"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi KARAR Dava, adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir. 9.2.2011 gün ve 6110 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 8.maddesi ile 2797 sayılı Yargıtay Yasasının 14.maddesinde yapılan değişiklik uyarınca; Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 21.01.2013 günlü ve 2013/1 sayılı kararı uyarınca işbu davada temyizen inceleme görevi 1.2.2013 tarihinden itibaren Yargıtay 3.Hukuk Dairesine verilmiştir. SONUÇ: Dosyanın görevli Yargıtay Yüksek 3.Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 28.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Temyiz Sebepleri Birleşen dava davacısı vekili temyiz dilekçesinde özetle; adi ortaklık sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini, sözleşme uyarınca üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, bir bağımsız bölüm bedelinin verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık asıl davada, adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklanan ve bu sözleşme kapsamında davalı yararına verilen teminat mektubunun paraya çevrilmesi nedenine dayalı alacak, birleşen davada ise, adi ortaklık sözleşmesinin ifası amacıyla gösterilen emek ve harcanan bedellerinin tahsili istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk TBK’nın 620, 643 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 437 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2....
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımının sözkonusu olduğunu, senetlerin tümünün davalı tarafından ödenip geri alındığını, ortaklık sözleşmesinin davacı ödeme yapmadığından geçersiz hale geldiğini, senet borçları bittikten sonra davanın açıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davacının tespit talebinin reddine, alacak talebinin kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Davacı ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. Dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinden kaynaklanmaktadır. 818 sayılı Borçlar Kanununda "Adi şirket" ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda "Adi ortaklık sözleşmesi" başlıkları altında yapılan tanımlarda adi ortaklık, "iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir" şeklinde tanımlanmıştır....
Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine şeklinde karar tesis edilmiştir. 12/09/2022 tarihli Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı dosyaya sunulmuştur. 31/07/2021 tarihli '...Isı Firması Ortaklık Fesih Protokolü' adlı sözleşmenin örneği dosyaya ibraz edilmiştir. GEREKÇE:Dava, adi ortaklık sözleşmesinin feshi ve tasfiye protokolünden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta tarafların kardeş oldukları, adi ortaklık şeklinde işyeri açtıkları, bu ortaklığın feshi ve tasfiyesine ilişkin olarak 31/07/2021 tarihli fesih protokolü düzenledikleri hususları uyuşmazlık konusu değildir....
Ne var ki, daha önce o işyerinde çalıştırılan işçinin bilahare tüzel kişi şirketin ya da adi ortaklığın hissedarı olması, alt işveren ilişkisi kurmasına engel teşkil etmez. 17. Görüldüğü üzere 4857 sayılı İş Kanunu'nun alt işveren ilişkisini düzenleyen maddelerinde asıl işveren-alt işveren ilişkisinin tanımı yapılmış, bazı yasak ve sınırlamalar getirilmiş ve bu yasak ve sınırlamalar ile genel olarak muvazaa hâllerinde bu işçilerin başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçileri sayılacağı hükme bağlanmıştır. 18....
Asliye Hukuk Mahkemesince, taraflar arasındaki uyuşmazlığın hizmet akdinden ve iş ilişkisinden kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İş Mahkemesi ise, uyuşmazlığın adi ortaklık tasfiyesine ilişkin olup hizmet akdinden kaynaklanan uyuşmazlık bulunmadığından bahisle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. 4857 Sayılı İş Kanununun 1/II maddesinde “Bu Kanun, 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine ve işçilerine faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir. İş Mahkemeleri, 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş olan istisnai nitelikte özel mahkemelerdir. 5510 sayılı Kanunun 101. maddesi bu kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların İş Mahkemelerinde görüleceğini hükme bağlamıştır. Buna göre bir davanın İş Mahkemesinde görülebilmesi için taraflar arasında işçi ve işveren ilişkisinin bulunması ve uyuşmazlığın bu ilişkiden kaynaklanması gerekmektedir....
UETS DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/08/2020 KARAR TARİHİ : 28/03/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/03/2023 Öncesinde Bursa 10....
Oruç Hami Şener, Adi Ortaklık, syf. 325 vd. ..., 2008) Tüm bu bilgiler ışığında somut olaya bakıldığında; davacının dava dilekçesi ile davalının üzerine düşen sermaye katkısında bulunmadığı, ortaklığa alınması gereken mallar ile yapılması gereken masraflara da katkı sağlamadığı iddiası ile alacak talebinde bulunduğu, bu talebin TBK'nın 627.maddesine dayandığı ve fesih ve tasfiye istenmeden de böyle bir talepte bulunabileceği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece; açılan davanın adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkin bir dava olmadığı ortaklar arası alacak davası olduğu göz önünde bulundurularak, konusunda uzman bilirkişiden rapor almak suretiyle varsa davacının alacağının tahsiline karar verilmesi gerekirken yukarıdaki gerekçe ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir....
Mahkemenin nitelendirmesine göre, uyuşmazlık; adi ortaklık ilişkisinden doğan alacak istemine ilişkin olup, hükmün temyiz incelemesi Dairemizin görevi dışındadır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dosyanın, temyiz incelemesini yapmakla görevli Yüksek 3. Hukuk Dairesi Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 11.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
Dava konusu uyuşmazlık, davacı ile davalı arasında adi ortaklık ilişkisinin bulunup bulunmadığı, varsa adi ortaklık faaliyetinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Adi ortaklık sözleşmesi geçerlilik yönünden herhangibir şekle tabi olmayıp, sözlü yapılan adi ortaklık sözleşmesi geçerli ise de inkarı halinde bu ortaklığın varolduğunu ileri süren kişinin bu ortaklığı, uygulanması gerekli HUMK'nun 287-288 ve 290 maddeleri gereğince (yasal sınır aşıldığından) ispatı gerekir. Medeni Kanun madde 6 gereğince, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." Somut olayda; Yargıtay ... Sayılı ilamı ile taraflar arasında iş makinesinden kaynaklanan adi ortaklık ilişkisinin kurulduğu kabul edilmiştir....


