıldığı tespit olunamamış davalının beyanı esas alınmıştır denmekte olduğunu, adi ortaklık sözleşmesinin feshi ile adi ortaklığın tasfiyesine, adi ortaklığı temsile yetkili olmak üzere tasfiye memuru atanmasına, Tasfiye ile birlikte ortaklık payı ve kar payının ortaklığın kurulduğu günden davanın açıldığı güne kadar hesaplanarak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, adi ortaklığa ait malların aynen taksimine, aynen taksimin mümkün olmaması halinde malların satılarak pay oranında paylaştırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan uhdesinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir....
in işletmesinden elde edilen net işletme karını yarı yarıya paylaşmakta olup, taraflar arasında adi ortaklık durumunun söz konusu olduğu ve taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinin her tür delille de ispatlandığını,mahkemenin bilirkişi raporuna itibar etmesinin de usule ve hukuka aykırı olduğunu,davacının pirim alacağı yanında ortaklık alacağı da talep edebileceği,bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi için kararın kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Dava adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile alacak talebine ilişkindir.Davalı taraf adi ortaklığı inkar etmektedirler.Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri bir sözleşme olup, adi ortaklık ilişkisi mutlaka sözleşme temeline dayanır. Adi ortaklık sözleşmesi yazılı yapılabileceği gibi sözlü de yapılabilir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/175 Esas KARAR NO : 2018/65 DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 24/03/2017 KARAR TARİHİ : 26/01/2018 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının dava dilekçesi incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; .../.../... tarihinde davalı ..., davacı ... ve mütevveffa ... ... arasında adi ortaklık sözleşmesi kurulduğunu, adi ortaklık sözleşmesi gereğince müteveffa ...’in müştereken malik olduğu ... ili ... ... ilçesi ... Mah. ......
Davacı vekili dilekçesi ile; tarafların 06.04.2006 tarihinde noterde adi ortaklık sözleşmesi imzaladıklarını ancak ortaklığın 02.01.2008 tarihinde sona erdiğini, adi ortaklığın bitmesinden sonra davalıdan talep hakkı olan (şimdilik) 10.000 TL'lik alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesi ile; ortaklığın tüm iş bağlantıları, iş organizasyonları ve ödemelerle ilgili işlerinin kendisi tarafından kendi şahsi araçları da kullanılarak yürütüldüğünü, davacının 2007 sonuna doğru üzerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getiremediği için ortaklığın yürüyemeyeceğini ve kendi hissesine düşen alacağı karşılığında kendisinin şahsi ve ortaklığa ilişkin borçlarının davalı tarafından ödenmesi durumunda ortaklıktan ayrılacağı yönünde mutabakata varıldığını, davalının da davacının tüm borçlarını ödediğini ve ortaklıktan da bir alacağı olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir....
Karşı Davalılardan - ... ...' nın; 140.493,28 TL tutarında Adi Ortaklıktan; ALACAKLI bulunduğu, Adi Ortaklıkta 96 4 pay sahibi olan, ... ... hissesine; 140.493,28 TL tutarında tasfiye bakiyesi ( kar payı ) isabet ettiği, dolayısıyla işin başında mülkiyetinde bulunan tüm Villaları, Ortaklık adına 3. Kişilere devrettiğinin kabulü ile Davacı ... Karşı Davalılardan - ... ...' nın; 140.493,28 TL tutarında Adi Ortaklıktan; ALACAKLI bulunduğu, Adi Ortaklıkta 96 4 pay sahibi olan, ... ... hissesine; 140.493,28 TL tutarında tasfiye bakiyesi ( kar payı ) isabet ettiği, dolayısıyla işin başında mülkiyetinde bulunan tüm Villaları, Ortaklık adına 3. Kişilere devrettiğinin kabulü ile Davacı ... Karşı Davalılardan - ... ...' nın; 140.493,28 TL tutarında Adi Ortaklıktan; ALACAKLI bulunduğu, Adi Ortaklıkta 6 4 pay sahibi olan, ... ... hissesine; 140.493,28 TL tutarında tasfiye bakiyesi ( kar payı ) isabet ettiği dolayısıyla işin başında mülkiyetinde bulunan tüm Villaları, Ortaklık adına 3....
Bu tanımlardan adi şirketin –ortaklığın- unsurları; kişi, sözleşme, katılım payı, amaç, affectio societatis (müşterek gayeye ulaşmak için birlikte çalışmak unsuru) şeklinde belirtilebilir (Barlas, Nami, Adi Ortaklık Temeline Dayalı Sözleşme İlişkileri, ..., 1998 s.13). Kişi Unsuru: Adi ortaklık bir kişi birliği olmakla, temel unsuru kişidir. Kanunun lafzından da anlaşıldığı üzere adi ortaklık ilişkisinin kurulabilmesi için, iki ya da daha fazla gerçek veya tüzel kişinin bir araya gelmesi gerekmektedir. Eldeki davada iki gerçek kişi ve bir tüzel kişinin bir araya geldiği gözetilerek, adi şirketin varlığı için aranan kişi unsurunun, uyuşmazlık konusu olayda bulunduğu kabul edilmelidir Sözleşme Unsuru: Borçlar Kanunu'nun ilgili maddesinde adi ortaklık tanımlanırken, "şirket bir akittir ki..." denilmektedir. Görüldüğü gibi, kanun koyucu öncelikle adi şirket ilişkisinin akdi bir ilişki olduğunu kabul etmiştir....
Şti ile adi ortaklık oluşturduğunu ve bu adi ortaklığın ..... ile çalıştığı ve bu kurumdan alacağı olduğunu, davalı ..... iş ortaklığındaki tasfiye payının icra dosyalarında haczedildiğini,..... 2013/64 esas sayılı dosyasında tasfiye davası açılmak üzere kendilerine yetki verildiğini,borçlu ....tasfiye payının haczedilmesi nedeniyle adi ortaklığın son bulduğunu ileri sürerek, adi ortaklığın tasfiyesini, tasfiye sonucu borçlu ..... isabet edilecek payın tespit edilerek icra dosyalarına gönderilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ......Ltd. Şti , diğer davalı ile adi ortaklık oluşturduklarını, bu çerçevede... tesisi işinin yapımını üstlendiklerini, diğer davalı ..... davacının alacaklı olduğuna ilişkin maddi olguya bir itirazlarının bulunmadığını, ancak İİK'nın 89/1 maddesinde belirtilen uyarıların gönderilmediğini savunarak,davanın reddini istemiştir. Davalı ....cevap dilekçesi sunmamıştır. ./.....


