Bu bildirimi alan üçüncü şahıs icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. ..." düzenlemesine yer verilmiştir. Eldeki dava İİK 89. maddesine göre açılan menfi tespit davasıdır. İcra takibinde 3. Kişi durumda olan davacı şirketin açtığı menfi tespit davasında, davacı ile davalı arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmamaktadır. Uyuşmazlık takip hukukundan kaynaklanmakta olup görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar, ... Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar ve yine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar, ... Esas ... ve ... Esas ve ... Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere İİK 89....
Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. ..." maddesine dayanarak İİK. m. 89/3' e göre 3. kişi olarak süresi içinde menfi tespit davası açtıklarında ve menfi tespit davasında verilecek hüküm kesinleşinceye kadar icra takibinin duracağına ilişkin düzenlenecek derkenarın ... E. sayılı icra dosyasına gönderilmesini, davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir....
Karar düzeltme dilekçesinde değinilen hususların temyiz aşamasında da ileri sürüldüğüne, Dairemiz kararının bu konulara cevap teşkil edecek nitelikte olduğu gibi, usul ve yasaya da uygun olduğu anlaşıldığına, 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden olduğundan, kullanım kadastrosunda Hazine adına tespit edilen çekişmeli taşınmazın, Belediye sınırları içinde bulunması nedeniyle beyanlar hanesine 4127 Sayılı Yasa ile değişik 2924 Sayılı Yasa hükümlerine göre kullanım şerhi verilemez ise de, Hazine tarafından şerhlerin iptali ile ilgili herhagi bir dava da açılmadığından, şerhlerin Hazine yönünden kesinleştiğine, davacılar S.... ... ve ... ... tarafından zemine ve şerhe ilişkin açılan davaların kanıtlanamadığına, Dairenin düzeltilerek onama kararında, çekişmeli taşınmazların kadastro tespit tutanağında var olan kullanım şerhinin kaldırılması yolunda hüküm bulunmadığına ve (tespitteki vasıfları ile) ibaresinin yer aldığına, anılan ibarenin...
Davalı tarafından açılan menfi tespit davası sonunda verilecek karar taraflar arasındaki borç-alacak ilişkisini sona erdirebileceğinden ortaklığın giderilmesi davasının sonucu bu davanın sonucundan etkilenecektir. Bu nedenle, davalı ... tarafından İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/372 Esas sayılı dosyasıyla açılan menfi tespit davasının 6100 sayılı HMK'nın 165/1. maddesi gereğince görülmekte olan ortaklığın giderilmesi davası için bekletici mesele yapılması gerekirken eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 18.03.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi....
Müdürlüğü vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-6183 sayılı Yasanın 79/III. maddesi uyarınca alacaklı kamu idaresi tarafından kendisine haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü kişi, aynı bentte gösterilen nedenlere dayanak haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak itiraz edebilir. Aynı maddenin IV. bendine göre de herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahıs, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açma hakkına sahiptir. Somut uyuşmazlıkta da davacı üçüncü kişiye, alacaklı Vergi Dairesi tarafından gönderilen haciz bildirisi 16/11/2012 tarihinde tebliğ edilmiş, ancak davacı üçüncü kişi Yasada öngörülen yedi günlük sürede haciz bildirisine karşı itirazlarını bildirmemiş, daha sonra eldeki menfi tespit davasını açmıştır....
Dava 6183 Sayılı Yasanın 79.maddesi gereğince açılmış menfi tesbit istemine ilişkindir. 1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı idare vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-1136 Sayılı Avukatlık Kanunun 168.maddesinde değişiklik yapan 5904 Sayılı yasanın 35.maddesi “6183 sayılı Yasanın uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir”.hükmünü içermektedir.Somut olayda anılan yasal değişiklik gereğince davacı yararına maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nisbi vekalet ücreti takdiri doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir....
den tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Yürürlükteki AAÜT gereğince hesap edilen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsili ile kendisini vekil ile temsil ettiren davacıya verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/05/2022 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır...
Hükmün, davalı Kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Kurumca gönderilen 25.04.2013 tarihli haciz bildirisine süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle, dava dışı üçüncü kişiye ait borçların davacı şirketin zimmetinde sayılması nedeniyle açıldığı anlaşılan eldeki menfi tespit davasında, davanın yasal dayanağı olan 6183 sayılı Kanunun 79. maddesindeki, "...Haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorundadır....
Bu bildirimi alan üçüncü şahıs icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur." düzenlemesine yer verilmiştir. Somut olayda; Dava, İİK.’nun 89/III maddesine istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasıdır. İhbarnamenin gönderildiği takip, davalı alacaklı tarafından, diğer davalı borçluya karşı kambiyo senedine istinaden yapılmış bir takiptir. Bu itibarla, ticari iş niteliğindeki takip dosyasından gönderilen ihbarnameye karşı açılan menfi tespit davasının ticaret mahkemesinde görülmesi gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2019/1500 Esas, 2019/4799 Karar) Açıklanan nedenlerle İzmir 6....
Esas sayılı dosyası, 2-Sair deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Gerçekte var olmayan bir borç ya da geçersiz bir hukuki ilişki nedeniyle icra takibine maruz kalması muhtemel olan veya icra takibine maruz kalan bir kimsenin (borçlunun) gerçekte borçlu bulunmadığını ispat için açacağı dava, menfi tespit olarak adlandırılmaktadır. Menfi tespit ve istirdat davalarına ilişkin hususlar 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinde; ''Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez....


