WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

Bölge Adliye Mahkemesince,davacı şirketlerin kurduğu iş ortaklığının halen devam ettiği, devam eden ve tasfiye edilmeyen adi şirketin mal varlığı üzerinde el birliği mülkiyeti söz konusu olup ortakların hisselerinin birbirinden ayrılmadığından ortaklardan birinin şahsi borcu nedeniyle doğrudan ortaklık mallarına haciz konulması veya takas mahsup yetkisine dayanılarak el konulması da hukuken mümkün olmadığı,davalı bankanın adi ortaklık hesabına takas mahsup yapma bloke koyma yetkisinin kendilerine verildiğine ilişkin ortak girişim temsilcilerinden alınmış herhangi bir taahhüt veya bilgi belgenin dosyaya sunulmadığı, davalı bankanın ortak girişimden takas mahsup yetkisi almadan adi şirket ortaklarından ... A.Ş.'...

ticari kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde de davacıya düşecek kâr payı hesaplanmış olmakla, yargılamadan sonra da tarafların adi ortaklığı sonlandırması nedeniyle üzerlerine düşen vergi ve SGK borçlarını %50 oranında ödedikleri ve yapılandırdıkları anlaşılmakla tarafların ortaklığı rızaları ile sonlandırdıkları, tasfiye konusunda uzlaşı sağladıkları ve davalının davacıya ödemesi gerekli olan kâr payı ödemeyi taahhüt ettiği anlaşılmakla bu aşama da yeniden bozma ilamı doğrultusunda başa dönerek tasfiye işlemlerine girmek tarafların iradelerine de aykırı olup yargılamayı sürüncemede bırakacağı…” gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir....

Tasfiye, ortaklığın bütün malvarlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sonlandırılması, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Diğer bir anlatımla tasfiye memuru tarafından yapılacak bir arıtma işlemi olup; hesap ve işlemlerin incelenip, bir bilanço düzenlenerek, ortaklığın aktif ve pasifi arasındaki farkı ortaya koymaktır. Bu durumda, mahkemece; 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınmalı, davacı tarafa, ortaklığın devam edip etmediği, ortaklığın tasfiyesi hususlarında, talebi açıklattırılmalı ve akabinde Türk Borçlar Kanununun 642.madde ve devamı hükümlerine göre tasfiye işlemi gerçekleştirilmelidir....

in davacı şirketi temsil yetkisinin de bu nedenle olmadığını, özetle ; anılan Protokolün davacı şirket tarafından imza edildiğini söylemenin hukuken mümkün olmadığını, 15.10.2020 tarihli Protokol hakkında yukarıdaki itirazları saklı kalmak kaydıyla; Protokol metni ile Adi Ortaklık Sözleşmesi bir bütün olarak değerlendirilir ise, huzurdaki davanın haksız ve hukuka aykırı olduğu bir kez daha anlaşılacağını, her ne kadar tüm ortaklar tarafından imza edilmediği için Adi Ortaklığı ve Ortaklarını bağlayıcı bir metin olmasa da ve aleyhe hususları kabul anlamına gelmemekle 15.10.2020 tarihli Protokol metni incelendiğinde; Adi Ortaklığın yaptığı birtakım işlerle ilgili hükümlerin yer aldığı, bu hükümlerde Adi Ortaklığa dair birkaç adımda olması / yapılması murat edilen hususların bulunduğu, birkaç vakıanın gerçekleşmesi / işlemin tamamlanması hâlinde ve şartıyla Adi Ortaklığın kapatılmasından bahsedildiğinin anlaşıldığını, Adi Ortaklık henüz tasfiye edilmediğinden ve Adi Ortaklık tasfiye edilmeden...

Tasfiye heyetinin son raporunda ise ---dışında,------ kuzeyinde kurulması planlanan ortaklığın hiç faal hale gelmemiş olduğu, ortaklığın mal varlığının olmadığı, tüm bu hususlar değerlendirildiğinde, tarafların faal hale gelmemiş ortaklığı kendilerinin sonlandırdığından davacının fesih protokolünde yazan alacağını geri alması gerektiğinden, TBK’nın 643. maddesi hükmünde düzenlenen ve -------- da sıklıkla işaret ettiği adi ortaklığın tasfiyesi aşamalarının uygulanması hem gerekli hem de mümkün olmadığı, bu bakımdan davacının alacaklı, davalının da borçlu olduğu işlemde sonuç bilançosunun da hazırlanmasının gerekli ve anlamlı olmayacağı, adi ortaklığa ait gelir, gider ve kâr hesaplanmayacağı, protokol gereği değerlendirme yapılması gerektiği kanaati bildirilmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Dava adi ortaklık sebebiyle, davacı ortağın davalı ortağa yaptığı ödemelerin, adi ortaklığın sona ermesi sebebiyle iadesi istemine ilişkindir....

Buna göre somut olayda, taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin kurulduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ortaklık, taraflar arasında yapılan bir anlaşma veya mahkeme kararı olmadıkça tasfiye edilmiş sayılamaz. Tarafların ortaklıktaki hak ve borçları hususunda taraflar arasında bir anlaşma olmadıkça veya bu husus mahkeme kararıyla belirlenip tasfiyeye karar verilmedikçe, adi ortaklığın devam ettiği kabul edilmelidir. Bu bağlamda taraflar arasındaki ortaklık, fesih ve tasfiye edilmediğinden zamanaşımı süresi henüz başlamamıştır. Hal böyle olunca mahkemece; taraf delilleri toplanmak suretiyle TBK' nın 620 ve devamı maddeleri gereğince inceleme ve yargılama yapılarak hasıl olacak sonuca göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir...)...

Ortak girişimler birden fazla gerçek veya tüzel kişi tarafından iş ortaklığı veya konsorsiyum olarak iki türlü oluşturulabilir. İş ortaklığı üyeleri hak ve sorumluluklarıyla işin tümünü birlikte yapmak üzere, konsorsiyum üyeleri ise hak ve sorumluluklarını ayırarak işin kendi uzmanlık alanlarıyla ilgili kısımlarını yapmak üzere ortaklık yaparlar. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı Borçlar Kanununun 520. maddesinde tanımlandığı üzere, adi ortaklık iki veya daha fazla kişinin ortak bir amacı gerçekleştirmek için güçlerini ve araçlarını birleştirmeye sözleşme uyarınca söz verdikleri bir şahıs birliğidir. Adi ortaklık gerçek kişiler arasında kurulabileceği gibi, bir veya daha çok kişi ile ticaret şirketi arasında da kurulabilir. İşte özellikle büyük inşaat işlerinde eserin ortaya çıkarılmasını üstlenmek üzere birden fazla yüklenicinin kurdukları adi ortaklığa konsorsiyum ortaklığı denilmektedir....

Bozma ilamında bu gerekçe yerine sehven "bir ortak tarafından adi ortaklığa ait bir taşınmazdaki payının bedelinin istenmesi, aynı zamanda ortaklığın feshi ve tasfiye istemini de kapsar" denildiği ayrıca ilamın ....sayfasında ....paragrafta maddi hata sonucu "akraba olan" ifadesi yazıldığı, yine maddi hata sonucu sehven "taraflar arasında geçerli bir adi ortaklık ilişkisinin kurulduğunun kabulü ile uyuşmazlığın belirtilen sıra ve yönteme göre çözümlenmesi gerekmektedir." şeklindeki gerekçe yerine; ..., ... ve ....paragraflara yer verildiği anlaşılmaktadır....

K. sayılı kararla; “...taraflar arasında düzenlenen 31/12/2011 tarihli "Ortak Girişimin Feshi'' sözleşmesinin muvazaalı olduğu ve ortaklığın fesih ve tasfiyesinin henüz gerçekleşmediği nazara alınmak suretiyle, uyuşmazlığın; yukarıda açıklanan maddeler halinde belirtilen sıra ve yöntem izlenerek çözüme kavuşturulması suretiyle hasıl olacak sonuç dairesinde hüküm tesis edilmesi gerekirken, bu şekilde bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir...” gerekçesiyle bozulmuştur....

oldukları masraflar ve verdikleri sermaye iade edilmeli ve daha sonra ortaklara paylaştırılması gereken miktar belirlenmeli, tasfiye bu şekilde gerçekleştirilmelidir....

UYAP Entegrasyonu