WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Mahkemece; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karar, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece verilen 20/09/2017 tarihli ve 2016/2844 E. 2017/12266 K. sayılı kararla; (...Taraflar arasında imzalanan 20/11/2005 tarihli sözleşmeyle kar ortaklığı konusunda anlaşma yapıldığı, böylelikle taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi kurulduğu anlaşılmaktadır. Bir ortak tarafından adi ortaklığa ilişkin olan sermaye payının istenmesi, aynı zamanda ortaklığın feshini ve tasfiyeyi kapsar... Fesih ve tasfiye edilmeyen adi ortaklıkta zamanaşımı süresi başlamaz. Dava konusu olayda, taraflar arasında adi ortaklık fesih ve tasfiye edilmediğinden zamanaşımı süresi henüz başlamamıştır ve bu nedenle olayda zamanaşımı süresinin dolduğundan da söz edilemez....

O halde adi ortaklığın tasfiyesi ya ortakların anlaşması suretiyle ya da bizzat mahkemece yapılır. Bunun dışında bir olanak yoktur. Somut olayda; Çubuk İcra Müdürlüğü'nün 2009/2465, 2354, 2564 E. sayılı dosyalarında davalı ...'den alacaklı olan davacıya, borçlu ...'nin ...-... adi ortaklığının tasfiyesi için dava açmak üzere yetki verilmiş, ortaklardan ... 08.08.2009 tarihinde ölmüş, eldeki dava 31.12.2010 günü açılmıştır. Ortaklardan birinin ölümü ortaklık ilişkisi bakımından bir sona erme sebebi olarak kabul edildiği ve ortaklığın ölümden sonra da devam edeceğine dair bir şartın varlığı da iddia ve ispat edilemediği için .... ölümü ile ortaklık son bulmuş ve tasfiye aşamasına girmiştir. Adi ortaklığın tasfiyesinin bizzat mahkemece yapılması gerekir....

Belli günde davalı vekili avukat ... ile davacı vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalı ile birlikte MKE Kurumunun patlayıcı madde bayiliğini yapmak üzere 21.10.1986 tarihli sözleşme ile adi ortaklık kurduklarını, kar ve zararın yarı yarıya olduğunu, ortaklığı tek başına davalının idare ve temsil ettiğini, 15.11.2003 tarihinde vergi dairesine verdikleri dilekçe ile adi ortaklığın resmi olarak kapanışını yaptıklarını, davalının kendisine 1998, 1999, 2000 ve 2001 yıllarına ait kar paylarını ödemediği gibi icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek 37.477 TL üzerinden itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir....

Davalı, haksız ve yersiz olarak açılmış davayı kabul etmediklerini savunarak,davanın reddini istemiştir. Mahkemece,taraflar arasında kurulan 07/01/2008 tarihli adi ortaklığın fesh edildiğinin tespiti ile, 25.863,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine;manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş,hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava;adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. ./.. -2- Adi ortaklık sözleşmesi; geçerlilik şekli olarak, herhangi bir şekle bağlı değildir. Ancak, ispat şekli bakımından yasal delillerle kanıtlanması gerekir. Ayrıca, adi ortaklık ilişkisinde; bir ortak tarafından açılan alacak talebi, ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemini de kapsar....

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 13.300,00 TL ortaklık payı bedelinin 1.10.2005 tarihinden hesap edilecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin feragat nedeniyle reddine, kar payının tazmini hakkındaki dava hakkının saklı tutulmasına karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. 1- Dava, adi ortaklığın sona ermesi nedeniyle ortaklık payı ve kar payının tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın adi ortaklıktan kaynaklandığı mahkemenin ve tarafların kabulündedir. Toplanan delillerden ve dosya kapsamından adi ortaklığın yöneticisinin davalı olduğu anlaşılmaktadır....

sözleşme olmadığı için karın yarı yarıya paylaşılması gerektiği halde davalının kendisine kar payı da ödemediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere, adi ortaklığın tasfiyesi ile davalı tarafından elde tutulan sermayeden şimdilik 3.000 doların ve hissesine isabet eden kar payından şimdilik 600.000.000 TL'nin tahsilini istemiş, 19.9.2005 tarihli ıslah dilekçesi ile kendisine iade edilen 117.000 doların sermaye iadesi değil kar payı olduğunu belirterek, davalı elinde bulunan sermayeye ilişkin talebini 438.564 dolara artırmıştır....

Davacı, davalıya verdiği borç para, ortaklığa konulan sermaye ve yaptığı masraflar ile kar payı yönünden davalılar tarafından hesaplanan miktardan daha fazla olduğu ve herhangi bir ödemenin de olmadığını ileri sürerek ortaklığın tasfiyesini talep etmiştir. Adi ortaklığın ne şekilde sona ereceği B.K.' nun 535. maddesinde, tasfiyenin nasıl ve kimler tarafından yapılacağı da B.K.' nun 538. ve devamı maddelerinde gösterilmiştir. B.K.nun 535/7. madde ve bendi gereğince mahkemece adi ortaklığın feshine karar verildiğinde ortaklığın mal varlığının ne şekilde tasfiye edileceği karar yerinde gösterilmelidir. Tasfiyenin B.K.' nun 538. ve devamı maddeleri gereğince yapılması için mahkemece öncelikle tarafların tasfiye hususunda anlaşıp anlaşamadıkları tesbit edilmeli, tasfiyede anlaştıkları takdirde ona göre karar verilmelidir....

Davacı ortak.... tarafından, dava dilekçesinde; 03.10.2008 tarihinden itibaren son 2 yıl için ortaklıktan payına düşen kar payı talep edilmiş, davalılar vekili ise cevap dilekçesinde; davacının, davalılar ile birlikte ortak oldukları ekmek fabrikasının davalılarca işletildiğini ve kendisine kazançtan bir pay verilmediğini iddia ettiğini; bu iddianın muhteviyat gereği adi ortaklığın feshi sonucunu doğurduğunu; davacının hissesi karşılığı alacak talep etmesi, tarafların birbirlerine olan güvenlerini yitirdikleri ve ortaklığın devamına olanak kalmadığı anlamını taşıdığını ve ortaklığın fesih ve tasfiyesini gerektirdiğini; tarafların taleplerinin de tasfiye aşamasında değerlendirilmesi zorunluluğunu doğurduğunu; ... kaldı ki; davacı yan açısından adi ortaklığın 2007 yılında fiilen tasfiye edildiğini savunmuştur....

Gıda adi ortaklığına ortak olduğunun tespitine, taraflar arasındaki adi ortaklığın feshine ve tasfiyesine, davacının tasfiye alacağı olarak 11.531,13 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Uyuşmazlık, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine ilişkindir. 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2- Türk Borçlar Kanunu'nun 620.maddesi “Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. Bir ortaklık, kanunla düzenlenmiş ortaklıkların ayırt edici niteliklerini taşımıyorsa, bu bölüm hükümlerine tabi adi ortaklık sayılır.” şeklinde düzenlenmiş olup bu madde uyarınca sermaye koyma yükümlülüğü emredici bir niteliğe sahiptir....

Davalı birleşen dosya davacı; cevap dilekçesi vermemiş, bilahare, bilirkişi raporu ve davaya beyan dilekçesinde; kendilerinin de adi ortaklığın tasfiyesi için dava açtıklarını, birleştirme talep edeceklerini, adi ortaklığın dağılma sebebinin; davacının hesap vermemesi, tüm birikimleri kendi adına yapması olduğunu ile sürmüştür. Mahkemece; ihtarname tebliğinden sonra tarafların tekrar bir araya gelmedikleri, ortaklığı devam ettirmedikleri, dosyadaki delillere göre de bir araya gelemeyecekleri gerekçe gösterilerek, "Adi ortaklığın feshine" karar verilmiştir....

UYAP Entegrasyonu