Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Aşkın haciz şikayeti ile ilgili olarak verilen karara yönelik temyiz talebinin incelenmesinde; 02.03.2005 tarih ve 5311 sayılı Kanunun 26. maddesi ile değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 365/1. maddesinde; “İstinaf yoluna başvurma, yasal süre geçtikten sonra yapılır veya istinaf yoluna başvurulmasına olanak bulunmayan bir karara veya vazgeçme nedeniyle itiraz veya şikâyetin reddine yahut süresi geçmiş bir şikâyete ilişkin olursa, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun ilgili hükümleri gereğince istem icra mahkemesince reddedilir” hükmü yer almaktadır....
Mahkemece % 15 teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmiş olup, takdir edilen teminat miktarı yerindedir. İhtiyati haciz kararının haczedilecek mal varlığının sayılarak sınırlandırılmadığı ancak, alacak miktarı da gösterilerek tüm borçluların alacağa yeterli mal varlığının ihtiyati haczine karar verilerek, ihtiyati haczin sınırlandırıldığı görülmüştür. Mahkemece verilen ihtiyati haczin alacağı karşılayacak ölçüde verildiği ve orantılı olduğu, aşkın haciz uygulanmasının ihtiyati hacze itiraz nedeni olmayıp, şikayet nedeni olduğu ve borçlunun buna ilişkin şikayet haklarını yetkili yargı organları önünde ileri sürme hakkının bulunduğu anlaşılmıştır. Alacağın rehinle temin edilmemesi ve çekten kaynaklanması nedeniyle keşide tarihi itibariyle muaccel olması karşısında İİK'nın 257/1.maddesindeki ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu, muaccel alacaklar yönünden maddenin ikinci fıkrasında yazılı hususların araştırılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmıştır....
reddedildiği, anılan karara karşı borçlu vekilinin şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır....
müdürlüğünce talebin reddedildiği, anılan karara karşı borçlu vekilinin şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır....
Asliye Ticaret Mahkemesinde 2015/483 E. sayılı dosya ile açılan menfi tespit davasında, %15 oranındaki teminat karşılığında icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi üzerine, borçlunun icra müdürlüğüne başvurarak dosya alacağının tamamını icra veznesine yatırdığı ve dosya borcunun yatırılması nedeniyle konulan hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, icra müdürlüğünce talebin reddedildiği, anılan karara karşı borçlu vekilinin şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Kural olarak, borçlu tarafından İİK’nun 72/3. maddesi koşullarında menfi tespit davası açılması halinde alacağın %15’inden aşağı olmamak üzere teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi istenebilir....
DAVA Borçlular vekili şikayet dilekçesinde; haklarında bonoya dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla ilamsız icra takibinde alacaklı tarafından takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde takibin devamını sağlayıcı nitelikte taleplerde bulunulmadığından takibin zaman aşımına uğradığını ileri sürerek icranın geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; takibin kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip olup, takip dayanağı bonolar bakımından zamanaşımı süresinin 3 yıl olduğu, alacaklı tarafından zamanaşımını kesen işlem yapılmadığı, 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesi ile şikayetin kabulü ile zaman aşımı nedeniyle icranın geri bırakılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
Buna göre; borçlunun, şikayet ve temyiz dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde, menfi tespit davası neticesi kesinleşen karar doğrultusunda, öncelikle icra müdürlüğüne müracaat ederek 30.09.2015 tarihli çek yönünden talepte bulunması, talebin icra müdürlüğü tarafından reddedilmesi halinde ise bunu şikayet yolu ile icra mahkemesine getirmesi gerekirken, doğrudan icra mahkemesine başvurması isabetsizdir....
Usulüne uygun tebligatla kesinleşen takip üzerine takip alacaklısının haciz isteme hakkı bulunmaktadır. Takip dosyasında yapılan haciz işlemlerinin usulsüzlüğü veya aşkın haciz nedeniyle şikayet yoluna başvurulması gerektiğinden, bu taleplerin menfi tespit davasına konu olmayacağı açıktır. HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Dava ilamsız icra takibine yönelik olarak İİK'nın 72. maddesine dayalı olarak açılan bir menfi tespit davasıdır. Bu tür davalarda, takibin bir belgeye dayanmadığı durumlarda, ispat yükü kural olarak takip alacaklısındadır....
Dava; kambiyo senedinden kaynaklanan icra takibinden sonra açılan menfi tespit, istirdat ve aşkın zarara ilişkin tazminat davası niteliğindedir. Mahkememizce; tarafların gösterdiği tüm deliller toplanmış, dava konusu temlik sözleşmesi ve ibranamenin birer sureti dosya arasına alınmış, Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ve Antalya C. Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasının birer sureti celp edilmiştir. Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinden; alacaklı ... tarafından, davacı borçlu ... aleyhine, ... tarihli ...-TL bedelli bonoya istinaden toplam ...-TL alacak için kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, dosyaya sunulan ... tarihli ... yevmiye numaralı alacağın devri sözleşmesi ile davalı ...'nin icra dosyasındaki alacağı temlik aldığı, haciz ve satış işlemlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Antalya C....
Takipte borçlu sıfatı bulunmayan üçüncü kişinin, mülkiyeti kendisine ait taşınmaza konan haczin kaldırılmasını icra mahkemesinden şikayet yolu ile isteme hakkı vardır. Zira 4721 sayılı TMK'nun 705/1. maddesi; "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır." hükmünü amirdir. Somut olayda; Şikayete konu taşınmazlara 04.02.2010 tarihinde haciz konulduğu, haciz tarihinde taşınmazların muris adına kayıtlı olduğu, murisin 19.8.2009 tarihinde öldüğü, ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 24.12.2009 tarih ve 2009/1481 Esas, 2009/1455 Karar sayılı kararı ile; vefat eden ... (...) tarafından ... 6....


