Mahkemece, adi ortaklığın borcu nedeniyle yapılan takiple, yine borçlu adi ortaklığın 3. kişideki hak ve alacağının haczini engelleyecek yasal düzenleme bulunmadığından yapılan haciz yasaya uygun olduğu gerekçesi ile direnme kararı verilmiş, direnme kararının çoğunluk görüşü ile onanmasına karar verilmiştir. Çoğunluk görüşüne aşağıdaki nedenlerle katılınmamıştır. Zira; İki veya daha fazla kişinin ortak bir amaca erişmek için emek veya mallarını birleştirmeyi üstlendikleri tüzel kişiliği bulunmayan, ortakların ortaklık borçlarından kendi malvarlıklarıyla sınırsız ve müteselsil olarak sorumlu oldukları kişi topluluğuna adi ortaklık denir (Prof. Dr. Fikret Eren Borçlar Hukuku Özel Hükümler 5. Baskı sayfa 829). Adi ortaklıkta her ortak ortaklığa, ortak amacı gerçekleştirmek için belirli bir mal veya emekten oluşan bir ortaklık payı koymayı üstlenir. Ortaklık payı, adi ortaklığın zorunlu unsurudur. Aynı türden katılım payı koyma zorunlulukları yoktur....
Mahkemece, adi ortaklığın borcu nedeniyle yapılan takiple, yine borçlu adi ortaklığın 3. kişideki hak ve alacağının haczini engelleyecek yasal düzenleme bulunmadığından yapılan haciz yasaya uygun olduğu gerekçesi ile direnme kararı verilmiş, direnme kararının çoğunluk görüşü ile onanmasına karar verilmiştir. Çoğunluk görüşüne aşağıdaki nedenlerle katılınmamıştır. Zira; İki veya daha fazla kişinin ortak bir amaca erişmek için emek veya mallarını birleştirmeyi üstlendikleri tüzel kişiliği bulunmayan, ortakların ortaklık borçlarından kendi malvarlıklarıyla sınırsız ve müteselsil olarak sorumlu oldukları kişi topluluğuna adi ortaklık denir (Prof. Dr. Fikret Eren Borçlar Hukuku Özel Hükümler 5. Baskı sayfa 829). Adi ortaklıkta her ortak ortaklığa, ortak amacı gerçekleştirmek için belirli bir mal veya emekten oluşan bir ortaklık payı koymayı üstlenir. Ortaklık payı, adi ortaklığın zorunlu unsurudur. Aynı türden katılım payı koyma zorunlulukları yoktur....
Bu durumda, davacıya adi ortaklık ilişkisinin devam ettiği döneme ait ticari defter, kayıt belgeleri ibraz ettirilerek ve bilirkişi heyetine mali müşavir de dahil edilip davacının adi ortaklık ilişkisi nedeniyle program satarak elde ettiği gelir miktarı da en az dava dilekçesinde kabul ettiği miktar ve birim fiyat üzerinden hesaplanıp adi ortaklığın toplam aktifi belirlendikten sonra bu gelirin elde edilmesi için yapılan veya yapılması gereken masraf ve giderler düşüldükten sonra taraflar arasındaki sözleşmede kararlaştırılan paylaşım oranı uyarınca davacının istemekte haklı olduğu tasfiye payı alacağı konusunda gerekçeli ve denetime elverişli ek rapor alınıp maddi tazminat istemine yönelik olarak davanın sonuçlandırılması gerekirken eksik inceleme ile kâr payı alacağı ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Öte yandan yerel mahkemenin ilk kararında, 10.000,00 TL manevi tazminata da hükmedilmiş olup davalının temyizi üzerine hüküm araştırmaya yönelik olarak bozulmuştur....
Hukuk Dairesinin 2022/2684 Esas, 2023/976 Karar sayılı 30/03/2023 tarihli ilamında; "...Dava adi ortaklıktan kaynaklı kar payı ve adi ortaklık için verildiği ileri sürülen bedelin iadesi talebine ilişkindir. Davada bilirkişi incelemesi yapıldığı,kök ve Mali Müşavir bilirkişi yanına sektör bilirkişisi eklenerek ek rapor alınmıştır. Dosyaya sunulan 06/02/2013 tarihli şube ortaklık sözleşmesinde, ... adresinde bulunan restaurantın işleyişi ile ilgili adi ortaklık sözleşmesi imzalandığı, 4. maddede, bu ortaklık anlaşması ile ortaklık veren davalı ......
İki veya daha fazla kişinin ortak bir amaca erişmek için emek veya mallarını birleştirmeyi üstlendikleri tüzel kişiliği bulunmayan, ortakların ortaklık borçlarından kendi mal varlıklarıyla sınırsız ve müteselsil olarak sorumlu oldukları kişi topluluğuna adi ortaklık denir. (Prof. Dr. Fikret Eren- Borçlar Hukuku Özel Hükümler 5. Baskı sayfa 829) Adi ortaklık, Türk Borçlar Kanununda özel borç ilişkileri kısmında düzenlenmiştir. Adi ortaklıkta her ortak ortaklığa ortak amacı gerçekleştirmek için belirli bir mal veya emekten oluşan bir ortaklık payı koymayı üstlenir. Ortaklık payı, adi ortaklığın zorunlu unsurudur. Aynı türden katılım payı koyma zorunlulukları yoktur. Ortaklar, koymayı üstlendikleri katılma payının nitelik ve miktarını, adi ortaklık sözleşmesinde hukuk düzeninin sınırları içinde serbestçe kararlaştırabilirler (Eren, sayfa 834-835) . Adi ortaklığın tüzel kişiliği yoktur. Bu nedenle, adi ortaklık hak ve fiil ehliyetine sahip değildir....
(BK. 539.) maddesi gereğince "Katılım payı geri verildikten sonra birşey artarsa, bu kazanç, ortaklar arasında paylaşılır" hükmüne göre paylaşılacak kâr bulunmadığı belirtildiğinden, mahkemece; davacının ödediğini iddia ettiği 6.400 TL alacak talebi yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak, 01.02.2008 tarihli "Adi Ortaklık Sözleşmesi"nin 2.maddesi gereğince ortaklık zarar etmiş olsa bile davacıya minimum 1.200 TL maaş ödeneceği kararlaştırıldığına ve davacının 01.02.2008 - 31.07.2008 tarihleri arasında ses stüdyosunda fiilen çalıştığı anlaşıldığına göre mahkemece; davacının davalıdan almaya hak kazandığı maaş alacağı ile ilgili talebi hakkında davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir....
Dosya kapsamından; davacı ile davalının, davalıya ait 03 FZ 191 plakalı BMC marka aracın işletilmesi ve bunun sonucunda elde edilecek kar ve zararın paylaşılması konusunda, 01/11/2012 tarihli ortaklık sözleşmesi yapıldığı, buna göre taraflar arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde (818 sayılı BK.nun 520 ve devamı maddelerinde) düzenlenen adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu açıkça anlaşılmaktadır ki, bu husus mahkemenin de takdirindedir. ./.. Somut olayda, davacı taraf, davalının hesap vermemesi ve kar payı ödenmemesi nedeniyle adi ortaklığı haklı nedenle feshettiğini belirterek, koyduğu sermaye payının davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemece, adi ortaklığın feshi şartlarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki adi ortaklık bir kişi ortaklığı olup, ortaklar arasındaki güven ilişkisine dayanmaktadır....
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 10/12/2013 NUMARASI : 2006/62-2013/422 Taraflar arasındaki adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacı ile davalının 25.11.2004 tarihinde "Protokol" başlıklı belge ile adi ortaklık kurduklarını, sözleşmeye göre davacıya ait taşınmaza 13 daireli inşaat yapılacağını, davalının emeğini koyduğunu, inşaat bittikten sonra kalan kârın sermaye payı oranında paylaşılacağı, davalının idareci ortak olduğunu, ortaklık ile ilgili hesap vermediğini, 13 daireden 11 tanesinin satıldığını, kalan iki dairenin davacının uğradığı zarar karşılığı olduğunu, davacının davalıdan alacağı olduğunu belirterek, adi ortaklıklığın feshi ile satılmayan 5 ve 11...
Davacı eldeki dava ile, davalının bu ortaklık payı için ödemiş olduğu ortaklık katılım (sermaye) payını, kar payı alacağını ve işletme yeri için ödenen depozito bedelini talep etmekte olduğundan, artık taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin sona erdiğinin kabulü gerektiği kuşkusuzdur. Nitekim dava konusu adi ortaklığın yaklaşık üç aylık bir işletme süresi sonunda iş yerinin kapatılması suretiyle sona erdiği ve iş yerindeki demirbaşların davalı tarafça satıldığı her iki tarafın da kabulündedir. buna göre fiilen sona eren adi ortaklıkta davacının talebinin adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkindir ve tasfiyenin mahkemece bizzat yapılması gerekmektedir. Adi ortaklık ilişkisi, TBK'nın 639.maddesinde sayılan sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesi ile sona erer. Bu şekilde ortaklığın sona ermesinin başlıca iki sonucu ortaya çıkar. Bunlardan ilki, yöneticilerin görevlerinin sona ermesi, diğeri de ortaklığın tasfiyesidir....
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; 1-Dava adi ortaklık nedeniyle kar payı alacağı davasıdır. 2-Davacı taraf davalı şirket ile "Ortaklık Protokolü ..." başlıklı bir adi ortaklık sözleşmesi imzaladığını ve bu sözleşme ile davalının da dahil olduğu adil ortaklığın oluştuğunu, fakat aradan geçen sürede adi ortaklıktan kaynaklanan kar payı dağılımının yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00TL alacak talebinde bulunmuştur. 3-Davalı tarafça ortaklık protokolü başlıklı belgenin geçerliliğinin bulunmadığını, tarafların daha sonra bu iradelerini sona erdirdiklerini, davacının davalıya bağlı işçi olarak maaş karşılığı çalıştığını, İzmir ......


