Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı ile 04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları 3. Değerlendirme Adi ortaklığın tasfiyesi ya ortakların anlaşması suretiyle ya da bizzat mahkemece yapılır. Bunun dışında bir olanak yoktur. Taraflar arasında imzalanan iş ortaklığı beyannamesinde tasfiye usulüne dair bir madde bulunmamaktadır. Mahkemece yapılacak adi ortaklığın tasfiyesinin ise kanunda belirtilen usuller çerçevesinde tasfiye memuru tarafından yapılması gerektiğinden, asıl ve birleşen davalarda davacı ...Medikal Sanayi ve Tic. Ltd Şti., birleşen davada davacı ... - ...Medikal temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VII....
ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/01/2014 NUMARASI : 2011/261-2014/10 Taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; davalının, dava dışı D... C.. ile yapmış olduğu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile inşaat yapmayı yüklendiğini, yapılacak inşaatın maliyetlerinin karşılanması ve davalıya düşecek olan bağımsız bölümlerin paylaşılması için davalı ile müvekkili ve dava dışı G.. G..arasında imzalanan 14.04.2006 tarihli sözleşme ile adi ortaklık kurulduğunu, bu nedenle müvekkilin gerek kendi adına gerekse ortağı bulunduğu .. Turizm Ltd....
nin diğer davalı ... ile adi ortaklık ilişkisi içinde olduğunun tesbit edildiğini adi ortaklığa 89/1.haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, davalı ...'ın İcra Hukuk Mahkemesince itirazının haklı bulunduğu adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi hususunda icra hakimliğinden yetki alındığını ileri sürerek, adi şirketin tasfiye edilerek, tasfiye neticesinde borçlu şirket payından takip konusu alacağın karşılanmasını istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar ve davalı ... tarafından temyiz edilmitir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle; takip borçlusu ...'...
HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde karşılıklı görülen adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile ortaklıktan çıkarma davalarından asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı/karşı davalının istinaf talebinin kabulü ile yeninden esas hakkına asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine; davalı/karşı davacının ek karara yönelik istinaf talebinin kısmen kabulü ile ek karar gerekçesinin düzeltilmesine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde taraf veillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Nispi harca tabi davalarda, 10/05/1965 gün ve 1/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince hükmü temyiz eden davacıların temyiz başvuru harcı ve ilam harcının 1/4'ünü (nispi temyiz...
HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde karşılıklı görülen adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile ortaklıktan çıkarma davalarından asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı/karşı davalının istinaf talebinin kabulü ile yeninden esas hakkına asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine; davalı/karşı davacının ek karara yönelik istinaf talebinin kısmen kabulü ile ek karar gerekçesinin düzeltilmesine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde taraf veillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Nispi harca tabi davalarda, 10/05/1965 gün ve 1/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince hükmü temyiz eden davacıların temyiz başvuru harcı ve ilam harcının 1/4'ünü (nispi temyiz...
Dava, taraflar arasında adi ortaklık olup olmadığı, varsa ne şekilde oluştuğu, tarafların karşılıklı edimlerini yerine getirip getirmedikleri, adi ortaklığın fesih ve tasfiye şartları davalıların pasif husumetleri olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Davacı taraf, davalılardan ... ile sözlü olarak kurulan bir adi ortaklık olduğunu iddia ederek bu adi ortaklığın tasfiyesi için davalının tek ortağı olduğu diğer davalı şirketin mal varlığının tespiti ve adi ortaklık hükümlerine göre tasfiyesinin yapılmasını talep etmektedir. Dosya kapsamına göre; davacı ....----davalı ... arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi davasında her iki tarafın tacir olmadığı ve bu nedenle nispi ticari dava sayılamayacağı gibi adi ortaklığın tasfiyesi Borçlar Kanunu hükümlerine göre yapılacağından mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir....
ye verilmesine, ortaklığa ait olup halen bankada bulunan paranın davacı ve davalıya 1/2 oranında paylaştırılmasına, tasfiyesine karar verilen ortaklığın vergi, SGK ve meslek odası kayıtlarının yönetici ortak olan davalı-karşı davacı ... tarafından sildirilmesi konusunda yetki ve süre verilmesine dair verilen hüküm, davalı tarafın temyizi üzerine Dairemizin 28/06/2018 tarihli ve 2017/17071 E. 2018/7348 K. sayılı ilamıyla; mahkemece uyulan bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmediği, tasfiyenin Türk Borçlar Kanunu hükümlerine göre yapılması gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Mahkemece; taraflar arasındaki adi ortaklığın tasfiyesi ile ilgili üç aşamanın yerine getirildiği, bununla ilgili olarak ayrıca bir araştırma yapılmasına yer olmadığı gerekçesiyle, dairemiz bozma ilamına karşı direnilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı – karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Birleştirilen davalar ile karşı dava, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen davalarda uyuşmazlık, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile alacak istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 620 nci maddesinin birincifıkrasına göre; adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1 inci maddesi; “Türk Borçlar Kanunu’nun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişse, kural olarak o kanun hükümleri uygulanır....
() ile adi ortaklık ilişkisi içinde olduğunun tespit edildiğini ve adi ortaklığını 195.990,000 TL sözleşme bedelli Anadolu yakası Adalet Binası İnşaatını yükümlendiklerini, adi ortaklığını fesih ve tasfiyesi hususunda İcra hakimliğinden yetki alındığını ileri sürerek ...- adi ortaklığının fesih ve tasfiyesine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, ...'ya bazı icra dosyaları kapsamında borç bulunduğunu, ancak 89/1 haciz ihbarnamesi ile ...'ın ve adi ortaklığın borçlu kılınamayacağını, adi ortaklık tasfiye payına haciz uygulanmadığını, adi ortaklık yetki belgesinin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, ... tarafından borcun varlığı kabul edilen icra dosyaları içerisinde dayanak ... 11....
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Dava, tarafların kurmuş oldukları adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi koşullarının oluşup oluşmadığına yöneliktir. Bilindiği üzere, davaların birleştirilmesi başlıklı 6100 sayılı HMK.nun 166. Maddesi gereğince " (1) Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2) Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir....


