WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

(Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve kadastro müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir. 2012/6242 - 2012/9676 Dava, 2/B madde uygulamasına ve kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 09.06.1969 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmü uyarınca yapılıp kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır....

Kaldı ki, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış ve davacı gerçek kişi tarafından dava konusu 152 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine itiraz edilmiş olduğundan, orman kadastrosu da bu parsel yönünden kesinleşmemiştir ve dava aynı zamanda 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğindedir. 02.09.1086 tarih 19209 sayılı resmi gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Yasaya göre orman kadastrosu ve aynı Kanunun 2/B Maddesi Uygulaması Hakkındaki Yönetmeliğin 23/a maddesi gereğince 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesinde yer alan orman içinde bulunan orman içi açıklıkların orman kadastro komisyonlarınca Devlet Ormanı olarak sınırlandırılması gerekmektedir. Mahkemece, bu olgular gözönünde bulundurularak davacı gerçek kişinin davasının reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir....

Ancak, kadastro mahkemesince 3402 sayılı Kadastro Kanununun 31/son maddesi gereğince vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekâlet ücreti hesaplanmış olması doğru değil ise bu yanılgının giderilmesi hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. Bu sebeple hükmün 4. paragrafının hükümden çıkarılarak, bunun yerine “3402 sayılı Kadastro Kanununun 31/son maddesi gereğince takdir edilen 500.-TL maktu vekâlet ücretinin davacılardan alınarak davalılara müştereken verilmesine" paragrafı yazılmak suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nın 438/7. maddesine göre düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 11/04/2016 günü oy birliği ile karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : UYGULAMA KADASTROSU Davacı Hazine, dava konusu taşınmaz bölümlerinin, düzeltilen orman ve 2/B sınırlarına göre 6831 sayılı Yasa'nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılan alanda kaldığı iddiası ve bu bölümlerin sınırda bulunan 2/B parseline eklenmesi istemi ile dava açmış olduğuna göre ihtilaf, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22-a maddesi uygulamasına itiraz niteliğinde olmayıp, mülkiyete ilişkin olmakla, Yargıtay Büyük Genel Kurulu'nun 20.01.2017 tarih 2017/1 sayılı kararı ile kabul edilen Hukuk Dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca temyiz incelemesi Yargıtay 20. Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Bu nedenle dosyanın, anılan Daire Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 08.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Bu durumda da 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesinde yer alan hak düşürücü sürenin uygulanması gerekir. 3402 sayılı Kanunda bu hususu düzenleyen açık bir hüküm bulunması nedeniyle aynı kanunun bir maddesinin aynı olaya uygulanması ve diğer bir maddenin gözardı edilip uygulanmaması düşünülemez . 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/D maddesinde açıklanan Özel Kanunun uygulanması koşulları somut uyuşmazlıkta mevcut değildir....

Köyü 185 ada 1 parselin 2/B madde uygulamasına konu yerlerden olduğu şerh verilmek sureti ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel 2/B alanı içinde bırakılmıştır. Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 30/06/2008 gününde oybirliği ile karar verildi....

Kadastro ve ... Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yapılan yenileme kadastro tespitine itiraz ve yenileme kadastrosu sonucu oluşan mükerrer tapu kaydının iptali istemine ilişkindir. ......

Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 2008 yılında 3402 sayılı Kanuna göre yapılan ... kadastrosu ve 2014 yılında yapılan 2/B çalışması vardır. Kadastro mahkemesinin genel olarak görevi, 3402 sayılı Kanunun 25. maddesinde; zaman bakımından görev ve yetkisi, aynı Kanunun 27. maddesinde düzenlenmiş, kadastro mahkemesinde bakılacak dava türleri ise aynı Kanunun 26. maddesinde sayılmıştır. 6831 sayılı ... Kanununun 11. maddesi uyarınca askı süresi içinde açılan ... kadastrosuna ve 2/B madde uygulamasına itiraz davaları da kadastro mahkemesinde görülüp sonuçlandırılır. Somut olayda taşınmazı da kapsayan ... kadastrosu 24/03/2008 tarihinde kesinleşmiş ve taşınmaz ... vasfıyla Hazine adına tescil edilmiştir. Bölgede yapılan 2/B uygulama çalışmaları 15/12/2014 tarihinde ilan edilmiş, davalı taşınmazın vasfında bir değişiklik olmamıştır....

Senet kapsamında olduğunu ileri sürdükleri 4 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar 06.09.1967 tarihinde kesinleşen tapulama çalışmaları ile tespit ve tescil edilen taşınmazların imar uygulamasına alınması sonucu oluşmuşlardır. Davacılar, kadastro öncesi nedene dayanmaktadırlar. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3 maddesine göre de tutanaklarda belirtilen haklara sınırlandırma ve tespitlere tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra  kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz ve dava açılamaz. Kadastro parsellerinin sonradan imar uygulamasına alınması ve yeni parsellere dönüşmesi bu parsellere karşı ileri sürülebilecek itirazlar için yeni bir hukuki durum oluşturmaz. Diğer bir anlatımla, itirazın kadastro parselleri için yapıldığı olgusunu değiştirmeyecektir....

Sulh Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava, 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi gereğince yapılan tespite itiraz istemine ilişkindir. İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesince, uyuşmazlığı 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi gereği hataların düzeltilmesi istemine ilişkin olduğu ve davanın çözümünde sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İzmir 8....

UYAP Entegrasyonu