Davalı; davacı ile ortak olduklarını, ancak idari ve ticari tüm faaliyetlerin davacının tarafından yürütüldüğünü, vergi ödemelerinin de davacı tarafından takip edildiğini, gününde ödenmemesinden davacının sorumlu olduğunu, adi ortaklığın kuruluşundan bu yana kendisine hiç bir zaman kar payı ödemesinin yapılmadığını, kar payı almadığından şirketin vergi borcundan da sorumlu tutulamayacağını, ortaklığa konu sürücü kursunun, sahibi ve yetkilisi olduğu .....LTD.ŞTİ'ye 28/03/2012 tarihinde 1.000,00 TL bedelle devredildiğini, ancak devir sırasında davacının vergi borcundan söz etmediğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini dilemiştir....
ile de arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu ileri sürerek, ...’ın 2.5.2007 tarihinde ölümü ile sona ... adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmesini istemiştir....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2016/688 KARAR NO : 2021/106 DAVA : Adi Ortaklığın Tasfiyesi DAVA TARİHİ : 16/08/2016 KARAR TARİHİ : 04/02/2021 G. K.YAZILDIĞI TARİH: 01/03/2021 Mahkememizde görülmekte olan Adi Ortaklığın Tasfiyesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : 1.Davacılar vekili özetle; davalı şirket ile aralarında adi ortaklık sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşme gereğince kömür ithalatından kar ortaklığının amaçlandığını, davalının nakdi sermaye ve deposu ile, davacının ise emek, depo ve tesisleri ile adi ortaklığın sermayesinin oluşacağını, ortaklığın kurulmasından sonra müvekkili şirketin yetkilisinin Rusya'da tutuklandığını, bundan bir süre sonra da davalı şirketin noterden çektiği ihtarname ile sözleşmeyi haklı sebeple feshettiğini bildirdiğini, ortaklığın tasfiyesine gidilmeden müvekkillerinden ...'...
Mahkemece; “…taraflar arasında akdedilen 29.11.2010 tarihli sözleşme ile kurulan adi ortaklığın 30.03.2011 tarihli tasfiye sözleşmesi ile tasfiye edildiği, tasfiye sözleşmesinin dava konusu yerleri de kapsadığı ve davacı tarafından imzalandığı, her ne kadar tasfiye sözleşmesinin IIc maddesi davacı tarafından tek taraflı olarak çizilmiş ise de diğer ortakların onay ve imzasının bulunmadığı, tasfiye sözleşmesinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiği ve tasfiyenin tüm taşınmazlar, sermaye ve kar payı dikkate alınarak yapıldığı, tek taraflı çıkarımın söz konusu olamayacağı ve tek yanlı imzanın hüküm ifade etmeyeceği (…) davacının davalıyı 18.05.2011 tarihli ibraname ile ibra ettiği, ibranamedeki imzanın inkar edilmediği ve ayrıca tasfiye sözleşmesi ve ibranameye karşı aynı güçte yazılı belge ibraz edilemediği” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir....
Müdürlüğünce ve iflas dairelerince ....Salonunda yapılan gayrimenkul satış ihalelerine ve araç ihalelerine girilip, hisseler oranında ortaklarca sermaye konularak gayrimenkul ve arsa alınması yasa koşullarında satışının yapılması için," BK.520.md.uyarınca adi ortaklık kurulduğu, davacının adi ortaklık adına alınan gayrimenkuller için ödenecek paraya ve masraflara hisse oranında katıldığı, sermaye koyma borcunu yerine getirdiği, adi ortaklık adına alınan taşınmazların bir kısmın ortaklık adına bir kısmının davalılar .... adına tescil edildiğini, satıldığında hisse oranında ortaklara dağıtıldığını, 2 yıl ortaklığın bu şekilde devam ettiğini, 2009 yılı Ağustos ayında ise davacıya ortaklık hissesi verilmeyeceği bildirildiğinden, ortaklığın bu şekilde devamı mümkün olmadığından; adi ortaklığın fesih ve tasfiyesini, mallarının tespitini, davacının koyduğu sermaye, masraf ve kar payı için 1.000.000 TL'nin faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir....
K A R A R Dosyadaki yazılara,kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, taraflar arasında adi ortaklığın oluştuğu,dava konusu senedin davacının adi ortaklığa koyduğu sermayeye karşılık verildiğinin dosya kapsamından anlaşılmasına göre,davacının adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile ilgili olarak bir talebinin bulunmadığı da gözetilerek davacının tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 19.4.2012 gününde oybirlğiyle karar verildi....
GEREKÇE: Dava, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi talebine ilişkindir. Davanın ilk önce Ankara 36. İş Mahkemesinde açıldığı, yapılan yargılama sonucunda mahkemece verilen 01/03/2016 tarih 2016/143 Esas 2016/82 Karar sayılı karar ile taraflar arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesi değil, adi ortaklık ilişkisi olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek dosyanın Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, hükmün davacı tarafından temyiz edildiği, kararın Yargıtay 22. HD'nin 20/10/2016 tarih, 2016/17521 E. 2016/23596 K. sayılı ilamı ile onanarak 20/10/2016 tarihinde kesinleştiği dosya kapsamı ile sabittir....
Ayrıca adi ortaklık ilişkisinde, bir ortak tarafından açılan alacak talebine ilişkin dava, ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsar. Niteliği gereği, adi ortaklıklar kişi ortaklıklarına dahildir, ortakların şahsı belirleyicidir. Adi ortaklık sözleşmesi iç ilişkide karşılıklı güvene ve iyiniyete dayanmaktadır. Ortaklar öteki sözleşmelerden tamamen farklı olarak, emeklerini ve sermayelerini ortak bir amaç için birleştirdiklerinden, aralarında sıkı bir işbirliği kurulmakta ve güvene dayanan bu işbirliği ilişkisi nedeniyle ortaklar birbirlerinin vekili gibi, ortaklık işlerinden dolayı özenle hareket etme, ortakları zarara uğratmamakla yükümlü tutulmuşlardır. Eldeki davada; davacı ortak geçmiş yıllar kâr payı ile dava konusu teknenin dava dışı üçüncü kişiye satıldığı ve taraflar arasındaki ortaklığın fiilen son bulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Ortaklık son bulduğuna göre tasfiyenin de mahkemece bizzat yaptırılması gerekir....
Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı/karşı davacı ... arasında karşılıklı olarak görülen müdahalenin men'i - adi ortaklığın tasfiyesi davasına dair Tosya Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 27/05/2021 tarihli ve 2019/491 E. 2021/160 K. sayılı hükmün onanması hakkında Dairece verilen 08/12/2021 tarihli ve 2021/6400 E. 2021/12652 K. sayılı karara karşı, davacı/karşı davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir....
İş. sayılı dosyası ile delil tespiti yapıldığını ileri sürerek; adi ortaklığın tasfiyesine , fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 300.000,00 TL sermaye ve kar payının faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının hiçbir haklı nedene dayanmaksızın ortaklıktan kendi isteğiyle ayrıldığını, delil tespitini kabul etmediğini savunarak; davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, adi ortaklığın feshi ve tasfiyesine, 50.802,93 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairemizin 23.12.2014 tarihli ve 2014/5479 E. - 2014/17082 K. sayılı ilamı ile, "...Taraflar arasındaki ilişki gözden geçirildiğinde, bu ilişkinin sözleşmeye dayalı olduğu tartışmasızdır....


