WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

K A R A R Davacı, 1996 yılında davalı oğluna kendisine ait arıları birlikte işletmek ve karını paylaşmak kaydı ile verdiğini, ancak davalının kardan payını vermediği gibi arılarıda anlaşmaları doğrultusunda iade etmediğini ileri sürerek, aralarındaki adi ortaklığın feshi ile 60 adet arının aynen iadesine, olmaz ise bedellerinden 2000,00 YTL nın ve 1996 tarihinden itibaren kazançtan payına düşen 3100,00 YTL nın faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı zamanaşımı def'inde bulunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir. Mahkemece davacının arıları ortak işletmek üzere 1991 ve 1992 yıllarında davalıya verdiği, dava tarihi itibarıyla 14 yıla yakın bir zaman geçtiği, alacağın zamanaşımına uğradığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, adi ortaklığın feshi ve alacak davasıdır....

Hatta belirli süreli ortaklıklarda da sözleşmede belirtilen ortaklık süresinin bitmesinden önce haklı sebeple sözleşmenin feshi davası açmak olanaklıdır ( ..., Ankara: Yetkin Yayıncılık, 2008, s. 482 ). Ortak tarafından ileri sürülen sebebin, ortaklığın sona erdirilmesine olanak sağlayacak derecede haklı olup olmadığının belirlenmesi mahkemenin takdirindedir. Adi ortaklığın sona ermesi ile birlikte ortaklık tasfiye aşamasına girer. Ortaklar arasındaki hukuki bağ, tasfiye tamamlanmadan ortadan kalkmış kabul edilemez. Tasfiye, ortaklar arasındaki ortaklık ilişkisinin tamamen sona erdirilmesine yönelik kanuni bir usuldür. Tasfiye ile artık ortaklık malvarlığı para haline dönüştürülecek, borçlar ödenecek, sermaye değerleri ortaklara iade edilecek ve geri kalan meblağ ortaklar arasında kar ve zararın paylaşılması esasına göre dağıtılacaktır. Adi ortaklığın tasfiyesi ya tarafların anlaşması suretiyle ya da bizzat mahkemece yapılır....

İnşaat tarafından kendi hisseleri oranında yaptıkları ödemeler olduğunun iddia edildiği, davalının, davacı tarafından yapılan işlerden haberdar olduğu, adi ortaklığın tasfiye edilmediği ve davalının ortaklığının devam etmekte olduğu, davacıya yaptırılan işlerin; adi ortaklığın inşa ettiği konutlar dolayısı ile ortaya çıkan kusur ve eksiklerden 5 yıl sorumlu olması kapsamında yaptırılan işler olduğu, davacının talebine göre; düzenlenen 2 (iki) adet faturadan dolayı davalının adi ortaklıktaki pay oranı % 40 oranına göre (164.138,00 x % 40)= 65.655,20 TL davalı tarafın borçlu olduğunun göründüğü, Davalıya ait defterlerde dava ve takip dayanağı faturaların kaydının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu olgular karşısında adi ortaklığın para borcunun tahsili için bir adi ortak hakkında takip ve dava açılmasının mümkün olup olmadığı sorunu gündeme gelmektedir....

Hukuk Dairesi tarafından istinaf başvurusunun, taraflar arasındaki sözleşmenin başlığı "müşavirlik sözleşmesi" olsada içeriği itibariyle adi ortaklık sözleşmesi olduğu, adi ortaklık nedeniyle TBK'nın 642. maddesindeki tasfiye hükümleri uygulanarak ilişkinin tasfiye edilmesi ile tasfiye sonucunda her iki tarafın, sözleşmeye göre yapması gereken edimlerin nelerden ibaret olduğu ve tasfiye payının ne olduğu tespit edilmeden tarafların birbirlerinden alacak isteminde bulunamayacakları, somut olayda adi ortaklık tasfiye edilmediğine göre ortaya çıkmış ve talebi mümkün olan bir alacaktan bahsedilemeyeceği, bu doğrultuda davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle, esastan reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, itirazın kaldırılması ve iflas istemine ilişkindir....

Tüm dosya kapsamından taraflar arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde (818 sayılı BK.nun 520 ve devamı maddelerinde) düzenlenen adi ortaklık ilişkisinin bulunduğu anlaşılmaktadır ki, bu husus mahkemenin de taktirindedir. Davacı, davalı ile aralarında, 15.04.2014 tarihinde adi ortaklık ilişkisi kurulduğunu ancak davalının ortaklıktan kaynaklanan hesap verme borcunu ihlal ettiğini ve ortaklar arasındaki güven ilişkisini zedelediğini ileri sürerek adi ortaklığın fesih ve tasfiye ile koyduğu sermaye payının iadesini talep emiş olmakla, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; adi ortaklığın tasfiyesi hükümleri (TBK'nun 620 ve devamı maddeleri) gereğince ve 642.maddelerindeki tasfiye hükümlerinin somut olaya uygulanması suretiyle çözümlenmesi gerekmektedir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki yada daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. (TBK. 620/1 md.)...

KARAR Davacı, 27.6.2002 tarihinde düzenlenen adi ortaklık sözleşmesi ile dava konusu lokantanın %25 ine ortak olduğunu,kalan hissenin ve yönetici ortağın davalı olduğunu,kendisine kar payı ödenmediği gibi yaptırdığı tesbit sonucu kötü idare edilerek zarar ettiğinin tesbit edildiğinin anlaşıldığını bildirerek, öncelikle yönetici ortak olarak kendisinin atanmasını,üç yıllık kar payına mahsuben şimdilik 10.000 YTL nin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, taraflar arasında imzalanan 4.4.2004 tarihli fesih sözleşmesi ile adi ortaklığın feshine karar verildiğini, ayrıca fesih şeklinin de gösterildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece adi ortaklığın feshi ile fesih ve tasfiyesi için tasfiye memurunun atanmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların noterde 27.6.2002 tarihli sözleşme ile ......

TEKSTİL ADİ ORTAKLIĞININ feshi ve tasfiye sürecinin yürütülmesine ilişkin tasfiye memuru atanması ve kuruluş gayesi ortadan kalkan ve davalının haksız tavır ve eylemleri nedeni ile fiilen yürütülmesi artık imkansız olan adi ortaklığın fesih şartlarının gerçekleştiğinin tespitine ve feshine karar verilmesini, Adi ortaklığın tasfiye işlemlerini yürütmek üzere şirketlere ve davanın taraflarına yıllardır mali müşavirlik hizmeti sunan SMMM ... ile Hukuk Müşavirlik Hizmeti Sunan Av....in tasfiye memuru olarak atanmasına, bu kişilerin sayın mahkemece uygun görülmemesi halinde mahkemenin adi ortaklığın tasfiyesi için re’sen tasfiye memuru atamasını, şirketin tasfiye işlemlerinin mahkemece yerine getirilmesini, tasfiye neticesinde ortaklara olan borçlar dahil Adi ortaklığın tüm borçlarının ödenerek artan bir varlık olması durumunda şirket ortaklarına ½ oranında dağıtılmasını, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasını talep ve dava talep etmiştir....

Mahkemece, taraflar arasındaki adi ortaklık sözleşmesi uyarınca işletilen "..." isimli iş yerinin adi ortaklığın devam ettiği süre içerisinde kâr etmediği, aksine 16.785,90 TL zararının oluştuğu, adi ortaklığın kar-zarar ortaklığı şeklinde kurulması nedeni ile ortaklardan davacının diğer ortak davalıdan talep edebileceği herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, sonuca ulaşmak yargılamayı ve hukuki yorumu gerektirdiğinden davalı yan lehine icra tazminatı takdirine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir. Tüm dosya kapsamından taraflar arasında 11.09.2012 tarihinde "..." isimli iş yerinin işletilmesi için adi ortaklık ilişkisi kurulduğu anlaşılmaktadır ki, bu husus mahkemenin de taktirindedir....

Böyle olunca, 10.000,00 TL nin tahsiline ilişkin talep, adi ortaklığın tasfiye talebini de içermektedir. Taraflar arasında BK’nun 520 ve devamı maddelerde yer alan şekilde bir adi ortaklık kurulduğu hususunda duraksama bulunmamaktadır. Hal böyle olunca aradaki ihtilafında BK 520 vd. maddeleri uyarınca çözülmesi gerekir. Yine tarafların iddia ve savunmalarından ve dosya kapsamından eldeki dava ile adi ortaklığın fesih ve tasfiyesinin de istenildiğinin kabulü zorunludur. Hal böyle olunca adi ortaklığın fesih ve tasfiyesinin de BK. 538. maddesi uyarınca yapılması gerekir. Anılan yasa hükmünde belirtildiği üzere; tasfiye, bütün hesapların görülüp ortaklığın aktif ve pasif bütün mal varlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan dolayı tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi, malların paylaşılması, yada satış yoluyla elden çıkarılmasıdır....

Böyle olunca, 10.000,00 TL nin tahsiline ilişkin talep, adi ortaklığın tasfiye talebini de içermektedir. Taraflar arasında BK’nun 520 ve devamı maddelerde yer alan şekilde bir adi ortaklık kurulduğu hususunda duraksama bulunmamaktadır. Hal böyle olunca aradaki ihtilafında BK 520 vd. maddeleri uyarınca çözülmesi gerekir. Yine tarafların iddia ve savunmalarından ve dosya kapsamından eldeki dava ile adi ortaklığın fesih ve tasfiyesinin de istenildiğinin kabulü zorunludur. Hal böyle olunca adi ortaklığın fesih ve tasfiyesinin de BK. 538. maddesi uyarınca yapılması gerekir. Anılan yasa hükmünde belirtildiği üzere; tasfiye, bütün hesapların görülüp ortaklığın aktif ve pasif bütün mal varlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan dolayı tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi, malların paylaşılması, yada satış yoluyla elden çıkarılmasıdır....

UYAP Entegrasyonu