Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatları kapsamında; davacının davadaki talebinin adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsadığının kabulü gerekmektedir. Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınmak suretiyle, 642. vd. maddelerindeki tasfiye hükümlerinin taraflar arasındaki adi ortaklığa uygulanması gerekecektir. Adi ortaklığın sona erme sebeplerini düzenleyen TBK'nın 639. maddesinin 7. bendinde ise, "Haklı sebeplerin bulunması halinde, her zaman başkaca koşul aranmaksızın, fesih istemi üzerine mahkeme kararıyla" ortaklığın sona ereceği belirtilmiştir. Adi ortaklık sözleşmesinin haklı sebeple feshi için ortaklık süresinin önemi bulunmamaktadır. Haklı sebeple fesih hakkı; mutlak ortaksal bir hak olup, bu hakkın ortaklık sözleşmesiyle sınırlandırılması veya tamamen ortadan kaldırılması olanaksızdır....
ettiğini, davalının ortaklıktan çekişmek istediği bunun üzerine ortaklığın mali bilançosunun davalı tarafından çıkarıldığı buna göre şirketin --- tutarında zarar etmiş olduğu ve davacının payına da bu meblağın----- ----isabet ettiğini belirtildiği, davalı tarafından tek taraflı hazırlanan bilançonun gerçeği yansıtmadığını, davalı tarafın ortaklığı tek taraflı feshettiğini, ortaklığın zarar etmediği ve davalı tarafın tutmuş olduğu muhasıp kayıtlarının doğru olmadığını bu nedenlerle davalı ile davacı tarafından kurulmuş olan adi ortaklığın feshinin tespitine ve ortaklığın haksız olarak davalı tarafından tek taraflı olarak fesih nedeniyle davacının ortaklıkta hissesine düşen şimdilik ---- davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir....
Bir ortak tarafından adi ortaklığa ilişkin olan sermaye payının istenmesi, ortaklığın faaliyetlerinden dolayı uğranılan zararın veya kar payının talep edilmesi; aynı zamanda ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsar. Uyuşmazlık, bu bağlamda değerlendirilip, çözüme kavuşturulmalıdır. HMK'nın 266 ve devamı maddeleri uyarınca; çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hakim, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim raporu serbestçe takdir eder....
Hal böyle olunca; taraflar arasındaki uyuşmazlığın ortak pancar ekimine dayalı adi ortaklık ilişkisinden kaynaklandığının kabulü gerekir. 818 sayılı Borçlar Kanununda "Adi şirket" ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda "Adi ortaklık sözleşmesi" başlıkları altında yapılan tanımlarda adi ortaklık, "iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir" şeklinde tanımlanmıştır. Adi ortaklık sözleşmesi geçerlilik şekli olarak herhangi bir şekle bağlı değildir. Ancak, ispat şekli bakımından yasal delillerle kanıtlanması gerekir. Ayrıca, Adi ortaklık ilişkisinde, bir ortak tarafından istenen alacak talebi, ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsar. Somut olayda, davacı, yarıcılık usulü ektikleri taşınmazdan elde edilen gelirden payını istediğine göre, uyuşmazlığın Türk Borçlar Kanunu'nun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen Adi ortaklık sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenmesi gerekmektedir....
Dava; adi ortaklıktan kaynaklı alacağa yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Adi ortaklık sözleşmesi; geçerlilik şekli olarak, herhangi bir şekle bağlı değildir. Ancak, ispat şekli bakımından yasal delillerle kanıtlanması gerekir. Ayrıca, adi ortaklık ilişkisinde; bir ortak tarafından açılan alacak talebi, ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsar. Somut olayda;davacı dava dilekçesinde''... kendisinin bu bedelleri tesisi birlikte işletmek, tesisi satışa hazırlamak, sezonu işletmek ve sonucunda yatırımlarını almak için maddi destek amacıyla verdiğini...'' ifade etmiş,davalı ise mahkemece alınan 19.12.2013 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesi olan 27.01.2014 havale tarihli dilekçesinde ise taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi olduğunu belirtmiş olmakla,taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi olduğunun kabulü gerektiği kuşkusuzdur....
Somut olayda, tarafların birbirlerine olan güvenlerini yitirdiklerini ve ortaklığın devamına olanak kalmadığı dosya içeriği ve toplanan delillerden anlaşıldığından ortaklığın fesih ve tasfiyesi tarafların taleplerinin de tasfiye aşamasında değerlendirilmesi zorunludur. (13.HD. 2003/6109 E.-10875 K.) Bu durumda, mahkemece; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınmalı, taraflar arasındaki ortak amacın gerçekleştirilmesinin artık olanaklı bulunmadığı ve davacının gerek davadaki gerek icra takibindeki talebinin adi ortaklığın tasfiyesini de kapsadığı gözetilmeli, Türk Borçlar Kanununun 642.madde ve devamı hükümlerine göre tasfiye işlemi gerçekleştirilmelidir....
Dairece verilen 09.03.2016 tarihli ve 2015/4806 E., 2016/3433 K. sayılı ilamla; Mahkemece, uyuşmazlığın uyulmasına karar verilen bozma ilamında açıklanan maddeler halinde belirtilen sıra ve yöntem izlenerek çözüme kavuşturulması ve davalının dava konusu taşınmazlar yönünden delillerinin değerlendirilmesi suretiyle hasıl olacak sonuç dairesinde hüküm tesis edilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucunda adi ortaklığın tasfiyesi ile tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi ile yetinildiği gerekçesiyle, karar bozulmuştur. C....
nin adi ortaklığı tasfiye sürecine sokmadığını, bu nedenle adi ortaklığın tasfiye payının belirlenemediğini, haciz edilen kar payı- nın da belirlenip icra dosyasına ödenmediğini, adi ortaklık ilişkisinde bir ortak tarafından alacak talepli ikame edilen davanın ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsayacağını, böylece taraflar arasında kurulan adi ortaklık ilişkisinin TBK 639 gereğince sona erdiğini beyanla; Davalılar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine, ortaklığın menkul mallarının muhafaza altına alınmasına yönelik teminat aranmaksızın ihtiyati tedbir kararı verilmesine, tasfiye görevlisi tayin edilerek tasfiye ve kar payının tespitine, tasfiye ve kar payından davalı borçluya düşen tasfiye ve kar payının davacı alacaklıya veya takibin yapıldığı icra dosyasına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... San....
Adi Ortaklığının Feshi ve Tasfiyesi yönünden; eldeki davada davacının talebi adi ortaklığa koyduğu sermaye ve kar talebi olması nedeniyle bu talebi aynı zamanda adi ortaklığın feshi ve tasfiyesini kapsadığından mahkememizce öncelikle yönetici ortak olan davalı ... İnş. Ve Tic. A.Ş'den hesaplar istenmiş, tarafların tasfiye konusunda anlaşamamaları üzerine adi ortaklığın tasfiyesi için tasfiye memuru olarak Mali Müşavir Bilirkişi ... atanmıştır. Tasfiye memuru tarafından sunulan 16/04/2019 havale tarihli ek adi ortaklık tasfiye raporunda, ortaklığın aktifi olmadığı, gerek ortaklara verilecek pay gerekse borçlulara ödenecek bir bedelin bulunmadığı, adi ortaklıktan alacaklı olanların dava açmak suretiyle alacaklarını ortaklardan talep edebileceği, ortaklığın zarar etmek suretiyle öz varlığını kaybettiği, ortaklıkta, taşınmaz, araç, demirbaş ve stok malların bulunmadığı, iş ortaklığının öz varlığını kaybetmiş olması nedeniyle ortaklara dağıtılacak bir bedelin olmadığı, ...'...
Davalı; davacının taleplerinin ancak adi şirketin tasfiyesi ile karşılanacağından adi şirketin tasfiyesine karar verilmesini karşı dava olarak istemiş; asıl davadaki kira bedellerine yönelik olarak da dükkanın mülkiyeti ile ilgili bu güne kadar kira bedeli ödenmediğini, ayrıca araçların ortaklık malı olduğunu, ... ve ... ortaklığı sürerken 17.11.2009'da ...'nin vefatı üzerinde diğer mirasçıların muvafakati ile davacının adi şirkete ortak olarak geçtiğini, Hasan Basri Büyükgöze'nin de ortaklıktan ayrıldığını belirtmiştir....


