şikayetçiye çıkarılan ikinci haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesine, 2. haciz ihbarnamesinin iptali nedeniyle gönderilmesi şartları oluşmadığından 3. haciz ihbarnamesinin de iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır....
İcra Müdürlüğü'nün 2013/4800 Esas sayılı takip dosyasında borçluya 30/12/2014 tarihinde çıkarılan birinci haciz ihbarnamesi ve 05/02/2015 tarihinde çıkarılan ikinci haciz ihbarnamesi ödeme emri tebligatının usulsüz olduğunun tespiti ile süresinde birinci haciz ihbarnamesine yapılan itiraz ile icra takibinin durdurulmasına ve kesinleşmeden-koşullar oluşmadan önce 2013/4800 Esas sayılı icra dosyasında davacı aleyhine konulan hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür....
Haciz ihbarnamesi tebliğ işleminin usulsüzlüğü ancak ilgilisi tarafından İİK'nun 16.maddesi uyarınca yasal sürede icra mahkemesinde şikayet yoluyla ileri sürülmesi halinde değerlendirilebilecek bir husus olup, icra müdürlüğünce kendiliğinden nazara alınıp tebligatın usulsüz olduğu değerlendirilerek alacaklının haciz isteminin reddine karar verilemez. O halde mahkemece icra müdürlüğünün, alacaklının haciz isteminin reddine dair 28.10.2014 tarihli işleminin yukarıda açıklanan gerekçelerle iptaline karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, üçüncü kişiler tarafından icra mahkemesine getirilmiş usulsüz tebligat şikayeti olmadığı halde, tebliğ işlemi denetlenip haciz ihbarnamesi tebligatlarının usulsüz olduğundan bahisle şikayetin reddi şeklinde hüküm tesisi isabetsizdir....
Somut olayda her ne kadar, şikayetçi tarafından İİK'nun 89. maddesine göre gönderilen ikinci haciz ihbarnamesi tebligatının usulsüz olduğu ileri sürülmüşse de , üçüncü haciz ihbarnamesinin 3. kişiye 05/03/2015 tarihinde tebliğ edildiğine ve 3. kişi tarafından üçüncü haciz ihbarnamesi tebliğinin usulsüzlüğü ileri sürülmediğine göre, şikayetçinin en geç üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği 05/03/2015 tarihinde, şikayete konu ikinci haciz ihbarnamesi tebligatından haberdar olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda, 3. kişi, üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiği 05/03/2015 tarihinden itibaren İİK'nun 16/1. maddesinde belirtilen yasal yedi günlük süre içinde icra mahkemesine şikayette bulunmadığından, şikayetin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek şikayetin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....
Şikayetçiye gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesi tebligatının kaybolması nedeniyle tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığının denetiminin ... Genel Müdürlüğü'nün 13.05.2011 tarihli yazısı üzerinden yapıldığı görülmektedir. Tebligat parçasının kaybolması durumunda tebligatın usulüne uygun yapıldığının ispatı tebligatı çıkaran tarafa aittir.... Genel Müdürlüğü yazısına göre muhatabın adreste tanınmadığı, ancak muhtarlıkta kaydı bulunduğundan evrakın mahalle muhtarlığına tebliğ edildiği görülmektedir. Bu şekliyle tebligat usulüne uygun tebliğ edilmemiş olup aksi de alacaklı tarafından ispatlanamamıştır. Şikayetçiye gönderilen ikinci haciz ihbarnamesi tebligatının incelenmesinde; muhatabın adreste bulunmadığı işte olduğu hususunun isim ve imzadan imtina eden komşu beyanı ile tesbit edildiği bu şekliyle tebliğ işleminin kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun yapılmadığı, üçüncü haciz ihbarnamesinin tebliğ işleminin ise tebligatın TK.'...
Somut olayda, şikayetçinin mernis adresinin "..." olduğu tespit edildikten sonra bu adrese gönderilen 89/1 haciz ihbarnamesi tebligatının muhatabın taşındığından bahisle iade edilmesi üzerine aynı adrese TK. m. 21/2 uyarınca 06.11.2013 tarihinde tebliğ edildiği, 89/2 tebligatının 24.01.2014 tarihinde, 89/3 tebligatının 14.05.2014 tarihinde aynı şekilde tebliğ işleminin tamamlandığı, 103 davetiyesinin ise şikayetçinin yeni mernis adresine tebliğ edildiği, şikayetçinin adres değişikliğini 29.04.2014 tarihinde yaptığını, mernis kaydı yeniden araştırılmadan eski kayıtlı adrese TK. m. 21/2'ye göre 89/3 haciz ihbarnamesinin tebliğ edildiğini ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, İİK'nun 89/3. maddesi uyarınca 3. kişiye gönderilen haciz ihbarnamesi tebliğ tarihi olan 14.05.2014 tarihi itibariyle, şikayetçinin mernis adresinde bir değişiklik olup olmadığı Nüfus Müdürlüğü'nden sorularak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
sayılmasını ve hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, İlk Derece Mahkemesince, şikayete konu 89/1 haciz ihbarnamesi tebliğ işleminin usulüne uygun olduğu ancak 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamesi tebligatlarının usulsüz olması nedeniyle şikayetin kısmen kabulüne ve öğrenme tarihine göre 89/2 haciz ihbarnamesine yasal süresi içerisinde itiraz edildiği gerekçesiyle 89/3 haciz ihbarnamesinin iptaline, 89/3 haciz ihbarnamesinin iptali nedeniyle şikayetçinin takibe borçlu olarak eklenmesi ile mallarının haczine yönelik işlemlerin de kaldırılmasına karar verildiği, kararın alacaklı tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, şikayete konu haciz ihbarnamesi tebligatlarının usulüne uygun yapıldığından bahisle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle şikayetin reddine hükmedildiği, kararın şikayetçi 3. kişi tarafından temyiz edildiği görülmüştür....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacıya üçüncü haciz ihbarnamesi tebliğ edilmesi nedeniyle iptal davası açılmasında davacının hukuki yararının bulunduğu, eldeki davanın açıldığı tarihte icra hukuk mahkemesince henüz haciz ihbarnamesinin iptaline yönelik kararın kesinleşmediği, dava konusu haciz ihbarnamesinin icra hukuk mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle yeniden iptal kararı verilmeyeceği için davanın esasına yönelik uyuşmazlığın ortadan kalktığı ve esasa yönelik bir karar vermeye gerek olmadığı, davacıya gönderilen ikinci haciz ihbarnamesinin kanuna aykırı olması nedeniyle icra hukuk mahkemesince iptal edildiği dikkate alındığında davalının talebi üzerine davacıya üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilmesinin kanuna aykırı olduğu, davacıya üçüncü haciz ihbarnamesi gönderilmesini talep eden davalı bu davanın açılmasına kusuruyla neden olduğundan yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu olduğu gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında bir karar verilmesine...
nun 89.maddesine göre gönderilen ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamesi tebligatının usulüne uygun yapılmadığını ileri sürerek, tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 21.05.2013 olarak düzeltilmesi istemiyle şikayet yoluyla icra mahkemesine başvurmuştur. Mahkemece, ikinci haciz ihbarına ilişkin tebligatın usulüne uygun olduğundan bu usulsüz tebligat şikayetinin reddine, diğer taleplerinin ise İİK'nun 89. maddesine göre gönderilen haciz ihbarına süresinde itiraz edilmediği gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Şikayetçi, üçüncü haciz ihbarnamesinin usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürdüğüne göre, mahkemece HMK'nun 26. maddesine aykırı olarak üçüncü haciz ihbarnamesinin tebligatının usulüne uygun olup olmadığı incelenmeden yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
İli ... 1. ... 133/1 Ada /...” adresine çıkarılan 1. haciz ihbarnamesi tebligatının, 19.12.2014 tarihinde, iade edildiği, daha sonra aynı adrese 14.04.2015 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği, 2. haciz ihbarnamesinin 12.05.2015 tarihinde iade edildiği, aynı adrese 22.05.2015 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği, 3. haciz ihbarnamesinin yine aynı adrese 24.06.2015 tarihinde Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği görülmüştür. 03.05.2013 tarihli, 28.01.2011 tarihli ... Sicil Gazetesi kayıtları ve 07.08.2015 tarihli ... Sicil Müdürlüğü yazısına göre ve şikayetçi 3. kişinin beyanına göre, şikayetçi 3. kişi şirket adresinin “... İli ... 1. ... 133/1 Ada /... adresi olduğu görülmüştür. Bu durumda borçlu şirketin, haciz ihbarnamelerinin tebliğ edildiği yapıldığı tarih itibariyle ... sicilinde kayıtlı adresi "... İli ... 1. ... 133/1 Ada /..." olduğundan, şikayetçi 3. kişinin varsa adres değişikliği ......


