WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

Mahkemece, adi ortaklığa ait defter ve belgelerin mevcut olmaması, dolayısıyla ortaklığın aktif ve pasifinin de belli olmaması nedeniyle tasfiyenin mümkün olmadığı belirtilmiş, bilirkişi raporuna, davalının yemin beyanına ve tüm dosya kapsamına göre davacının sermaye payını ödediğini, harcamalara katıldığını ve adi ortaklığın kar ettiğini ispat edememesi nedenleriyle kar payı da isteyemeyeceği kabul edilerek, ortaklığın tasfiyesi, sermaye payı, hizmet bedeli ve kar payı istemlerinin reddine, her iki tarafın talebi üzerine taraflar arasındaki ortaklık sözleşmesinin feshine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir....

İNCELEME ve GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibari ile; TBK 639 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklığın haklı sebeple fesih ve tasfiyesi ile tasfiye payının ödenmesi adi ortaklığın konusunu teşkil eden inşaat sözleşmesi uyarınca elde edilen bağımsız bölümlerin adi ortaklık kapsamında el birliği mülkiyetinin korunarak tasfiye payı oranında taşınmazların taraflara devri, adi ortaklığa verilen---- tasfiyede dikkate alınarak davacıya ödenmesi, kar paylarının hesaplanıp ödenmesi istemlerine ilişkindir....

Davacı, ortaklığın kurulduğu tarihten itibaren kar payının ödetilmesi ile ortaklığın fesih ve tasfiyesi istemiyle eldeki davayı açmış olup, ortaklığın feshi ile ortaklığın tasfiyesi ayrı ayrı hukuki işlemlerdir. BK.nun 538. maddesinde belirtildiği gibi tasfiye bütün hesapların görülüp ortaklığın aktif ve pasif bütün mal varlığının belirlenip ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Ortaklık sözleşmesinde hüküm bulunduğu takdirde tasfiyenin öncelikle bu sözleşmedeki hükümlere göre yapılması asıldır. Böyle bir hükmün bulunmaması halinde ise tasfiyenin bu defa BK.nun 539. maddesindeki sıra takip edilerek yapılması gereklidir....

Birlik Otobüscüler Kooperatifindeki 1 adet hisseyi 65.000 TL bedelle ortak olarak aldıklarını, yapılan anlaşmaya göre ortaklık paylarının eşit olduğunu, satış bedelinin 55.000 TL'lik bölümünü nakit olarak ödediklerini, bakiye kalan satış bedelinin ise kardeşi ... tarafından bankadan kredi çekilerek ödeneceğinin ve bankaya olan bu borç bitinceye kadar kendisine kar payı ödenmeyeceğinin kararlaştırıldığını, ancak kardeşi...'un bankaya olan borç bitmesine rağmen kar payını hiç ödemediğini, 2013 yılında kardeşi ...un ölümü ile de ortaklığın sona erdiğini ileri sürerek; ortaklığın tasfiyesi ile şimdilik 10.000 TL tasfiye payı alacağının yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 10/02/2015 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 75.000 TL'ye artırmış; 15/01/2016 tarihinde ölmesi üzerine mirasçıları davayı takip etmiştir....

karını ve ortaklık adına alınan taşınmaz bedelini vermediğini belirterek; fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla sözleşmeyle verilen altınların aynen olmadığı takdirde bedelleri ile kar payı ve ortaklık malı taşınmaz değerine mahsuben 25.000,00 TL’nin yasal faiziyle tahsiline, birleşen davada adi ortaklığın fesih ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....

Hal böyle olunca Mahkemece; adi ortaklığın feshi ile ortaklığın tasfiyesinin ayrı ayrı hukuki işlemler olduğu, tarafların sona eren ortaklığın tasfiyesi hususunda anlaşamadıkları gözetilerek, ortaklığın sona ermesinin yasal sonucu olan tasfiyenin de yukarıda açıklanan sıra ve yöntem izlenerek bizzat yaptırılması ve ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, değinilen bu yönler dikkate alınmadan, sadece ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile tasfiye memuru tayinine karar verilmesi, ayrıca tasfiye biçiminin açıklanmaması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. VI....

Tasfiye ile artık ortaklık malvarlığı para haline dönüştürülecek, borçlar ödenecek, sermaye değerleri ortaklara iade edilecek ve geri kalan meblağ ortaklar arasında kar ve zararın paylaşılması esasına göre dağıtılacaktır. Adi ortaklığın tasfiyesi ya tarafların anlaşması suretiyle ya da bizzat mahkemece yapılır. Taraflar tasfiye konusunda anlaşmadığı takdirde ortaklığın tasfiyesinin mahkemece TBK’nın 642 vd. madde hükümlerine uygun olarak yapılması gerekir. Öte yandan; adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından, ortaklardan biri tarafından ortaklığa karşı açılacak davaların ortakların tamamına karşı açılması, tüm ortakların davaya dahil edilmesi gerekmektedir....

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulü ile, taraflar arasındaki adi ortaklığın feshine, adi ortaklığın tasfiye bilirkişisi serbest mali müşavir Kamber Güneş'in 17/02/2016 tarihli raporu doğrultusunda tasfiyesine, 19.193,76 TL tasfiye alacağının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı tarafın temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-) Davalının temyiz itirazlarının değerlendirilmesine gelince; Dava, taraflar arasında kurulan adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile bu ortaklıktan kaynaklanan alacak (sermaye payı istemine) istemine ilişkindir....

Mahkemece, işletmeye ait ticari defter, işletme defteri, faturalar ve diğer resmi belgelerde davalının isminin bulunmadığı, “... Matbaacılık” firmasının davalının babası dava dışı ... ... adına kayıtlı olup, SSK kayıtları, ticari defterler ve faturaların da bu kişi adına kayıtlı olduğu, davacı ve davalının, ... ...’in yanında çalıştığının, SSK işyeri dönem bordrosu ile belgelendiği gerekçeleriyle adi ortaklığın fiilen kurulup faaliyete geçmediği kabul edilerek, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalı ile matbaacılık üzerine adi ortaklık kurduklarını belirterek, adi ortaklığın fesih ve tasfiyesi ile kar payının ödetilmesini istemiş, davalı ise taraflar arasında adi ortaklık sözleşmesi düzenlenmişse de, ortaklığın fiili olarak faaliyete geçmediğini, bu nedenle davacının kendisinden herhangi bir talepte bulunamayacağını savunmuştur....

DAVANIN KONUSU : Adi Ortaklığın Feshi, Tasfiyesi ve Kar Payı Tazminatı TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle: Müvekkili davacı ile davalı arasında .... Atakum adresindeki .... Salonu isimli işletmenin işletilmesiyle ilgili 06.08.2020 tarihli sözleşme tahtında bir adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu ve her bir ortağın %50 paya sahip olduğunu, buna rağmen davalının bilgi ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve kazançları gizlemek maksadıyla hileli işlemler yaptığını, 01.07.2024 tarihinden bu yana davacıya kâr payı ödenmediğini beyanla, ortaklığın tasfiyesini ve belirtilen tarihten sonraki kârın hesaplanarak ticari faiziyle birlikte şimdilik 1.000-TL'nin davacıya ödenmesini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır....

UYAP Entegrasyonu