Kadastro Mahkemesinin 2011/26 Esas ve 2012/26 Karar sayılı dosyasında; uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi kapsamında görülmeyerek talebin mülkiyete yönelik olduğu gerekçesiyle davanın çözümü bakımından görevsizlik kararı verilmiş ise de, dava tarihinden sonra yargılama aşamasında yörede bu işlemden bağımsız olarak 6831 sayılı Kanuna göre orman kadastrosu ve 6831 sayılı Orman Kanunun 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B maddesi uygulaması çalışmaları yapılmış bulunmasına göre dava kadastro mahkemesince ilk verilen görevsizlik kararından bağımsız olarak orman kadastrosuna itiraz davasına dönüşmüştür. Orman kadastrosuna itiraz davaları ise, 6831 sayılı Kanunun 11. maddesi gereği kadastro mahkemelerinde görülür. Ayrıca, mahkemelerce verilen kararlarda hukukî neden farklı olduğu için merci tayini için gerekli kesinleşmiş iki ayrı görevsizlik kararından sözetmek mümkün değildir. Bu nedenle, ......
Bu açıklama sonunda; 1) Dava, sadece 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin ise, askı ilân süresi içinde açılmış olan davada kadastro mahkemesinin görevli olacağı gözönünde bulundurularak işin esasına girilmeli ve yöntemine uygun şekilde inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmeli, 2) Orman Yönetiminin davasının yalnızca mülkiyet iddiasına dayalı olduğunun anlaşılması halinde, mülkiyete ilişkin ihtilafların uygulama kadastrosunun konusunu teşkil etmemesi nedeniyle davanın usûlen reddi ile mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, uygulama tutanağının ise kadastronun olağan usûle göre tamamlanması için kadastro müdürlüğüne iadesine karar verilmeli, 3) Davanın, hem uygulama kadastrosuna itiraza hem de mülkiyet iddiasına ilişkin bulunduğunun anlaşılması halinde; uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin dava hakkında kadastro mahkemesince işin esasına girilerek karar verilmeli; mülkiyete...
Asliye Hukuk Mahkemesince; “Dava sırasında yörede orman kadastrosu ve 2/B çalışması yapıldığı, davanın orman kadastrosuna itiraz davasına dönüştüğü ve kadastro mahkemesinin görevli olduğu” gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur. ... Kadastro Mahkemesince; “Davanın, orman tahdidine itiraza dönüşen bölümü yönünden kadastro mahkemesi görevli olmakla birlikte, tapu iptali ve tescil istemi yönünden asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu” gerekçesiyle, dosya tefrik edilerek tapu iptali ve tescil davası yönünden karşı görevsizlik kararı verilmiştir. 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunda mülkiyete ilişkin hakların tartışma konusu yapılamayacağı ve davacı idare tarafından taşınmazın tapu kaydının iptali ve orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescili talep edildiği için dava, uygulama kadastrosuna itiraz davası olmayıp mülkiyet hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır....
Mahkemece, Orman Yönetiminin talebinin uygulama kadastrosuna itiraz yanında tescil talebini de içerdiğinden tescil talebine ilişkin talebin tefrikine karar verilmiş, yargılama sonucunda 22/2-a çalışmalarına itiraza ilişkin davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna itiraz davasıdır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 17.04.1979’da ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulamaları ile 1987 yılında yapılarak kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde çalışmaları bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu çalışmaları ise 1968 yılında gerçekleştirilmiştir. 1967 yılında yapılan genekl arazi kadastrosu çalışmaları ile 2014 yılında yapılan 22/2-a madde çalışlmaları vardır....
Bu çalışmalar 3402 sayılı Kanun'un 22. maddesinde de belirtildiği üzere 2. kadastronun istisnasını oluşturmakta olup, belirtildiği üzere bir kadastro işlemidir. Uygulama kadastrosuna itiraz davaları da uygulama kadastrosu faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik davalar olup, askı ilan tarihleri arasındaki 30 günlük süre içinde açılması halinde Kadastro Kanunu'nun 26. maddesi gereği Kadastro Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur. Bu nedenle mahkemenin askı ilanından sonra kesinleşen tutanak aleyhine açılan dava Kadastro Mahkemesinin görevli olmadığına ilişkin değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak tutanağın kesinleşmesinden sonra açılacak davalarda görevli mahkemenin 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesi uyarınca genel mahkemeler olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun görevli ilgili düzenlemeleri göz önüne alındığında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir....
Davacı ..., askı ilân süresi içinde 101 ada 584 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu halde 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında davalı adına tespit edildiğini ileri sürüp, anılan tespitin ve tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile adına tescil istemiyle kadastro mahkemesinde dava açmıştır. Mahkemece; mülkiyete ilişkin iddialarda asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Asliye hukuk mahkemesinde yapılan yargılama üzerine 101 ada 584 parselin tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescil ile orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir....
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yenileme kadastrosu yapılmıştır. Dosya kapsamında; ... Sulh Hukuk Mahkemesince, davacının 3402 sayılı Kanunun 41. maddesine dayalı düzeltmenin iptaline ilişkin talebi elinde tutularak, davacının diğer talebi olan 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yenileme kadastrosuna itiraz ve tapu iptal istemine ilişkin görevsizlik kararı verilmiştir. Bu nedenle uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 20/03/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Kadastro Mahkemesinin 2015/11 Esas, 2016/20 Karar sayılı 02.12.2016 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nin 353/(1)-b.2. maddesi gereğince kaldırılmasına, dava konusu taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastro tespitleri yasa ve yönetmeliklere uygun olarak yapıldığından davacının uygulama tespitine itiraz davasının reddine, taşınmazların uygulamam tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline, davacının, dava konusu parsellerin orman tahdit sınırları içinde kalan kısımlarının orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline ilişkin davası mülkiyete ilişkin olduğundan ve Kadastro Mahkemesinde görülmesi mümkün olmadığından ......
Hukuk Dairesi KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz ve tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü hakkındaki davanın husumet yokluğundan reddine, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan kadastro işlemine itiraz davasının reddine, taşınmazın oman niteliği ile tescili talebi açısından mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Kararın davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ......
İdaresi vekilinden, davalarının sadece 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna itiraz mı yoksa mülkiyet iddiasına mı, ya da her iki isteme birlikte mi ilişkin olduğunun açıklattırılması, bu açıklama sonunda; dava, sadece 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin ise, askı ilân süresi içinde açılmış olan davada Kadastro Mahkemesinin görevli olacağı göz önünde bulundurularak işin esasına girilmesi ve yöntemine uygun şekilde inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi, davanın yalnızca mülkiyet iddiasına dayalı olduğunun anlaşılması halinde, mülkiyete ilişkin ihtilafların uygulama kadastrosunun konusunu teşkil etmemesi nedeniyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi, davanın, hem uygulama kadastrosuna itiraza hem de mülkiyet iddiasına ilişkin bulunduğunun anlaşılması halinde ise; uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin dava hakkında Kadastro Mahkemesince işin esasına girilerek...


