İcra Mahkemesince takibin genel haciz yoluyla icra takibi olduğu, ödeme emrinin her iki borçluya da 08.04.2013 tarihinde tebliğ edildiği ve takibin türüne göre İcra ve İflas Kanunu’nun (İ.İ.K) 62. maddesinde öngörülen 7 günlük süre içinde 08.04.2013 tarihinde her iki borçlunun itirazda bulunduğu ve icra dairesince 14.01.2014 tarihinde de süresinde usulünce itiraz nedeniyle İcra ve İflas Kanunu’nun (İ.İ.K) 66. maddesine göre takibin durdurulduğu, bu işlemde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, süresinde itiraz üzerine takip durduğundan, yapılan haciz işlemlerinin yok hükmünde olduğu, bu işlemlerin alacaklı lehine hak doğurmayacağı, bu nedenlerle şikâyetçi-alacaklının icra dairesinin 14.01.2014 tarihli işlemine yönelik yerinde görülmeyen şikâyetinin reddine karar verilmiştir. Şikâyetçi-alacaklı vekilinin temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde gösterilen nedenlerle bozulmuştur. Mahkemece önceki gerekçeler tekrar edilerek direnme kararı verilmiştir....
Bankası tarafından haciz talebinde bulunulduğunu, yenileme talebi olmadan yapılan haciz işlemine karşı şikayet yoluna başvurduklarını, bu talebin reddedildiğini, temyiz sınırının altında kaldığı için Yargıtay denetiminden geçmeden kesinleştiğini, ödeme emrinin tebliğ tarihi olan 29.04.1997 tarihinden itibaren geçen üçüncü yılın tamamlanmasıyla birlikte 29.04.2000 tarihinde takip konusu bononun zamanaşımına uğradığını, İİK m. 71 ve bu maddenin yollama yaptığı İİK m. 33/a uyarınca takip tarihinden sonraki dönemde takip konusu bononun zamanaşımına uğraması sebebiyle icra takibinin geri bırakılması talebinde bulunduklarını, İzmir 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/236 Esas sayılı dosyasında kesin olarak icranın geri bırakılması kararı verildiğini, bononun zamanaşımına uğramasının alacaklı ... Bankası’nın tasfiyeye girmesinden önce gerçekleştiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir....
Sayılı dosyasından ihtiyati haciz talep etmiş, sayın ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nden ihtiyati haciz talebi kabul edilmiş ve daha arabuluculuk görüşmelerinin devam ettiği 02.02.2024 tarihinde ihtiyati haciz kararı tedbire muhalefet oluşturur şekilde davalı faktöring firması tarafından uygulanmaya başlanmış, müvekkilin tüm malvarlığına ve banka hesaplarına haciz koyulmuş, müvekkil 25’i aşkın personelinin Ocak ayı 2024 yılı maaşını dahi henüz ödeyememiştir. ihtiyati haciz kararı ve icra takibi öncesi ihtiyati tedbir kararı olması sebebiyle hacizlerin kaldırılmasını ve takibin tedbiren durdurulmasını... " talep ve dava etmiştir. CEVAP: 16/02/2024 tarihli cevap dilekçesi özetle şöyledir; "Davacı Tarafın Menfi Tespit Davası Açmakta Hukuki Yararı Bulunmamaktadır. Tarafımızca davaya konu çek hakkında icra takibi başlatılmış olup davacılar müvekkilimizin haklı alacağını engellemek kastı ile takibin iptali ve Sayın Mahkemeniz huzurunda iş bu davayı ikame etmiştir....
DAVA Borçlu vekili şikayet dilekçesinde; davalı alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla ilamsız takipte, Kayseri İli, Kocasinan İlçesi, ... Mahallesi, 5056 Ada, 6 Parsel, 11. Kat, 22 numaralı bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın haline münasip meskeni olduğunu ileri sürerek taşınmaz üzerindeki haczin kaldırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı alacaklı cevap dilekçesinde; şikayetçi borçlu adına kayıtlı aynı nitelikte başka taşınmazların da bulunduğunu, şikayetçi borçlu tarafından aynı gün aşkın haciz şikayetinde de bulunulduğunu, anılan şikayetin sonucunun beklenmesi gerektiğini ve taşınmazın borçlunun haline münasip meskeni olmadığını savunarak şikayetin reddini talep etmiştir. III....
İcra Müdürlüğü 2011/1674 esas sayılı dosyasından 184.421,71 TL üzerinden açılan takipte zaten en başında o anlık cari hesap ekstresine bakarak kabul ettikleri 62.895,00 TL dışında borçlu olmadıklarının tespitine karar verildiğini, yapılan takip usulsüz işlem, haksız haciz nedeni ile davacı şirketin maddi olarak zarar gördüğünü, şirket yetkilisinin kahrından öldüğünü, icra müdürlüğü işlemleri nedeni ile Adalet Bakanlığı' na dava haklarının saklı tutulduğundan bahisle hukuksuz işlemler nedeniyle müvekkili şirkete ait fabrikanın üretiminin durması nedeniyle uğradığı kazanç kaybı, itibar kaybı ve diğer ticari kayıplarının davalı tarafından tazmini, mütemmim cüz niteliği de arz eden makinaların işletme tesisatının usulsüz olarak haczedilerek muhafaza altına alınması nedeniyle uğranılan zarar, hasar ve değer kayıplarının davalı taraftan tazmini, taşkın haciz yapılarak fuzuli olarak muhafaza altına alınan mallar nedeniyle, muhafaza masrafı da dahil olmak üzere uğranılan zarar ve değer kayıpları...
süre zarfında davacı tarafça icra dosyası aleyhine dava ya da başkaca herhangi bir işlem yapılmadığı, icra dosyasından davacıya ve diğer borçlulara bono sureti ile birlikte ödeme emri tebliğ edildiği, davacı ----almak olduğu maaşı üzerine haciz konulmuş olduğu,--- yılı aşkın süre zarfında hiçbir itiraz yapılmadığı, bu durumun davacının huzurdaki davayla kötü niyetli davrandığını ve haksız kazanç sağlamaya yönelik girişimlerde bulunduğunu gösterdiğini, davalının davacı ve diğerleri hakkında şikayetçi olduğu ----- soruşturma dosyası yanında diğer her türlü maddi-manevi tazminat davası ve şikayet haklarını saklı tuttuklarını, açıklanan nedenlerle; davanın usulden reddini, aksi kanaat halinde esastan reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir....
Davaya dayanak ... 14 İcra Müdürlüğü'nün ... e sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; davacı tarafından 26/04/2013 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi yapıldığı, davacı vekili tarafından 18/12/2013 tarihinde dosya borçlusunun araçlarına haciz konulmasının talep olunduğu, bu tarihten sonra dosyanın yenilenmiş olduğu 15/03/2017 tarihine kadar davacı tarafından herhangi bir icra takip işlemi yapılmadığı, TTK nun 749/1 maddesinde belirlenen 3 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra dava yenilenerek İİK 45. Maddesi uyarınca takip yolu değiştirilerek kambiyo senetlerine mahsus iflas yolu ile takip yapıldığı görülmüştür. İİK nun 171....
Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, dosyamız davalısı tarafından kambiyo senedine dayalı alacağın zamanaşımı süresinin üç yıl olduğu, takibin devamına ilişkin son işlemin 10/07/1998 tarihli haciz talebi ve haciz işlemi olduğu, 10/07/2001 tarihinde davacı açısından bononun zamanaşımına uğradığından bahisle zamanaşımı nedeniyle takibin iptaline ve icranın geri bırakılmasına karar verilmesi talebi ile davanın ikame edildiği, yapılan yargılama sonucunda geçmişe etkili olacağı 5411 Sayılı Kanunda açıkça belirtilen lehe hükümler kapsamında takibe dayanak olan bonoların vade tarihi olan 08/04/1997 tarihi itibariyle ve takip tarihi olan 16/04/1997 tarihi itibariyle 20 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı ve henüz zamanaşımının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. İzmir 8. İcra Hukuk Mahkemesinin .../......
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı alacaklı tarafından şikayetçi borçlu aleyhine çeke dayanılarak kambiyo senetlerine özgü yolla icra takibi yapıldığı, takip 6762 sayılı TTK yürürlükteyken zaman aşıma uğradığından anılan kanunun uygulanması gerektiği, TTK’nın 726. maddesine göre çeklerde zaman aşımı süresinin ibraz süresinin bitiminden itibaren 6 ay olduğu, aynı kanunun 663. maddesine göre zaman aşımının kesilmesi ile müddeti ayrı olan yeni bir zaman aşımı süresinin başladığı, şikayetçi borçlu yönünden takibin kesinleşmesinden sonra davalı alacaklı tarafından 6 ayı aşkın süre dosyanın takipsiz bırakıldığı gerekçesi ile şikayetin kabulü ile takipten sonraki zaman aşımı nedeniyle İİK’nın 33/a maddesi gereğince şikayetçi borçlu bakımından icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/227 Esas sayılı şikayet dosyasında icra müdürlüğünün red kararı kaldırılarak teminat mektubu 14/05/2015 tarihinde paraya çevrilerek davalıya ödenmiştir. Bursa 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/227 Esas ve 2015/257 Karar sayılı şikayet dosyasında temyiz yoluna başvuruda bulunulmuş ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2015/22482 Esas ve 2015/32400 Karar sayılı karar ile " mektup üzerine takip dosyasından konulmuş bir haciz olmadığı gibi alacaklının takibin durması nedeniyle bir zararı var ise bunu ancak genel mahkemede açacağı dava ile isteyebileceği ve öte yandan teminat ne için verilmiş ise ancak o amaç için kullanılabileceği "gerekçeler ile bozulmuş ve 05/12/2018 tarihinde karar kesinleşmiştir. Davacı tarafından eldeki dava ile Bursa 5. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/227 Esas sayılı şikayet dosyasında icra müdürlüğünün red kararı kaldırılarak teminat mektubu 14/05/2015 tarihinde paraya çevrilen bedel talep edilmiştir....


