WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

Yönetimi; ... köyünde 185 nolu Orman Kadastro Komisyonunca 2/B madde çalışmaları bitirilmeden ve askı ilânı yapılmadan 2006 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmaları sırasında orman tahdidi içinde olan 153 adet taşınmazın Hazine adına orman rejimi dışına çıkarıldığını ve askı ilânlarının yapıldığını, orman rejimi dışına çıkarma görev ve yetkisinin orman kadastro komisyonlarına ait olduğunu ileri sürerek, askıya çıkarma işlemlerinin iptali istemiyle kadastro müdürlüğünü taraf göstererek dava açmıştır. Mahkemece davaya bakma görevinin idare mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş, orman yönetiminin temyizi üzerine Dairece bozulmuştur. Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 02.07.2008 gün 2008/7327-9745 sayılı bozma kararında özetle “Davanın 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğinde olduğu, 6831 sayılı Yasanın 11. maddesine göre davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu, mahkemece ......

Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 09.06.1969 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı yasa ile değişik 4. Maddesi hükmü uyarınca yapılıp kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır....

Ne var ki; 1995 yılında yapılan arazi kadastro çalışması ile birlikte ilan edilen 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi gereğince yapılan aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bu dava nedeni ile kesinleşmediğinden, dava hem kadastro tespitine itiraz hem de 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğindedir. Mahkemece yapılan yargılamada uzmanlığına başvurulan bilirkişiler çekişmeli taşınmazın ... niteliğini yitirip yitirmediği, 2/B madde koşullarını taşıyıp taşımadığı hususunda inceleme yapmamışlar ve ......

Yerel Mahkemenin taşınmazın tutanağının kesinleşmesi tarihinden itibaren 10 yıldan fazla bir süre geçtiğinden kayıt maliklerinin belirtmenin terkini istemi ile kadastrodan önceki nedenlere dayanarak itiraz ve dava açamayacağı gerekçesi ile verdiği direnme kararı, Hukuk Genel Kurulunca; Kadastro tutanağının kesinleşme tarihinden itibaren on yıldan çok daha uzun biri süre geçmekle tutanağın kesinleşmiş olduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 4/3. maddesinde yer alan munzam 1 yıllık hak düşürücü sürenin de dolmuş bulunduğu, dolayısı ile artık kayıtlarda mevcut olan hazine fazlalığı şerhine itiraz imkanı kalmadığından mevcut şerhin geçerli olduğu açıklandıktan ve mahkemenin bu yöne ilişkin direnme kararının doğru bulunduğu belirtildikten sonra, bu bozmaya ilave olarak 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20/D maddesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin somut olay yönünden araştırılması gerektiği gerekçesi ile hüküm bozulmuştur....

Taşınmazın kadastrosunun 3402 sayılı Kanuna göre yapılması, Kadastro Kanununda, bu kanuna göre yapılan kadastro tespitlerinde 3402 sayılı Kadastro Kanunundaki usûl ve esasların uygulanacağının belirtilmesi, zilyetliğe dayalı olarak kadastrodan önceki nedenlerle açılan davalarda 30 günlük hak düşürücü sürenin uygulanıp, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanmamasının kanuna, Anayasaya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmelerine ve hukukun genel ilkelerine aykırı olması yanında; ilgili kanunun bir maddesinin uygulanıp, diğer bir maddesinin uygulanmaması şeklinde yapılan bir uygulama ile 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesinin yok farz edilmesi mümkün değildir....

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1940 yılında 3116 sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1978 yılında 1744 sayılı Yasaya göre yapılarak kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması ile 2004 yılında 3402 sayılı Yasanın uygulamasına esas olmak üzere 6831 sayılı Yasanın 3302 sayılı Yasa ile değişik 2/B madde uygulaması vardır. İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın 1940 yılında yapılan orman kadastro sınırları içinde kaldığı, bu nedenle; 1953 yılında oluşturulan Ocak 1953 tarih 40 nolu tapu kaydının hukuki değerinin bulunmadığı, kaldı ki; kaydın tüm sınırlarının ... ve ... okuduğu, bu hali ile her yere uyabilecek nitelikte olduğu, bu nedenle; 1978 yılında yapılan 2....

Hukuk Dairesinin 02.07.2008 gün ve 2008/7327 - 9745 sayılı bozma kararında özetle; “Davanın 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğinde olduğu, 6831 sayılı Yasanın 11. maddesine göre davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu, mahkemece ... (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile tespit tutanaklarında isimleri yazılı hak sahipleri davaya dahil edilip husumet yaygınlaştırıldıktan sonra davanın esası hakkında karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulmayarak direnme kararı verilmiş, Orman Yönetiminin temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulunun 03.06.2009 gün ve 2009/20-147 Esas-231 Karar sayılı ilamıyla Daire kararında belirtildiği şekilde bozulmuştur. Mahkemece Hukuk Genel Kurulunun bozma kararına uyulmuş, 140 ada 352, 353 ve 354 sayılı taşınmazlara ilişkin davalar ayrılarak yukarıdaki esasa kaydedilip ......

Hukuk Dairesinin 02.07.2008 gün 2008/7328 - 9740 sayılı bozma kararında özetle “ Davanın 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğinde olduğu, 6831 sayılı Kanunun 11. maddesine göre davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olduğu, mahkemece ... (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ile tespit tutanaklarında isimleri yazılı hak sahipleri davaya dahil edilip husumet yaygınlaştırıldıktan sonra davanın esası hakkında karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulmayarak direnme kararı verilmiş, Orman Yönetiminin temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulunun 03.06.2009 gün 2009/20 - 148 Esas - 232 Karar sayılı ilâmıyla Daire kararında belirtildiği şekilde bozulmuştur. Mahkemece Hukuk Genel Kurulunun bozma kararına uyulmuş, 138 ada 249, 276, 309 ve 310 sayılı taşınmazlara ilişkin davalar ayrılarak yukarıdaki esasa kaydedilip ......

Dava, 2/B madde uygulamasına ve kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 09.06.1969 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 3402 sayılı Yasa uygulamalarına esas olmak üzere yapılıp kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır....

Hukuk Dairesinin 09.09.2014 tarih ve 2014/3949 E. - 7416 K. sayılı kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında: ''Kadastro mahkemesinin görevi, kadastro tutanağının tanzimi tarihinden tutanağın kesinleşmesine kadar geçecek zaman içindeki itiraz ve davalar için sözkonusudur. Başka bir anlatımla; 3402 sayılı Kadastro Kanununun 26. maddesinin dördüncü fıkrasına göre, kadastro mahkemesinin yetkisi, kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Tutanak kesinleştikten sonra kadastro mahkemesinin görevi sona erer. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede evvelce sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve evvelce sınırlandırması yapılmış ormanlarda 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B madde uygulamasına ilişkin tutanaklar 14.01.2013 günü bir ay süre ile ilâna çıkarılmış olup 31.10.2013 günü açılan eldeki dava tarihi itibariyle kesinleşmiş olduğuna göre, görevli mahkeme, genel mahkemedir....

UYAP Entegrasyonu