İcra takibi kesinleştiği takdirde ödeme emirlerinin konusu olan ve ödenmeyen kamu alacağının cebri icra yolu ile tahsil edileceği açık seçiktir. 06.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 5198 sayılı Yasaya göre 506 sayılı Yasanın 80. maddesine göre takip ve tahsili gereken alacakların bu kanun gereğince bağlanan gelir ve aylıklardan haczedilebileceği hükme bağlanmıştır. Mahkemece, davacının 6183 sayılı Yasanın 58. maddesine göre gönderilen ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük hak düşürücü süreyi geçirdikten sonra iş bu davayı açmış olmasına, takip kesinleştikten sonra da menfi tespit davası açılmasına kanunen cevaz verilmemiş olmasına, işyeri bildirgesinin de zaten işveren vekili olarak düzenlenmiş olmasına göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. (HGK.'nun 24.03.2004 tarih ve 164 E., 170 K., sayılı kararları da bu yöndedir.)...
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; amme borçlusunun üçüncü kişilerde bulunan alacaklarına 6183 sayılı Kanun'un 79.maddesi uyarınca haciz bildirisi tebliğ edilmek suretiyle haciz uygulanabileceği, kendisine haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü kişilerin alacağa yönelik olarak yedi gün içinde itirazda bulunmaması halinde borcun zimmetinde sayılacağı ve hakkında 6183 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı, herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahsın, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açarak alacağın bulunmadığını ispat etme yoluna gidebileceği, haciz bildirisi üzerine yedi gün içinde üçüncü şahsın alacaklı tahsil dairesine itiraz etmesi halinde, alacaklı amme idaresinin bir yıl içinde üçüncü şahsın yaptığı itirazın aksini genel mahkemelerde açacağı davada ispat etme yoluna gidebileceği, İcra ve İflas Kanununun 294. maddesi gereği 6183 sayılı...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Menfi tespit Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, Dairemizin 24.05.2012 gün ve 1844-7795 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmesi üzerine bu defa davacı tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Mahkemenin kararında ve Yargıtay ilamında yazılı sebeplere göre 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 440.maddesinde yazılı hallerden hiçbirine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE ve aynı yasanın 442.maddesi gereğince takdiren 200.00.-TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınmasına, karar düzeltme harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 13.12.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi....
Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açılan menfi tespit davasının halen derdest olduğu, davacının …'a borçlu olup olmadığı, borçlu ise borcun miktarı hususunda davalı idarece bir tespitin de yapılmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, ödeme emrine konu borcun davacının zimmetinde sayılması için öngörülen koşulların gerçekleşmediği gerekçesiyle ödeme emri iptal edilmiştir....
Maddesi uyarınca açılan menfi tespit davalarında görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu, davaların birlikte görülmesinde hukuki zorunluluk olmadığı gibi menfaat de olmadığı zira 2004 Sayılı Kanunun 89. Maddesi gereğince açılacak menfi tespit davasında "Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur." şeklinde amir kanun hükmü bulunduğu dolayısıyla davacı ... yönüyle açılan davanın 6100 sayılı HMK m. 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevli olmadığı anlaşıldığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, davaya bakmakla görevli Mahkemenin T.C. Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir....
İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Öte yandan, kambiyo senedine açılan menfi tespit davasında sahtecilik iddiasında bulunulması halinde uygulanacak hüküm, 2004 sayılı İİK’nın 72. maddesi olup 6100 sayılı HMK’nın 209. maddesinin söz konusu uyuşmazlıkta uygulama yeri bulunmamaktadır (Aynı yönde bkz. Yargıtay 19. HD'nin 10/09/2018 tarihli, 2017/1388 E., 2018/3978 K. sayılı; Yargıtay 12. HD'nin 30/04/2018 tarihli, 2016/31754 E., 2018/3908 K. sayılı kararları). Borçlunun sahtelik nedenine dayalı olarak açtığı menfi tespit davası, 2004 sayılı İİK'nın 72. maddesi kapsamında bir dava olup, anılan maddedeki usule göre mahkemeden alınacak ihtiyati tedbir kararı ile icra takibi durdurulabilir....
Öte yandan, 6183 sayılı Kanunun .... maddesinde "Her türlü menkul mallar cins ve nevileri, vasıfları, alametleri, sayı ve miktarları ve tahmin edilen değerleri haciz zaptında tesbit edilmek suretiyle haczolunur." denilmiştir. Haciz işleminin yapılabilmesi için 6183 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak yürütülen bir takip ve usulüne uygun olarak ödeme emri tebliğ edilmesi gerekir. Bir başka ifade ile davacı hakkında kesinleşmiş bir icra takibi bulunmalıdır. Somut olayda, takibin 6183 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak yürütülmediği açıkıtr. 6183 sayılı Kanunun 8. maddesi yollamısıyla 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 103. maddesinde ilanen tebligatın hangi hallerde yapılabileceği tahdidi olarak sayılmıştır. Davalı Kurum'un davacının açık adresini araştırmadan davaya konu ödeme emrini usulsüz bir şekilde ilanen tebliğ ettiği ve ödeme emrine istinaden davacıya ait araç üzerine haciz işlemi uyguladığı anlaşılmaktadır....
. maddesi ile bir kez daha değişikliğe gidilerek tahsilde 6183 sayılı Kanunun 51 ve 102. maddeleri hariç, diğer maddelerinin uygulanacağı açıklanmış, böylelikle 3917 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki duruma dönülmüştür....
Kanunla değiştirilen 492 Sayılı Harçlar Kanununun 13. maddesine eklenen (J) bendi gereğince davalıdan harç alınmasına yer olmadığına, 13.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Sayılı dosyasının davacı yönünden davanın sonuna kadar durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, haciz İhbarnamelerinin usulsüz tebliğ edilmesi nedeniyle öğrenme tarihi olan 19.12.2022 tarihinin kabulüne ve süresi içinde açılan İİK.89/3 maddesine ilişkin menfi tespit davamızın kabulüne , tebligatların usulüne uygun olduğunun tespit edilmesi halinde ise İİK.72 maddesi uyarınca menfi tespit davalarının kabulü ile davalı şirkete borçlu olmadıklarının tespitine ve icra dosyasına yapılan ödemelerin istirdatına , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Dava, İcra İflas Kanunun 89. Maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemelerin görevi dava şartıdır....


