Davacı tarafından taşınmazın tahliyesi ve taşınmazların kullanım bedeli olarak 30.000 TL talep edilmiş olup, bu durumda; davacının, diğer ortaklarından biri olan davalının tahliyesi ve alacak talebi ile açtığı bu dava, adi ortaklığın tasfiyesinin mahkeme kararıyla tamamlanmasına yönelik kabul edilmeli ve inceleme bu yönde yapılmalıdır. Adi ortaklık sözleşmesi geçerlilik şekli olarak herhangi bir şekle bağlı değildir. Ancak, ispat şekli bakımından yasal delillerle kanıtlanması gerekir. Ayrıca adi ortaklık ilişkisinde, bir ortak tarafından açılan alacak talebine ilişkin dava, ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsar. Niteliği gereği, adi ortaklıklar kişi ortaklıklarına dahildir, ortakların şahsı belirleyicidir. Adi ortaklık sözleşmesi iç ilişkide karşılıklı güvene ve iyiniyete dayanmaktadır....
K A R A R Davacı, çocuk yuvası ve etüd merkezi çalıştırmak üzere davalı ile aralarında bir adi ortaklık kurduklarını resmi işlemlerin, idareci ortak olan davalı adına yapıldığını, kar ve zararın yarı yarıya olmasının kararlaştırıldığını, ortaklık için 10.000 TL nakit para verdiğini ve aynı zamanda haftanın belli günlerinde öğretmenlik yaparak emeğini koyduğunu, ancak davalının şimdiye kadar kendisine kar payı vermediği gibi hesap vermekten de kaçındığını, ortaklığın devamı imkanının kalmadığını ileri sürerek, davalıdan hesap istenmek suretiyle ortaklığın fesih ve tasfiyesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 6000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir....
Mahkemece, tüm dosya kapsamında asıl ve birleşen dava dosyaları yönünden talep edilen alacağa ilişkin iddianın ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar tarafından temyiz edilmiştir. Asıl ve birleşen davalar yönünden, davacıların talebi; taraflar arasındaki adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile ortaklıktan doğan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda, tüm taraflarında kabulünde olduğu üzere taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin kurulduğu açıktır. Davacılar ile davalının adi ortaklık oluşturdukları sabit olduğuna göre taraflar arasındaki ihtilafında bu hususu düzenleyen yasa maddeleri uyarınca çözümlenmesi gerekir. Bu durumda, mahkemece; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınmalı, Türk Borçlar Kanununun 642.madde ve devamı hükümlerine göre tasfiye işlemi gerçekleştirilmelidir....
kademeli yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, alacak taleplerinin ise reddine karar verilmiş, hüküm süresi içerisinde davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dava adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkin olup, ayakkabı ve terlik imalatı ile ilgili adi ortaklığın taraflar arasında kurulduğu, mahkemece uyulan bozma ilamında açıkça belirtilmiştir.Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar.6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümlerine göre; Tasfiye usulüne veya tasfiye sonucunda her bir ortağa dağıtılacak paya ilişkin olarak doğabilecek uyuşmazlıklar, ilgililerin istemi üzerine hâkim tarafından çözüme bağlanır."....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki asıl davada adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi, birleşen dosyada alacak davalarının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı asıl davada; davalı ile yazılı sözleşme olmadan birlikte temsil yöntemiyle adi ortaklık olarak internet cafe işlettiklerini, yönetim yetkisinin her iki ortakta bulunduğunu, aktif olarak taşınır mallarının yer aldığını, aralarındaki güven ortamının yok olduğunu, ortaklığın devamının olanaksız hale geldiğini belirterek; adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine, birleşen davada ise; asıl davada alınan bilirkişi raporuna göre kar payı alacağına ve ortaklık mallarına verilen zararın tahsiline karar verilmesini talep ve dava...
Dava, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkindir. Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası celp edilmiş, yapılan incelemede davanın, davacı ... Mimarlık Dan. İnş. Ltd. Şti tarafından davalı ... Birliği Gayrimenkul Yatırım Dan. Tic. A.Ş'ye karşı açılmış adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi talepli dava olduğu, dosyanın derdest olduğu yargılamasının halen devam ettiği görülmüştür. Her iki dosyanın dava sebeplerinin ve taraflarının aynı olup aralarında hukuki ve fiili irtibatın bulunduğu, biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyeceği anlaşıldığından ... Asliye Ticaret Mahkemesinin bu husustaki olumlu görüşü de dikkate alınarak dosyamızın HMK'nun 166 maddesi uyarınca Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, Mahkememiz dosyasının Antalya ......
Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar." şeklinde düzenlenmiştir.Tüm dosya kapsamı, sunulan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı şirketin bir kısım ortakları tarafından ------ Esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine, öncelikle davalı şirketin fesih ve tasfiyesi, olmadığı takdirde tespit edilecek hisse bedelleri karşılığında şirket ortaklığından çıkmaya ilişkin dava açıldığı, mahkememizdeki uyuşmazlığın esasının davacının şirket ortaklığından çıkma payı ödenmek suretiyle çıkarılmasına ilişkin olduğu, dolayısıyla ------- Esas sayılı dava dosyasında terditli istemlerden biri olan şirketin fesih ve tasfiyesi hususunda verilecek karar mahkememizce verilecek kararı esastan etkileyeceğinden (mahkemece şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi halinde dosyamızın dava konusunun ortadan kalkacağı dikkate alındığında) iş bu dava dosyası ile ------- Esas sayılı dava dosyası arasında gerek hukuken gerekse fiili olarak bağlantı...
Adi ortaklık tarafından kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yapılan binadan müteahhide düşen bağımsız bölümlerden olup arsa maliklerince davalıya devri sağlanan bağımsız bölümlerden asıl davada iki adet bağımsız bölümün 1/2 hissesinin davalı adına olan tapusunun iptali ile davacı adına tescili, birleşen davada davalı tarafından satılan iki adet bağımsız bölümün değerlerinin tespiti ile bedelinin 1/2 'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi talebi esasen adi ortaklığın tasfiyesi yönünde taleplerdir. Adi ortaklık feshedilmeden veya feshi istenmeden tasfiyenin sağlanması mümkün değildir. Davacı taraf adi ortaklığın sürdüğünü, tarafların giderlere katılma yükümlülüklerini yerine getirdiğini beyan ettiğine göre feshedilmeyen adi ortaklığın tasfiyesi söz konusu olamaz. Bunun yanı sıra taraf şirketler arasındaki 14.10.2017 tarihli iş ortaklığı sözleşmesi ile taraf şirketlerin ortakları arasındaki 04.08.2016 tarihli iş ortaklığı sözleşmesinin 8....
Bir davada ileri sürülen maddi olguları nitelendirmede uygulanacak yasa maddelerini bulmak ve uygulamak hakimin doğrudan görevidir. (HUMK 76, HMK 33.md) Davacının dava dilekçesindeki açıklamaları ve dayandığı maddi olgular gözönünde tutulduğunda, davalının kar payı ödemediğini, bu nedenle sözleşmeyi ihlal ettiğini bildirerek, davalının sözleşmeye aykırı davrandığının tespiti ile kar payının tahsilini talep ettiğine göre, bu istemin ortaklığın feshi olduğu kabul edilmeli, fesih tasfiyeyi de kapsadığından ortaklığın tasfiyesi yönüne gidilmelidir. Hal böyle olunca, mahkemece; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınmalı, Türk Borçlar Kanununun 642. madde ve devamı hükümlerine göre tasfiye işlemi gerçekleştirilmelidir....
gereğince işbu davanın açılmasının zorunlu hale geldiğini, Söz konusu davanın dava şartı zorunlu arabuluculuk kapsamında yer alması sebebiyle dava şartı zorunlu arabuluculuk müracaatı yapıldığını, ---dosya numaralı --sürecinin olumsuz neticelendiğini, Arabuluculuk son tutanağı işbu davanın ekinde söz konusu davadaki alacağın temelini iki kalemin oluşturduğunu, Bunlardan ilkinin müvekkilin adi ortaklık çerçevesinde hak kazandığı ortaklığın ticari karından payına düşen kar payı bedelleri olduğunu, Diğer alacak kaleminin dava dışı --- tarafından söz konusu adi ortaklığın tek taraflı haklı neden olmaksızın feshinden dolayı ortaklığın değerinin tespiti ile müvekkiline ödenecek pay olduğunu, ortaklığın yapısının; ortaklığın müvekkilinin, davalı ... ve dava dışı ----- arasında kurulan adi ortaklık olduğunu, Müvekkilinin davalı ve dava dışı ------ sayılı ----- çalıştırmaya başlatıldığını, ---- olduktan sonra --- görüşmeler yaparak--- getirdiğini; işletme,----- bakım ve tamir işlerinin yapılması...


