Taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ................
Dava, taraflar arasında adi ortaklık olup olmadığı, varsa ne şekilde oluştuğu, tarafların karşılıklı edimlerini yerine getirip getirmedikleri, adi ortaklığın fesih ve tasfiye şartları ile davacının tasfiye sonucu alacağa hak kazanıp kazanmayacağına ilişkindir. Dosya kapsamına göre; davacı --- arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi davasında tarafların tacir olmadığı ve bu hususun dosyada mübrez ---yazısı ile sabit oyduğu bu nedenle nispi ticari dava sayılamayacağı gibi adi ortaklığın tasfiyesi Borçlar Kanunu hükümlerine göre yapılacağından mutlak ticari dava niteliğinde de olmadığı anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir....
Taraflar arasında görülen Adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacılar ... vd. vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Dairemizin 05.06.2013 tarih ve .... Karar sayılı ilamı ile; ''Yapılan incelemede davacılardan ...'ün yargılama sırasında vekil Av. ...'yi vekaletten azletmiş olduğu anlaşılmış, ancak, gerek ilamın gerekse de hükmü temyiz eden davalı tarafın temyiz dilekçesinin davacı ...'e tebliğine dair belgeye rastlanılamamıştır. İlam ve hükmü temyiz eden davalı tarafın temyiz dilekçesi davacı ...'e tebliğ edilmiş ise tebliği kağıdının dosyasına konulması ya da kayıtlar üzerinde inceleme yapılmak suretiyle tebliğ tarihininin saptanması, tebliğ edilmemiş ise ilam ve davalı tarafın temyiz dilekçesinin davacı ...'...
Davalı vekili; taraflar arasındaki adi ortaklığın davacının davranışları nedeniyle çekilmez hale geldiğini, bu nedenle müvekkili tarafından davacı aleyhine Kandıra Asliye Hukuk Mahkemesinde adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemiyle 2011/258 Esas sayılı davanın açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir....
(HUMK. 76.madde) Dosya kapsamından davacının bu davasındaki talebinin davalılardan fesih ve ... ile aralarındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile bu ortaklığın ödeki davalı ...'tan olan alacağın tahsiline ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Davada dayanılan 8.6.2004 ve 9.6.2004 tarihli taşeronluk sözleşmelerini davalılardan ...'ın diğer davalı ... 'ı temsilen imzaladığını davalı ... 28.4.2005 tarihli cevap dilekçesinde kabul etmiştir. Yine davacının dayandığı 24.9.2004 tarihli sözleşme kapsamından davalılardan ...'ın ortaklıktan ayrıldığı, temyiz dilekçesine eklenen 25.9.2004 tarihli sözleşmeye göre de ayrılan ...'ın yerine dava dışı ...'un ortak olarak alındığı dava tarihinden önce de %38 aşamasına getirilen işin 13.12.2004 tarihi itibariyle geçici kabulü yapılmak suretiyle sona erdirildiğini ve davalılardan ... 'a hakedişlerin ödendiği anlaşılmaktadır....
Taraflar dava dışı arsa sahipleri ile yaptıkları kat karşılığı inşaat sözleşmeleri adi ortaklığın konusu olup, yaptıkları inşaatlardan alacakları taşınmazlar da adi ortaklığın malvarlığı arasındadır. Davalı tarafından davacının adi ortaklığın malvarlığını kendi şirketine geçirmeye başladığı, bir kısmını da sattığı gerekçesi İle davacı ve dava dışı arsa sahiplerine karşı tapu iptali ve tescil davası açtığı, davanın halen derdest olduğu anlaşılmaktadır. Adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi için öncelikle adi ortaklığın malvarlığının tespiti gerekir. Bu malvarlığı tespit edildikten sonra az yukarıda izah edilen şekilde tarafların anlaşamamaları üzerine fesih ve tasfiyenin mahkemece yapılması gerekir. Fesih ve tasfiye ileride atanacak tasfiye memuru eliyle yapılmasına karar verilemez....
E. sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapıldığını, müvekkilinin kredi notunun düştüğünü ve mevduatına haciz konulduğunu; ortaklık sözleşmesinin 9. maddesinde ortaklık adına senet ve çek düzenlemek için A grubu ... ile B grubu ...'nun aynı anda atacakları iki imza gerekli olduğunu; ortağın bu güven sarsıcı işlemi nedeniyle ortaklığın fesih ve tasfiyesini istediklerini; bu sebeple, adi ortaklığın sona erdirilmesine ve tasfiyesine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı yasal süresi içerisinde yanıt vermemiştir. DELİLLER : 1-02/06/2016 tarihli iş ortaklığı sözleşmesi, 2-İş ortaklığı (Ek tadil) sözleşmesi, 3-Bilirkişi raporu, 4-Tüm dosya münderecatı, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKÎ NİTELENDİRME : Dava, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Dosyada yer alan Ankara ...Noterliğinin 02/06/2016 tarih ve ...yevmiye numaralı "İş Ortaklığı Sözleşmesi" belgesinden; davacı şirket (özel ortak) ile dava dışı ......
Şti. arasında adi ortaklık kurulduğunun, ortaklığın amacının gerçekleşmesi nedeniyle ortaklığın fesh edildiğinin tespitine, davacı ve davalı arasındaki adi ortaklığın tasfiye memurunun 05/02/2019 havale tarihli kök raporunda belirtildiği şekilde ortaklığın tasfiyesine, 156.460,00 TL' nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6 ve 12 no' lu dairelerin tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline yönelik talebin reddine, birleşen dava yönünden ise davanın kısmen kabulüne, 157.358,55 TL faiz alacağının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Davacının vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, Uyuşmazlık, asıl davada adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile birleşen davada faiz alacağı talebine ilişkindir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı, 04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK 3. Değerlendirme Temyize konu edilen Mahkeme kararının; uyulan bozma kararında gösterildiği şekilde inceleme ve araştırma yapılarak yine bozma kararında belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine imkan bulunmadığı, tasfiye alacağı yönünden davalı tarafın açılan işbu dava ile temerrüde düşürüldüğü, dolayısıyla hüküm altına alınan alacağa dava tarihinden faiz yürütülmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; tarafların temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir. VII....
Ortaklığın feshi" ile "ortaklığın tasfiyesi" ayrı ayrı hukuki işlemlerdir....


