Mahkemece, Kadastro Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç dosya kapsamına uygun değildir. Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosuna itiraz niteliğindedir. İlgililer tarafından, uygulama kadastrosu sonucu yapılan işlemlere karşı 30 günlük askı ilan süresi içerisinde Kadastro Mahkemesinde açılacak davada, uygulama kadastrosunun yararına olan kişi ya da kişiler hasım gösterilmek suretiyle tespite itiraz edilebilecektir. Bu tür ihtilaflarda "lehine sınır değişikliği yapılan kişi"den maksat, davacı tarafın taşınmazındaki eksilmenin aksine, taşınmazının yüzölçümü artan ya da lehine ortak sınır değiştirilen taşınmaz malikleridir. Ancak, uygulama kadastrosunun sonucunda lehine sınır değişikliği yapılan bir kişi ya da kişilerin bulunmaması halinde ise, Kadastro Müdürlüğü hasım gösterilmek suretiyle tespite itiraz edilebilecektir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R .... İli, .... Köyü 504 parsel sayılı 6330,00 m² yüzölçümündeki tarla niteliğindeki taşınmaz, tapuda ... adına kayıtlıyken 5304 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değişik 3402 sayılı Kanunun 22. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi kapsamında yapılan çalışma sonucu 145 ada 1 sayılı parsel adı altında aynı niteliği ile 3803,76 m² yüzölçümlü olarak aynı malik adına tespit edilmiş, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yapılan yenileme çalışmalarının kesinleşmesi sonrasında tapuya kaydedilmiştir. Davacı ... Yönetimi, Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu 04.10.2012 tarihli dilekçesi ile; ......
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Amasya İli, Merkez Büyükkızılca Köyü 465 parsel sayılı 1620,00 m² yüzölçümündeki tarla niteliğindeki taşınmaz, 5304 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değişik 3402 sayılı Kanunun 22. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi kapsamında yapılan çalışma sonucu 144 ada 177 parsel adı altında aynı niteliği ile 7397,91 m² yüzölçümlü olarak davalıların murisi Asife Kıcır adına tespit edilmiş, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yapılan yenileme çalışmalarının kesinleşmesi sonrasında tapuya kaydedilmiştir. Davacı ......
Mahkemece, uyuşmazlığın 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/a maddesinde yer alan uygulama kadastrosuna itiraz niteliğinde olduğu; bu nedenle uyuşmazlığın 3402 sayılı Kanun’un 41. maddesi kapsamında değil 22/a kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek Kadastro Mahkemesine görevsizlik kararı verilmiş ise de varılan sonuç yasal düzenlemelere uygun düşmemektedir. Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/1 maddesinde düzenlenen mükerrer kadastro işleminin tespit edilmesi sonucu çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesine verilmiş olan mükerrerlik şerhinin iptali istemine ilişkindir. Davacının kayden malik olduğu ... ada ... parselin bulunduğu Tekke Köyü‘nde tapulama çalışmaları 1951 tarihinde; davalıların kayden malik olduğu ..., ... ve ... parsellerin bulunduğu ... Beldesi (sonradan yapılan mahalle taksimatına göre ... Mahallesi)’nde ise 1952 tarihinde kesinleşmiştir. 3402 sayılı Kanun’un 22/a maddesi uyarınca ... Beldesi (......
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek-4. madde hükmüne göre kullanım kadastrosu yapılmış ve 19.04.2012 - 21.05.2012 tarihleri arasında ilân edilmiştir. Davacı, 3402 sayılı Kanunun Ek. 4. maddesi uyarınca tutanak düzenlenen 256 ada 4 sayılı parselin sınırında bulunan, ancak, tutanak düzenlenmeyen bölümle ilgili olarak, kullanım kadastrosuna itiraz için yapılan askı ilân süresi içinde dava açmıştır. 3402 sayılı Kanunun 25. maddesine göre kadastro mahkemesinin görevi ve yetkisi, kadastro tutanağı düzenlendiği anda başlar. Dava konusu yere kadastro tutanağı düzenlenmediğine göre ve 3402 sayılı Kanunun 5, 10, 25, 26 ve 27. maddeleri uyarınca uyuşmazlığın çözümünde kadastro mahkemesi görevli olmayıp asliye hukuk mahkemesi görevli olduğu halde, yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir....
Bölge Adliye Mahkemesince; davacı tarafın davasını uygulama kadastro sonuçlarının askı ilan süresi içerisinde açtığını, uygulama kadastrosuna itiraz talepleri yönünden; mahkemece yapılan keşif sonucu dosyaya sunulan teknik bilirkişi raporlarından, 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi gereğince yapılan çalışmaların, Kanunu, Yönetmelik ve Genelgelere uygun yapıldığı, parselin yeni miktarındaki farklılığın sebebinin eski paftanın tarsimat edildiği dönemdeki teknolojiden kaynaklandığının rapor edildiği, Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçeleriyle davacı vekilinin 22/a çalışmalarına yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir....
Mahkemece yapılan yargılama sonunda dava konusu 154 ada 55 parsel sayılı taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve zilyetlikle iktisap koşullarının davalı lehine gerçekleştiğinden bahisle davanın reddi ile ... ili, ... ilçesi, ... köyü, 154 ada 55 nolu parselin tespit gibi davalı adına kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraz davasıdır. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1953 yılında 5602 sayılı Kanun kapsamında tapulama çalışmaları yapılmıştır. 2011 yılında ise 6831 sayılı Kanun kapsamında orman kadastrosu ve 2/B uygulama çalışmalarına başlanmış ve çalışmalar 18/07/2013 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir....
Yönetimi kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen bölüm yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanununun 31/3. maddesi gereğince 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 29/05/2018 günü oy birliği ile karar verildi....
taşınmazların sadece Hazine adına çıkarılabileceği gözönünde bulundurularak gerçek kişinin orman kadastrosuna itiraz davasının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır, ancak kadastro mahkemesinde görülen davalar hakkında, vekilin sarf ettiği emek ve mesaiye göre, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 31/son maddesi gereğince vekalet ücreti takdiri gerekirken; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücreti hesaplanmış olması ve gerçek kişilerin açtığı orman kadastrosuna itiraz davasının reddi nedeniyle, red sebebi ortak olan davalılar lehine tek vekalet ücreti takdiri gerekirken, her bir idare için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değil ise de; bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir....
"İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Kadastro Mahkemesi Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Tapuda davalı adına kayıtlı olan ... köyü eski 669 parsel sayılı 9067 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanunun 6. maddesi ile değişik 22. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi hükmüne göre yapılan uygulama kadastrosu işleminde, 27907 ada 2 parsel sayılı taşınmaz olarak 8781,79 m2 yüzölçümü ve yeni haritası ile malik hanesi “tapu kütüğünde olduğu gibi” şeklinde tesbit edilmiş, 3402 sayılı Kanunun 11. maddesine göre 09.06.2010 ilâ 08.07.2010 tarihleri arasında ilân edildiği tutanak arkasına yazılmıştır. ... ... 07.07.2010 tarihinde, taşınmazın yörede 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman...


