maddesi hükmüne göre "Tutanak, harita ve kararlara karşı askı tarihinden itibaren altı ay içinde kadastro mahkemelerine müracaatla sınırlamaya ve 2'nci maddeye göre orman sınırları dışına çıkarma işlemlerine ... ve Orman Bakanlığı, Orman Genel Müdürlüğü ve hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler itiraz edebilir" Görüldüğü gibi Yasa, ... ve Orman Bakanlığı ile Orman Genel Müdürlüğüne aleyhlerine olan tutanak harita ve kararlara karşı itiraz davası açmakla yükümlü olduğu gibi 3224 Sayılı Orman Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki Yasanın 2/g maddesi Orman Genel Müdürlüğüne "orman kadastrosu ve mülkiyetle ilgili işlemlerini özel mevzuatına göre yürütmek" görevini vermiştir. 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan işlem 6831 Sayılı Orman Yasası ve 3402 Sayılı Kadastro Yasası aynı anda birlikte ve iç içe uygulanarak yapılan karma bir kadastro işlemdir. 3402 Sayılı Yasa ile 6831 Sayılı Yasanın hiçbir maddesini yürürlükten kaldırılmamış, aksine 3402 Sayılı Kadastro Yasasının...
Ne var ki; 1995 yılında yapılan arazi kadastro çalışması ile birlikte ilan edilen 3402 Sayılı Yasanın 4.maddesi gereğince yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bu dava nedeni ile kesinleşmediğinden, dava hem kadastro tespitine itiraz hem de 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğindedir. Davalı Hazine çekişmeli taşınmaz üzerindeki zilyetlik şerhine yönelik olarak hükmü temyiz etmiş ise de Hazinenin şerhin iptaline yönelik olarak açmış olduğu bir dava bulunmadığından bu husustaki temyiz itirazları yerinde görülmediği gibi aşağıda belirtilen sebeplerle temyizin konusu da kalmamıştır....
Ne var ki; 1995 yılında yapılan arazi kadastro çalışması ile birlikte ilan edilen 3402 Sayılı Yasanın 4.maddesi gereğince yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bu dava nedeni ile kesinleşmediğinden, dava hem kadastro tespitine itiraz hem de 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğindedir. Davalı Hazine çekişmeli taşınmaz üzerindeki zilyetlik şerhine yönelik olarak hükmü temyiz etmiş ise de Hazinenin şerhin iptaline yönelik olarak açmış olduğu bir dava bulunmadığından bu husustaki temyiz itirazları yerinde görülmediği gibi aşağıda belirtilen sebeplerle temyizin konusu da kalmamıştır....
Ne var ki, 1995 yılında yapılan arazi kadastro çalışması ile birlikte ilan edilen 3402 sayılı yasanın 4.maddesi gereğince yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bu dava nedeni ile kesinleşmediğinden, dava hem kadastro tesbitine itiraz hem de 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğindedir....
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman olarak sınırlandırılıp, 6831 Sayılı Yasanın 2/B madde uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır....
Bu durumda da 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesinde yer alan hak düşürücü sürenin uygulanması gerekir. 3402 sayılı Kanunda bu hususu düzenleyen açık bir hüküm bulunması nedeniyle aynı kanunun bir maddesinin aynı olaya uygulanması ve diğer bir maddenin gözardı edilip uygulanmaması düşünülemez. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/D maddesinde açıklanan Özel Kanunun uygulanması koşulları somut uyuşmazlıkta mevcut değildir....
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucu davanın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22/2-a maddesine itiraz yönünden reddine, dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca düzenlenen kadastro uygulama tutanağındaki gibi tapu siciline aynen aktarılmasına, davacı ... Yönetiminin dava konusu taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili istemi yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş, hüküm davacı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, dava dilekçesindeki açıklamaya göre uygulama kadastrosuna itiraz ile tapu iptali ve tescil niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra ilk tahdidin aplikasyonu ve sınırlandırması Yargıtay 2....
Bu şekilde açılan davanın kadastro tespitine itiraz niteliğinde kabul edilmesi nedeniyle yasal süresi içerisinde açıldığının kabulü gerekir. Kural olarak, kadastro tespitinin yapılmasıyla kazanmayı sağlayan zilyetlik kesintiye uğrar ve kadastrodan sonraki kazanmayı sağlayan zilyetlik süresine eklenmez. Kadastro tesiptinden itibaren zilyet olan kişinin yeniden taşınmaz üzerinde aralıksız çekişmesiz ve malik sıfatıyla zilyetlik süresinin 20 yılı bulması gerekmektedir. Ne var ki, somut olayda davacı tarafından Kadastro Mahkemesinde tespite itiraz davası açılmıştır. Kadastro Mahkemesinin görevli olmaması nedeniyle dosya genel mahkemeye intikal ettirilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 7/4. maddesi de gözetildiğinde açılan davanın kadastro tespitine itiraz niteliğinde bulunması nedeniyle kadastro tespitinden önce var olan davacının zilyetliğinin kadastro tespitinden sonra başlayan zilyetliğine eklenmek suretiyle uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması gerekir....
Dava konusu taşınmazın bulunduğu Çulluuşağı köyünde orman kadastrosu 1982 yılında kesinleşmiş 1989 yılında 3302 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılmış, 1989 yılında kesinleşmiştir. Arazi kadastrosu ise, 30.08.1994 tarihinde yapılmış, 03.03.1997 - 02.04.1997 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşmiştir. 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 11/1. maddesi gereğince orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanakların ilanından itibaren 6 ay içinde sınırlamaya ve 2. maddeye göre orman sınırı dışına çıkarma işlemlerine ..., Orman Genel Müdürlüğü ve hak sahibi gerçek ve tüzel kişiler itiraz edebilir. Somut olayda orman sınırlamasına ve daha sonra yapılan 2/B uygulamasına itiraz edilmediğinden bu işlemler kesinleşmiştir. 6831 sayılı Kanununun 11/4....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.03.2004 tarih 2003/11000-2004/2655 sayılı bozma kararında özetle: “Çekişmeli ......


