WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Bu tarihten önce ortaklığın fesih ve tasfiye edildiği ispatlanamamıştır. Ortaklığa konu inşaatın tamamlanmış olduğu tartışmasız olduğuna göre ortaklığın amacına ulaşıldığının kabulü gerekir. Bu nedenle de ortaklığın fesih ve tasfiyesi gerekir.Bir ortak tarafından adi ortaklığa ilişkin olan sermaye payının istenmesi, ortaklığın faaliyetlerinden dolayı uğranılan zararın veya kar payının talep edilmesi; aynı zamanda ortaklığın feshini ve tasfiyeyi de kapsar. Uyuşmazlık, bu bağlamda değerlendirilip, çözüme kavuşturulmalıdır.Bu durumda, mahkemece; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınmalı, Türk Borçlar Kanununun 642.madde ve devamı hükümlerine göre tasfiye işlemi gerçekleştirilmelidir....

Davacı açtığı dava ile adi ortaklığın sona erdiğini bildirerek ortaklık nedeniyle ödediğini ileri sürdüğü paraların tahsilini talep etmekte, davalı ise ortaklığın bittini kabul etmekle birlikte davacının tahsilini istediği miktarları kabul etmemektedir. Taraflar arasında adi ortaklığın varlığı ve bunun fiilen sona erdirilmiş olduğu, tasfiye ve fesih işlemlerinin yapılmadığı tartışmasızdır.Davacı tarafından dava dilekçesinde alacak ile birlikte sözleşmenin feshinin de talep edilmiş olması adi ortaklığın feshi ve tasfiyesinin de istediği anlamını 2006/14132 2007/2381 taşımaktadır. Yanlar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için öncelikle adi ortaklığın mahkemece tasfiyesinin yaptırılması gerekir....

Mahkemece;uzman bilirkişi kurulu tarafından yapılan tespitlere göre,nizalı inşaatın iskan alınması hariç ikmal edilmiş olduğu,maliyetinin 4.314.314,08 TL'ye tekabül ettiği,davacının sorumlu olduğu maliyet oranının 1/3 olması nazara alındığında,karşılaması gereken miktarın 1.438.104,69 TL olduğu,davacının inşaat finansmanı için yaptığı ödemeler toplamının 185.400,00 (%12,8) ettiği,kendisine kar payı olarak 230.200,00 TL ödeme yapıldığının belirlendiği,dava konusu inşaattan (iskan giderleri hariç) yapılan hesaplamaya göre 5.028.955,00 TL kar elde edildiği düşünülmekle ve davacının hissesine göre de 1.676.318,33 TL talep edebileceği kanaatine ulaşılmakla birlikte,yaptığı ödeme nazara alındığında,ancak 216.077.43,00 TL'yi talep edebileceği,davacıya bu miktarın üzerinde bir ödeme yapıldığından davacının kar payı ödemesi yapılması talebinin yerinde olmadığı ve bu nedenle kar payı alacağı isteminin reddedildiği,adi ortaklık ilişkisinin mahiyeti gereği de davacının koyduğu sermayeyi geri isteyemeyeceği...

KARAR Davacı, davalılar ile aralarındaki adi ortaklığın feshi ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 150.000.000 TL kar payı alacağının tahsiline ilişkin Konya Asliye Ticaret Mahkemesinde açmış olduğu dava sonunda ortaklığın feshine, bilirkişi raporu ile belirlenen 20.070.000.000 TL kar payı alacağından taleple bağlı kalınmak suretiyle 150.000.000 TL’lık kısmının tahsiline karar verildiğini ileri sürerek, saklı tutmuş olduğu 19.920.000.000 TL kar payı alacağı ile ilk davanın açıldığı 24.11.1997 tarihinden bu davanın açıldığı 19.3.2002 tarihine kadar işlemiş olan yasal faiz tutarı 47.035.000.000 TL olmak üzere toplam 66.955.000.000 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur....

Kat seviyesine getirdiğini, ancak davalının, inşaat ruhsatının kendi adına verilmiş olmasından yararlanarak denetim firmasına başvurarak inşaatı durdurduğunu belirtmesi üzerine, inşaatın belediye tarafından durdurulduğunu ileri sürerek, adi ortaklık sözleşmesinin feshini, tamamlanan inşaattan dolayı hak kazandığı katkı payı ve kâr payı ile protokol sonrası yapılan inşaattan dolayı hak kazandığı katkı payı ve kâr payı ile inşaat malzemeleri masrafları ve işçilik bedelinin fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla şimdilik 10.000TL 'lik alacağın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının ..... 3 Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan davadan feragat ettiğini, 01/03/2013 tarihinde imzalanan protokolde adi ortaklığın feshedildiğini, protokolün ilk iki maddesinin gereklerinin yerine getirildiğini, 3....

Mahkemece; davacının, 60.000 TL sermaye konularak davalı ile adi ortaklık kurulduğu ve konulan sermaye ile adi ortaklık adına iş makinası alındığı hususlarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; davacı tarafın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava, iş makinası satın alınması ve çalıştırılması için kurulduğu ileri sürülen adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Taraflar arasında iş makinası satın alınması ve çalıştırılması amacıyla bir adi ortaklığın kurulduğu; gerek davacının iddiası, gerekse davalının 02.10.2014 ve 19.02.2015 tarihli celselerdeki ikrarı ile sabittir. Davalının adi ortaklığın yönetici ortağı olduğu da uyuşmazlık konusu değildir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki adi ortaklığın tasfiyesi - kar payı davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 11.527,30 TL bakiye temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, 6100 sayılı HMK'nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre...

Ortak tarafından ileri sürülen sebebin, ortaklığın sona erdirilmesine olanak sağlayacak derecede haklı olup olmadığının belirlenmesi mahkemenin takdirindedir. Ayrıca fesih talebinin mutlaka fesih istenmesi şeklinde açıkça olması zorunluluğu yoktur. Örneğin ortağın, ortaklığa getirdiği sermayenin iadesini istemesi, ortaklığın feshi ve tasfiyesi istemini de kapsamaktadır. Adi ortaklığın sona ermesi ile birlikte ortaklık tasfiye aşamasına girer. Ortaklar arasındaki hukuki bağ, tasfiye tamamlanmadan ortadan kalkmış kabul edilemez. Tasfiye, ortaklar arasındaki ortaklık ilişkisinin tamamen sona erdirilmesine yönelik kanuni bir usuldür. Tasfiye ile artık ortaklık malvarlığı para haline dönüştürülecek, borçlar ödenecek, sermaye değerleri ortaklara iade edilecek ve geri kalan meblağ ortaklar arasında kar ve zararın paylaşılması esasına göre dağıtılacaktır. Adi ortaklığın tasfiyesi ya tarafların anlaşması suretiyle ya da bizzat mahkemece yapılır....

nın şirket adına yaptığı bir taahhüt bulunmadığı gibi, şirketin de hiçbir zaman ortağı olmadığı bu nedenle şirketin fesih ve tasfiyesi ile şirketten adi ortaklık sözleşmesi gereğince ortaklıktan ayrılma payını talep etmesi hukuken mümkün olmadığı, davalı şirketin bu nedenle iş bu davada taraf sıfatının ve adi ortaklıktan kaynaklanan bir sorumluluğunun olamayacağı benimsenmiş ve şirket aleyhine açılan dava mahkememizce sıfat yönünden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Diğer davalı ...'nın, ... ile aralarında yaptığı 04/12/2018 tarihindeki adi ortaklık sözleşmesinin tarafı olması ve imzanın da inkar edilmemesi karşısında iş bu davalı aleyhine açılan davada, davalı ...'nın taraf sıfatının bulunduğu tartışmasızdır. Ancak mahkememizce davacı ... ve davalı ... arasındaki adi ortaklık sözleşmesinin fesih ve tasfiyesi sonucu sözleşme hükümlerine uygun olarak adi ortaklık sona ermesi halinde davalı ...'...

Haklı sebeple fesih hakkı; mutlak ortaksal bir hak olup, bu hakkın ortaklık sözleşmesiyle sınırlandırılması veya tamamen ortadan kaldırılması olanaksızdır. Gerçekten ortaklar arasındaki ilişkinin devam etmesini haklı göstermeyecek bazı durumlar ortaya çıkarsa, bu durumda ortakların ortaklığın feshini mahkemeden istemesi mümkündür. Hatta belirli süreli ortaklıklarda da sözleşmede belirtilen ortaklık süresinin bitmesinden önce haklı sebeple sözleşmenin feshi davası açmak olanaklıdır (..., Adi Ortaklık, Ankara: Yetkin Yayıncılık, 2008, s. 482). Ortak tarafından ileri sürülen sebebin, ortaklığın sona erdirilmesine olanak sağlayacak derecede haklı olup olmadığının belirlenmesi mahkemenin takdirindedir. Örneğin; idareci ortağın hesap vermemesi, kar payı ödememesi adi ortaklığın sona ermesi bakımından haklı sebep teşkil edecektir. Öte taraftan; ortağın, ortaklığa getirdiği sermayenin ve kar payının tahsilini istemesi ortaklığın fesih ve tasfiyesi talebini de kapsamaktadır....

UYAP Entegrasyonu